HAR-I BÜLBÜL (2)

Kitabımızda iki sunuş yazımız var. Dost ve Kardeş ülke Azerbaycan Devlet Sanatçısı Azerin ve değerli dostum, ağabeyim Araştırmacı-Şair-Yazar Hayrettin İvgin’e ait.

İlk sunuş yazımızı okuyucularımla paylaşıyorum.

“İSTİDATLI ŞAİR: OSMAN BAŞ

Güzel insan istidatlı şair olan Osman Baş’la Tokat’ın Erbaa ilçesinde tanış oldum. İlk bakıştan sade, mütevazı, ailesine bağlı, vatanını canından çok seven insan.

Bu keyfiyetler bile zamanımızda her insanda bulunmayan keyfiyetlerdir. Amma, yakından tanıdıkça Osman Baş’ın daha da büyük değerlerle yaşadığının şahidi oldum.

Onun bu büyük Türk dünyasına olan sınırsız sevgisi, Türk insanına, nerede yaşamasından asılı olmayarak duyduğu büyük rağbettir. Ben ona İstidatlı şair dedim: çünkü tanışmamızdan bir müddet sonra Osman Beyin şiirlerini okumaya başladım. Bu şiirlerde Türkiye Türkçesinin frozoloji imkânları, çağdaş şiirimizdeki gelişmeler, sözün çok manalı olmasıdır. Amma düşünüremki, okuyucu için en önemli olan sözün hakiki manası sevgidir; milli mensubiyete, vatana, Allah’ın bize yeryüzünde emanet ettiği bütün canlı varlıklara olan sevgidir.

“Güneş bulutlara düşünce” adlı şiirinde;

“Hasret, günlere kondu

Günler, bitmeyen hasretle geçti

Sabır şafağa aktı kendince

Şafak ayazca üşüdü

Yağmur inerken şimşekle toprağa

Toprağa çiçekler düştü.”

Şair bu şiirinde yalnızlığın, hasretin, derin ince sevginin felsefesini okuyucusuna iletmiştir.

Osman Beyin Azerbaycan’a olan sevgisi, Azerbaycan’ın işgal altında olan topraklarına, Karabağ’a olan sevgisi de şiirlerinde öz eksini tapmıştır.

“Şimdi bahardayım, yolum Şuşa’ya

Çıdır düzünde bülbül olacağım,

Har-ı Bülbül’e konacağım önce,

Düşmana şimşek olup çakacak

Dostun hasretine son vereceğim...”

“Har-ı Bülbül” şiirindeki mısralarda Osman Baş’ın Azerbaycan Türküne, onun yaşadığı felaketlere, verdiği büyük itkilere ne kadar hassaslıkla, içtenlikle yanaştığını görmüş oluyoruz. Kalbinden gelen derin hislerin damla damla mısralara döküldüğünü görüyoruz.

“Kardeş bayraklara rüzgâr oluyorum.” Şiirini okuduğumda bu şiirde kendimi gördüm. Bu anlamı derin olan şiirde poeziyanın ne kadar güçlü bir silah olduğunu ne kadar büyük birleştirici kuvveye malik olduğunu görmüş oluyoruz.

Osman Baş’ın kitabını okuyup bitirdikten sonra onun iç dünyasını keşif ettim. Düşünürem ki bu kitabı okuyan her insan bu şiirlerin her mısrasında kendinden bir parça bulmuş olacak, çünkü şair öz poeziyasında çocuktan büyüğe her neslin nümayendesine hitap etmiştir.

Kendi adımdan Osman Baş’ı, abimi, tebrik ediyorum. Var ol, yüreğine, gönlüne sağlık diyorum. Türklük için, insanlık için döyünen yüreğine sağlık.” 15.04.2012 /Ankara

                                                                                     AZERİN

                                                                          Azerbaycan Devlet Sanatçısı