Üniversite adayı ve üniversitelilerin anne ve babalarına tavsiyeler

Üniversitelerin açıldığı şu günlerde Üniversite adayları ve Üniversitelilerin anne ve babalarına bir Üniversite adayının babası ve Üniversitede iki kere okumuş, 2 Üniversite tamamlamış, bu konuda araştırmalar yapan ve yazılar yazan, konuşmalar yapan, bir insan olarak bazı tavsiyelerde bulunayım dedim.

Çocuğunuza Güvenin. Bunu açıkça belirtin. O’nun başaracağına inanın ve gerçek manada sevin. Gerçek manada kendisine güvenilen ve inanılan insanlar başarıya inanırlar. Anne ve babanın çocuklarına inanması, gerçek manada hissettirerek sevmesi, O’nun başaracağına inandıklarını sık sık gündeme getirmeleri çocuklarının başarısına artı değer katar. Benim annem babam bile inanmaz iken bazı insanların inanması, başarımıza katkı sağlamıştı. O yüzden anne ve babanın çocuklarına inanması, sevmesi ve güvenmesi bunu da söz ve davranışları ile göstermesi onları Üniversite yolunda ve Üniversite hayatında başarıya götürecektir. Bosch bu konuda “güven parayla alınmaz” derken   güvenin gönülden gelen bir şey olduğuna parmak basmış işte.

Olumlu sözlerle Motive etme

Bazı anne ve babalar olumsuz sözlerin “sen başaramazsın”, “sen kazanamazsın” gibi sözlerin çocuklarını motive ettiğini düşünürler. Her ne kadar bazen bu sözler gençleri hırslandırsa da anne ve babalar hakkında gençlerin kötü düşünceler beslemelerine sebep olabilir. O yüzden gençler olumsuzluklardan çok olumlu konuşmalardan etkilenirler. Anne ve babalar ile büyükler o yüzden çocuklarını olumlu sözler ile motive etmeye bakmalılar. Atalarımız boşuna “tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır” dememişler.

Başarılı İnsanları Olumlama ve Örnek Gösterme

Pek çok anne ve baba kıskançlıklarından dolayı, en yakın çevrelerinde bulunan başarılı insanlar hakkında olumsuz söz ve davranışları ile çocuklarını başarılı insanlara karşı olumsuz şekilde yönlendirirler. Anne ve baba da, çocuk da çok zaman bunun farkına varmaz. Anne ve babalar en yakın çevrelerinden başlayarak özellikle olumsuz şartlara rağmen başarılı insanlar hakkında olumlu düşünceler ve sözler ile bahsederek ve onları takdir ettiklerini, sevdiklerini, hissettirerek çocuklarının da başarılı insanları modellemelerini ve örnek almalarını sağlaması çocuklarına faydalı olabilir.

Gerekli Kaynakları Temin Etme

Bazı anne ve babalar “Çocuklarımıza çok test kitabı alıyoruz ama yarısını bile okumuyorlar” diye sızlanır. Bizim görevimiz o kitapları almak yani çocuklarımızın kaynak sıkıntısı çekmemesini sağlamaktır. Eğer çocuk bu testleri çözmezse sorun bizim olmaktan çıkarak onların sorunu olur. Bu yüzden gerekli kaynakları gücümüz oranında temin ederek çocuklarımıza verelim. Onlar sınıfı geçerse belki alt sınıflarda ihtiyacı olana veririz ve onlar çocuklarımızdan daha çok faydalanırlar. Bu da bizlere manevi mutluluk verir. Üniversitede okuyan çocuklarımız ile de kaynak temini konusunda yardımcı olmak anne ve babanın görevidir. Bu kaynaklardan faydalanıp faydalanamamak da çocuklarımızın bu iş bölümünde biz görevimizi yapalım da karşı tarafa mahcup olmayalım. Bu kaynakları almasını isteyen öğretmenler de bu kaynaklardan öğrencilerin yeterince faydalanıp faydalanmadıklarını kontrol etme görevini yapmalılar ki, gençlere faydalı olsun bu kaynaklar.

Arkadaşlarına Dikkat

Her zaman söylerim. Başarılı insanların yanında hep ya eşleri ya da onları belki başarıya yöneltecek olmasa da, zararlı alışkanlıkları olmayan ve insanın başarısını engellemeyecek arkadaşları vardır. “Arkadaşını söyle senin kim olduğunu söyleyeyim” diyen atalarımız boşuna söylememişler bunu. Bu yüzden ben kendimin ve çocuklarımın da arkadaşlıklarına dikkat ederim. Çevremde sevdiğim herkese de, arkadaşlıklara dikkat etmeleri konusunda her zaman tavsiyelerim olur. Zaten insanın kendinden sonra insana gene en büyük düşmanı arkadaşlarıdır. “Arkadaş vezir de eder, rezil de eder” diyen atalarımız boşuna söylememişler bu sözü. Anne ve babalar da çocuklarının arkadaşlarına dikkat ederek gerçek manada anne ve baba kadar destek olan arkadaşlıklar edinmeleri konusunda çocuklarına yardımcı olurlarsa bu çocuklarına moral ve motivasyon olacağı için başarısı da artarak kötü arkadaşlar ve alışkanlıklardan uzak kalmış olurlar. Aileler dershane ve okulda çocuklarının yakın arkadaşlarını eve yemeğe davet ederek yakından tanıma fırsatı bulabilirler.

Hocaları ile olumlu ilişkiler

Bazı hoca ve rehberlerin öğrencilerinin ailelerini ziyaret etmek istemelerine rağmen, ailelerin rehber öğretmenlere “Biz zaten dershaneye geliyoruz. Sizin de eve gelmenize lüzum yok”  demelerine hayret etmiştim. Çünkü aileler çocuklarının öğretmenlerinin evlerine ziyarete gelmelerinden ancak onur duyar. Anne ve babalar çocuklarına örnek olan rehber öğretmen, çocuklarının rehberlerini eve yemeğe davet ederek, onlarla zaman zaman fırsatlar kollayarak sohbet etmeleri, okul ve dershanedeki veli toplantılarına dikkat etmeleri her zaman öğrencilerin lehine olur. Bunu yapmayan veliler çocuklarının gelişimini engellemiş olurlar. Çocuklarını gerçek manada seven anne ve babalara çocuklarının hocaları ile sıcak ilişkilerde bulunmalarını tavsiye ederim.

Çalışma ortamı sağlama

Çocukların çoğunluğu okula ve dershaneye dersi dinlemekten çok arkadaşları ile sohbet etmeye gidiyorlar. Sorduğumuz zaman hocaların dersi iyi anlatmadığından, dersi anlamadıklarından dem vuruyorlar. Dersi can kulağı ile dinlemeyen insan tabii ki dersi anlamaz. Bu yüzden çocuğu çalışmaya hevesli ve gayretli olan anne ve babalar evde çocuklarına rahatça çalışma yapabileceği çalışma ortamları sunmak, mümkünse oda tahsis etmek ve çocuklarına güven duyduklarını belirtmek ve eve zaman zaman arkadaşlarını da yemeğe ve çaya getirebileceğini söyleyerek onların kahvehane veya cafe köşelerinde zaman öldürmelerine fırsat vermeyebilirler. Genelde cafelere ve kahvehanelere giden öğrenciler anne ve baba sevgisini oradaki arkadaşlarda arayan ve arayış içinde olan insanlardır. Bu yüzden anne ve babanın Üniversiteye hazırlanan ve Üniversiteli çocuklarına güzel çalışma ortamları sunmalarını önemli buluyorum.

Sosyal çalışmalara engel olmama

Çok anne ve baba, derslerine engel olabileceği kaygısı ile çocuklarını aşırı disiplin altına alarak halı saha maçı, sinema, tiyatro v.b gibi sosyal çalışmalara çocuklarının katılmasına engel olabiliyorlar. Halbuki bu sosyal çalışmalarında arkadaşlarının da kötü alışkanlıkları olmayan ve çocuklarının beraber hoşça vakit geçirerek, kimseye zararı olmadan eğleneceği ortamlarda bulunması çocukların hem okul başarısına etki eder, hem de sosyal insan olmalarına sebep olur. Ben şahsen çocuklarımın arkadaşlarına dikkat etmek şartı ile böyle ortamlarda bulunmalarını desteklemekteyim ve bunun da çocuklarımın sosyal ve okul başarısını artırdığını görerek mutlu olmaktayım.

Arkadaşlık kurma ve muhabbet etme

Çocukların en iyi arkadaşı anne ve baba olur. Tabii ki başka arkadaşlarla buluşmalarına engel olmadan ve arkadaşlarına faydalı olan, onları gerçekten seven ve onların da çocuklarımıza faydalı olacağını da anlayarak çocuklarımızın sosyal olmasına daha küçük yaşta ön ayak olursak o zaman çocuklarımız da çok zaman anne ve baba ile arkadaş olacaklarından çok arkadaşa ihtiyaç bile duymayabilirler. Bu sebeple ben anne ve babaların çocukları ile abartmadan arkadaşlıklar kurmaları ve onlara anne ve baba olmaktan da öte arkadaş olduklarını hissettirmelerini tavsiye etmekteyim.

Olumsuz ortamlardan uzak tutma

Çocuklarımızı, çok dedikodu yapılan, küfürlü konuşulan akraba ortamlarından, arkadaş ortamlarından, düğünden, kötü alışkanlıkları özendirici alkol ve sigara kullanılan düğün veya parti gibi ortamlardan uzak tutmak onların da bu tür alışkanlıkları edinmelerine engel olur. Bunun yanında okumayı çok seven akrabaları ziyaret etmek faydalıdır. Çocuklara faydalı kitap, dergi armağan eden insanların ne kadar faydalı şeyler yaptıklarını çocuklarımızın yanında anlatmak gerekir. Okumayı ve yazmayı seven insanlardan övgü ile bahsetmek ve onlara rastladığımız zaman samimi davranmak çocuklarımızda  “Okumayı yazmayı seven ve kitap hediye eden insanlar toplumda saygı görüyor, biz de okuyalım yazalım“ düşüncesinin yerleşmesine sebep olur. Ama toplumumuzun çoğu kesimlerinde bunun tam tersini görüyorum. Anne ve baba olarak toplumun çoğuna değil, doğru olana bakarak hayata daha olumlu açıdan bakmaya gayret etmeliyiz.

 

Ben bildiklerimi anne ve babalar ile paylaşayım dedim. Gerisi okuyana kalmış.