Yorganı Yakmak

Siyaset kendini yenilemek arzusunu yitirince, ne yapacağını bilmez bir hale gelir. Türk siyasine on yıldır hâkim olan zihniyetin içinde bocalayanlar olur olmaz yerde konuşarak toplumu germek ve sıkıntıya sokmak için ellerinden geleni artların koymuyorlar.

Ortada fol yok yumurta yokken şu dershaneleri kapatma işgüzarlığı sizin neyinize? Doğrusu anlamak mümkün değil.

Bir haftadır bütün toplumu meşgul et, beyinleri bulandır, ondan sonra da her şeyin en iyisini onlar bilir, diye kem küm edip topu başkalarına atacaksınız.

Behey kardeşim senin işin yok mu? Senin okulların yok mu?

Senin öğretmenlerin yok mu?

Bak bir şey söyleyeyim… Ortaöğretimdeki bütün okulları Anadolu’ya çevirdiniz. Anadolu Ticaret Lisesi, Anadolu Öğretmen Lisesi, Anadolu Sağlık Lisesi, Anadolu Endüstri Meslek Lisesi…

Kardeşim bina aynı, sınıflar aynı, okulun içindeki öğretmenler aynı… Siz, ben bunların hepsini Anadolu yaptım, demekle bu liselerin gerçek Anadolu Lisesi olduğunu mu zannediyorsunuz? Gülerim aklınıza…

Bu düşünceyle Milli Eğitim sorunlarını çözeceğinizi zannediyorsanız büyük bir yanılgı içindesiniz.

Türk Milli Eğitimin sorunları öylesine derin öylesine karmaşık ki, bunun altından hiçbir babayiğidin kolay kolay çıkması mümkün değildir.

Başarılamaz demiyorum. Öyle takma akılla bu iş olmaz. Milli Eğitimin davası ona bütün bir ömrünü vermiş; bütün hayatını, hayallerini, mesleki uzmanlığını ona hasretmiş insanların ortak akılla ve sorunları tartışarak, her sorunu tek tek çözmesiyle hedefe varılması bahis konusudur.

Öyle birine kızacaksınız hemen ”Dershaneleri kapatıyorum” diyeceksiniz… Yani pireye kızıp yorganı yakacaksınız. Dershaneler Türk Milli Eğitiminin bir parçasıdır. Bu sistem dershaneleri çıkarmıştır. Sitemin bütün çıkmazlarını düzeltmeden dershaneleri kapatacağını söylemek; ya bu işi bilmemek ya da işgüzarlık yapmaktır. Onca eğimciyi, anneyi, babayı belki yirmi milyona yakın bir toplumu karşınıza almak demektir.

Bunca insanı karşınıza almayı kolay mı zannediyorsunuz?

Hangi ailenin çocuğunu isteyerek dershaneye gönderdiğini zannediyorsunuz.

Fakat dershaneler tabii bir ihtiyaçtır. İhtiyacı, ihtiyaç olmaktan çıkarırsınız ondan sonra sizin bir şeyleri kapatmanıza lüzum bile kalmaz.

Fonksiyonlarının bittiğini gören hangi kurum ayakta kalmış ki, dershaneler ayakta kalsın…

İşi kendi seyrine bırakmak, zamana yaymak her halde akıllıca olanıdır.

Türk Milli Eğitim sistemi kendi eksiklerini giderir, okulların başarısı yüzde seksenlere doksanlara çıkarırsa, herhalde dershanelere de ihtiyaç kalmaz.

 

 

Mehmet Emin ULU