Ülkeler arası‏…

. Biz evimizi, köyümüzü, şehrimizi seviyoruz. Ülkemizi dışardan görmek ve bakmak için 30 Kasım 2013 cumartesi günü Almanya’ya uçtum.

Yıllardır Anadolu’nun değişik illerinin, köylerinin öğretmenliğini 28 yıl 6 ay yapmış, dokuz yıl tv programcılığı yapmama rağmen; Türkiye’nin değişik illerine gitmeme rağmen ömrümde uçağa binmemiştim. Elli yedi yıl sonra ilk uçağa İstanbul, Atatürk Hava Limanı’ndan binmek nasip oldu. Uçak dört yüz kişilik bir uçak. Her yolcuya otuz kilogramlık bir yük hakki vermişler. Bir de el çantaları var. Personeli, pilotunu hesaplarsak havada tonlarca ağırlığa sahip bir yük. Bizleri uçuran iki motor ve süper benzin.

Benim aklıma ilk gelen şey insanın havanın gücünden yer çekimini nasıl alt ettiği geldi. Bilim, ilim, sanat diyenlere hürmet gösterenler boşuna demiyormuş. Üç saatlik bir yolculuktan sonra, binlerce kilometrelik yolu zahmetsiz ve kolay bir şekilde aşmış bulunmaktayız. Almanya’nın, Frankfurt hava alanına indik. Burası Almanya’nın büyük hava alanlarından birisi. Değişik ülkelerden gelen yolcular buradan aktarmalı olarak Amerika ve uzak ülkelere gitmektedirler.

Frankfurt’un gece nüfusu yedi yüz bin, gündüz nüfusu bir buçuk milyona ulaşırmış. Bunun sebebi başka illerden çalışmaya gelen insanların oluşuymuş. Banka ve finansmanın merkezi olan Frankfurt’ta Türklerin olduğu kadar Dünya insanının da bu ilde yaşaması dikkat çekici.

Yabancı bir ülkede gezmek ve yaşamanın ilk bedeli olarak dil karşımıza çıkmaktadır. Dil ayrı milletlerin fikirlerini birleştiren bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Önce ana dilini sonra dünyada çok kullanılan dili mutlaka öğrenmemiz gerekmektedir. İnsanların yaşayışlarını, kültürlerini, düşüncelerini öğrenmenin tek bir yolu dilden geçmektedir.

Dünya insanini birbirinden ayıran dili, coğrafi yapısı, iklimi, kültürü, düşünceleridir. Bunları öğrendiğimizde birbirimizden fazla bir farkımızın olmadığını göreceğiz.

Frankfurt’ta ilk gezdiğim yer, Main Nehri yanında kurulan Atık Su Arıtma Tesisleri oldu. 1867  yılında Atık Su kanalını Frankfurt’ta 1000 km uzunluğunda o yıllarda yapılmış. Bu gün 1600 km  uzunluğunda olan kanalı modern bir şekilde su arıtılıp, Main Nehrine bırakmaktalar. Main nehrini  gemilerle de ulaşımda kullanan Almanlar mühendislik alanında oldukça gelişmişler.

Su atığını sizlere geniş bir boyutuyla ilerde anlatacağım. Bir başka ilgimi çeken konu; yasalar kanunlar ve buradaki medeniyete nasıl ulaştıkları. Sizlere bu konuda da inceleme ve araştırmalarımı paylaşacağım.

 

Frankfurt’tan sizlere saygılarımla.