Tokat’tan Elazığ’a Bir Kişisel Gelişim Köprüsü

Elazığ’a ilk defa 2008 yılında İşitme Engelliler Federasyonu Başkanı Yunus Bayraktar’ın daveti ile İşitme Engelliler Federasyonu seçimine misafir olarak gitmiştik. O zaman Gakkoşlar ile (Elazığlılara Gakkoş denir) bayağı kaynaşmıştık.

Aradan geçen 5 senede çok şey değişti. Çoktandır oradaki dostlarımız Beden Eğitimi Bölümü Öğrencisi Ömer Albayrak, İşitme Engelli Öğretmeni Serkan Tohumcu, Amatör Tiyatro Yönetmeni Mahmut Yıldırım gibi dostları ziyaret etmeyi düşünüyorduk. Ha bugün ha yarın derken olmadı bir türlü ziyaret. En sonunda Serkan Tohumcu’nun “Gel de işitme engelli okulunda bizim gençlere çok kitap, dergi okuyarak nasıl geliştiğini anlat” diye davet etmesi ile Elazığ’a gitmeye karar verdik. İşitme Engelli ilkokulunda ve ortaokulunda, lisesinde İşitme Engelli Gençlere konuşma yapma niyeti ile yola çıktık. Akşam 10’da yola çıkacaktık ki, sabah 5’te orada olalım ve okulda konuşma yapalım. Zaten 5’te orada olacak şekilde tek bir otobüs varmış, ötekiler gece 2 veya 3’te orada olurmuş.

Öğrencilerini çok seven ve çok okumalarını çok isteyen gerçek manada İşitme Engelli Öğretmeni olan Serkan Tohumcu sabahın 5’inde okula yakın olan Trafo Durağında uykusundan feragat ederek bizi karşıladı. Samimiyetle kucaklaştık. Serkan’ın öğretmen olan hanımı da samimiyetle bizler konuk ettiler.

Okulun lojmanında biraz dinlendikten sonra İşitme engelli öğrenciler ile kahvaltı yapmak üzere okulun pansiyonuna gittik. Güler yüzlü öğretmenler ile tanışarak onlarla sohbet ettik.

İşitme Engelli okulunda bizi dinleyen gençler okumayı sevmesi ile nasıl geliştiğini anlatan kendileri gibi işitme engelli yazarı dikkatle dinlediler. Serkan da bunları işaret diline tercüme etti. Bizler de güzel soru soranlara kalemler ve kişisel gelişim dergileri verdik. Bu konuşmaları dinlemeye Mahmut Yıldırım kardeşimiz de gelmişti.

Bir işitme engellinin sesleri duyamamasının çok okuyarak avantaj haline getirebileceğini ve anlamadıkları yerleri tekrar okuyarak anlamaları gerektiğini, benim sevdiğim bir kitabı defalarca okuduğumu da gençlere anlattım. Hayattan örnekler verdim. İşitme engellilerin hayatta ezilmemeleri için bilgili olmak zorunda olduklarını anlattım. Bizim görevimiz anlatmak. Gençler anladıklarını bize samimi teşekkür etmeleri ile gösterdiler.

2 Aralık’ta Fırat Üniversitesi’nde sergileyecekleri “İmam Hüseyin Kerbala” adlı tiyatro oyunlarının provası olmasına rağmen bizleri ziyarete geldi Mahmut.

Biz öğrencilere konuşurken, Fırat Üniversitesi Türkçe Öğretmenliği Bölümü Öğrencileri de “Topluma Hizmet Uygulamaları” dersi için orada bulunuyorlardı. Onlarda konuşmamızı dikkatle dinlediler. Yanımızda bulunan Genç Gelişim, Süper Beyin ve Beyin Gücü Dergileri’nden onlara da faydalanmaları temennisi ile verdik. Okumaya söz verdiler. “Keşke bizim okulda da konuşma yapsanız.” dediler. Hocalarının davet etmesi halinde bunu değerlendireceğimizi söyledik. Aslında Fırat Üniversitesinde konuşma yapmamızın daha etkili olacağını, bunu da öğretmenlerine anlatmaları gerektiğini söyledim. İnşallah bir konuşma daveti de zamanla Fırat Üniversitesi’nden alırız. Daha çok insana faydalı konuşmalar yaparız. O geziyi de burada sizler ile paylaşırız.

Konuşmadan sonra Öğrenciler ile yemek yiyerek ayrıldık.

Mahmut İle Elazığ caddelerinde gezerek şehir merkezine geldik.

PTT ye uğrayarak, Bağımsız Sendikalar Federasyonu Elazığ il Temsilcisi Zeki Gül ile ve Bağımsız Eğitimciler Sendikası Genel Başkan Yardımcısı olan Cahit İnallı bey ile buluşarak sohbet ettik. Cahit İnallı, Genel Başkanları Abdullah Soy’un Tokatlı olması münasebeti ile Tokatlılara sempatisinden bahsederek Tokat halkına selamlarını iletti. Biz de kendisine Kişisel Gelişim dergileri armağan ettik.

Tokatlı olup Elazığ’da okuyan Mustafa Gül ile sohbet ederek öğrencilik konusunda fikir alışverişinde bulunduk. Ona da Kişisel Gelişim Dergileri Armağan ettik.

Daha sonra Harput Derneği’nde Mahmut Yıldırım ve öğrencilerini “Kerbala Hz Hüseyin”  adlı tiyatro oyununun provasında izleyerek başarılar diledik.

Harput Derneği Harput ve köylerini tanıtmak için kurulmuş bir dernek ve Harput kültürünü yaşatmaya çalışıyorlar. Tarihi İzzetpaşa Camii yanında bir apartmanın en üst katında bir dernek merkezi var. Buradaki şark köşesinde yerel televizyonlar sohbet programı çekiyorlar.

Tokat’ta edebiyat bölümünden mezun olan Semih Çelik ile Tokat’a ziyarete gelen Semih Arslan ile buluştuk. Semih Çelik ile Ömer Albayrak KPSS’ye hazırlandıkları için sohbet ettiler. Serkan Tohumcu gelerek okulda öğrencilerin konuşmadan etkilendiklerini anlattı.

Serkan ben ve Ömer, Semih ile İşitme Engelliler Spor Kulübü’nü ziyaret ederek işitme engelliler konusunda biraz sohbet ettik. Ömer Albayrak’a da Serkan Tohumcu gibi işaret dili öğrenmesi konusunda tavsiyelerde bulundum.

Serkan ben ve Ömer daha sonra Serkan Tohumcu ile buluşarak saatlerce sohbet ederek işitme engellilerin gelişimi, işaret dilinin önemi konusunda sohbet ettik.

Ertesi gün Serkan ile vedalaşarak Ömer Albayrak ile İşitme Engelliler İlköğretim Okulu Müdürü Yusuf Can, İşitme Engelliler Lise Müdürü Engin Yılmaz’ı ziyaret ederek ayrıldık. İşitme Engelliler Meslek Lisesi işitme engellilerin meslek edinmesi için meslek öğretmenleri tarafından sıkı bir eğitimden geçiriliyorlar.

Ömer Albayrak ile Fırat Üniversitesi Kütüphanesine uğradık. “Recep Yazıcıoğlu’nun Liderlik Sırları” kitabımızı Fırat Üniversitesi öğrencilerinin faydalanması için okul kütüphanesine hediye ettim. Genç Gelişim, Süper Beyin ve Beyin Gücü Dergilerinden armağan ettim. Orada görevli bayan bize kütüphaneyi gezdirdi.

Daha sonra Ömer ile yeniden yola düştük. İl Halk Kütüphanesinde Kütüphane Müdürü Ahmet Pirinççi ile sohbet ederek kütüphaneyi gezdik. Kütüphaneye de “Recep Yazıcıoğlu’nun Liderlik Sırları” kitabımızı hediye ederek gençlerin faydalanmasını diledik.

Ömer 2 Aralık’ta sahneleyecekleri “Hz Hüseyin Kerbala” oyunlarının davetiyesini dağıtıyordu. Cuma namazını Harput Ulu Camide kılalım dedik. Beraber Harput’a çıktık. Harput Ulu Camii 1166 veya 1167 yılında yapılmış eğri minaresi, avlusu ilginç mimarisi ile Anadolu’nun en eski camilerinden sayılıyor. Ulu camiinin manevi atmosferi gerçekten güzel sırf bu atmosferi görmek için yüzlerce Elazığlı bu camiye Cuma namazına geliyorlar.

Harput’ta büyük bir Kur’an Kursu, Yetiştirme Yurdu ve yatılı lise var. Kültür Merkezi falan hep Harput’un tarihi atmosferinde yapılmış. Harput 2008’de bu kadar gelişmiş yer değildi doğrusu. Şimdi turistik bir belde olmuş.

Harput Elazığ’ın eski yerleşim yeri. Şehir merkezine 4 km. mesafede. Harput’a giden bulvarı genişletmiş Belediye ve Ahmet Kabaklı üstadın adını vermiş. “Ahmet Kabaklı Bulvarı”nda ilerlerken Ahmet Kabaklı’nın Türk edebiyatı adlı 5 ciltlik eseri geldi aklıma.

Oradan Elazığ Müftülüğünde Vaiz olan Seyfi Çiçen beye uğradık. Samimi bir vaiz olan Seyfi bey ile engellilik üzerine keyifli sohbet ettik. Seyfi bey Diyaneti iyi tanıyan bilgili bir vaiz. Kendisine Genç Gelişim dergisi armağan ettik.

Oradan 1993 yılında İstanbul’da Üniversite okurken aynı yurtta kaldığımız ve şu an Elazığ’da avukatlık yapan Av. Ferhat Tozkoparan’ı bürosunda ziyaret ettik Ömer ile Ferhat’ı. Ferhat 20 yıldan bu yana samimiyetinden hiçbir şey kaybetmeyen arkadaşımız bizi aradan 20 yıl geçmesine rağmen unutmamış ve kısa da olsa sohbet ettik. Kendisine ve çocuklarına okuması için “Recep Yazıcıoğlu’nun Liderlik Sırları” kitabımızı ve Genç Gelişim dergisi hediye ettik.

Oradan da Mustafa Gül arkadaşımızın arkadaşları ile Çayda Çıra çay bahçesinde Kişisel Gelişim üzerine sohbet ettik. Zamanın nasıl geçtiğini unuttuğumuz sohbette Gençlere Süper Beyin Dergileri armağan ederek arabanın kalkacağı saati bekledik.

Sağ olsun Ömer Albayrak kardeşimiz arabanın kalkacağı saate kadar bizi bırakmadı. Elazığ Hazar Seyahat ile Tokat’ımıza döndük. Yeni bir gezide yeni dostlar edinmenin ve eski dostlar ile dostluğumuzu da pekiştirmenin sevinci ile…

Döndükten sonra da cep telefonumuza Serkan Tohumcu, Ömer Albayrak ve Mahmut Yıldırım ile Mustafa Gül’den teşekkür mesajları geldi. Biz de faydalı bir gezi yapmanın sevincini yaşadık.