Paylaşımı seven dostluk

Sevgili dostum,

Seninle uzun zamandan bu yana dertleşemedik, mektuplaşamadık. Çıkan ilk fırsatta sana yazmak bana büyük mutluluk veriyor. Ben de sana ve sevdiklerime mektup yazarak stres atıyor, bilgimi paylaşmanın sevinci ile hayata daha çok bağlanıyorum. Senin ve sevdiklerimin varlığı bana güç katıyor. İnsan sevdikleri ile mektuplarda bile beraber olsa, sevdiği işi yapsa işte böyle mutlu olur ancak.

Sevgili dostum,

Paylaşmak biliyorsun insanın sahip olduğu maddi ve manevi değerleri pay etmek anlamına geliyor. Evlilik, arkadaşlık, akrabalık, dostlukta paylaşmayı iyi bilir ve paylaşırken neye dikkat edeceğimizi de iyi anlarsak hayat bizlere gerçek manada mutluluk ve başarı veriyor. Paylaşmayı bilmek bence yaşamayı bilmek ve hayata en güzel renkleri katabilmektir. Paylaşmayı bilmek de paylaşmanın ne demek olduğunu kelimenin hakkını vererek anlamak ile olur.

Sevgili dostum,

Hayat, bir paylaşım olduğu kadar, bence paylaşma da hayatı öğrenme ve öğretme sanatıdır.  Okuma yazma bilmeyen bir insan bile yaşayarak, konuşarak duyarak, yanlış ve doğruları öğrenerek şöyle ya da böyle başkalarına da öğreten insandır.

Sevgili dostum,

Paylaşım maddi ve manevi olarak bence iki kısım. Manevi olanı çok geniştir. Maddi olanı ise sadece mal ve para olarak algılayabiliriz. İnsan genelde manevi olanları paylaşmakta cömert davranırken akıl, samimi olmasa de sevgi, yanlış olsa de bilgisini paylaşmayı sever de, nasılsa maddi olan şeyleri hakkı olsa bile başkası ile paylaşmaktan kardeşi, eşi, arkadaşı, dostu bile olsa paylaşmaktan kaçınır. Bunun temelinde insanın bencil olması ve maddi şeylere olan sevgisi yatar. Bunu bazen kendi yaşarken öğrenir, çoğu zaman da fark etmese de çevresi öğretir. Bazen insan Üniversite yaşamında bile maddiyat sevgisini öğrenemezken anne ve babası maddiyata düşkün insanların çoğu zaman çocuklarının da maddiyata düşkün olduğunu gözlemleriz. Çünkü, okulda öğrenemediğini taklit yoluyla öğrenme tekniği ile fark etmeden aileden öğrenmiştir. Anne ve baba bence fark etmese de en iyi öğretmendir.

Sevgili dostum,

Paylaşmak malı ve sevgiyi azaltmaz. Tersine çoğaltır. Ama çok insan bunu anlamayarak nedense maddi şeyleri paylaşmaktan kaçınır. Maddi şeyleri paylaşmamak için hatta inançlarını bile yanlış yorumlamaktan kaçınmaz. Onlara göre ne kadar çok maddi şeye sahip olurlarsa o kadar kârdır. Ama bu inançla bir ömür tüketirler de gene de tatmin olmazlar. Çünkü mal sahibi olmaya çalışırken insan olmayı veya tatmin olmayı, mutlu olmayı öğrenmeyi unutmuşlardır. Bunu hatırlatanları da  “yanlış düşünmekle, önyargılı olmakla” suçlamışlardır. Çünkü kendilerinin yaptıklarının en doğru ve en ideal olduğuna inanmışlardır. Kendi yaptığının en doğru ve en akıllı iş olduğuna inanan insana sözleri en güzel konuşan, kelimeleri en güzel kullanan ve etkileyici konuşan insan gelse de o doğru bildiği ama genelde yanlış olandan vazgeçmez ve kendisine hayat gerçeklerini anlatanı önyargılı bulur.

Sevgili dostum,

Biz ise paylaşmayı seven insanız. Önce sevgimizi, sonra saygımızı, en sonra paylaşacak kadar maddiyatımız varsa onları paylaşarak gelişiyoruz. Belki bu paylaşım sonrası zenginleşmiyoruz maddiyat olarak ama manevi olarak güzellikleri de, dostluğumuzla çevremize gösterdiğimizden manevi olarak zenginleşiyoruz. Tabii ki, maddi zenginliğe saplanıp kalan ve manevi yönünü güçlendirmemiş insanlar bunu kolay kolay anlayamazlar.

Sevgili dostum,

Paylaşmak insanı manevi olarak zenginleştirdiği gibi maddi ve manevi olarak paylaşımı seven insanlar aynı zamanda kendilerine özgüven de kazandıklarının farkına varırlar. Özgüven insanın kendisine güvenmesi, kendisini, sevdiği kadar çevresini de sevmesi ve insanlara daha çok yardımcı olma, onlarla bilgi ve sevgi paylaşımı yapma isteği doğmasına sebep olur. Bunu da gerçek manada özgüven sahibi olmayan insanlar anlayamazlar. Özgüveni bazı insanlar ne yazık ki, ona buna sataşmak, ona buna sert davranmak, onu bunu önyargılı olmakla suçlamak zannederler. Kendilerini sorgulamayan, “ben nerede yanlış yapıyorum” diye kendine soramayan insanlar bu yanılgıyı çok zaman yaşarlar. 

Sevgili dostum,

Sen ve ben biliyoruz ki, yukarıda da anlattığım gibi paylaşmayı seven insanlar başta çocukları olmak üzere çevresine örnek olur. Paylaşmayı seven insanların çok zaman çocukları da paylaşmayı seven insanlar olurlar. Buna en güzel örnek benim ve senin çocuklarının da sevgi ve bilgiyi paylaşmaktan çok hoşlanan insan olmalarıdır. Demek ki iyi de kötü de başta çocuklarımız olmak üzere çevremize örnek oluyor. Bu yüzden her şeyi her zaman her yerde söylememeli, kimin yanında nasıl davranacağımızı da iyi bilmeliyiz.

Canım dostum,

En büyük paylaşımı ben katıksız sevgi ile doğru bilgiyi paylaşmak olarak görüyorum. Katıksız sevgi de nedir dersen, kalbimizin ta derinliklerinden gelen ve kalbimizin sesine kulak veren dilimiz ve beden dilimizden çıkan sevgi olarak algılıyorum. Yani,  ta can evimizden gerçek ve samimi olarak çıkan sevgi ki, çok zaman, kalbimizden çıkan,  beden dilimizle onaylanan sevgi karşımızdaki insanda da önyargı yoksa etkili olur.

Doğru bilgi ise genellikle bilim ve toplumun güvenilir insanlarınca kabul gören bilgidir. Bu doğru bilgiye gerçek manada insan olanlar inanır ve bizler de bilmeyenlere bu doğru bilgiyi aktarmak ve faydalanmalarını sağlamakla mükellefiz. Muhatabımız kabul etmezse, anlamazsa, dinlemezse o artık onun sorunudur.

Sevgili dostum,

Dostluk paylaşımla gelişir. İleri gider. Gerçek manada paylaşımı bilen, hayatlarına uygulayan ve çevrelerine de davranışları ve sözleri ile paylaşımın önemini anlatan insanlar dostluklarını pekiştirmenin ve sağlamlaştırmanın daha da ileri götürerek başkalarına ve çocuklarına da örnek dostluklar bırakmanın sevincini yaşarlar.

 

Dostluklarımızın güzellikleri paylaşarak daim olmasını candan diliyorum.