AVRUPA’DA ATIK SULAR‏

İnsan yaşamı her dinde ve her zaman kutsal sayılmıştır. Dünyaya gelen her insana belirli bir süre zaman içerisinde yaşaması gerekmektedir. Bizlerin bu yaşam sürecini en iyi şekilde yaşamak, yaşatmak ve bizden sonrakilere iyi bir yaşam ortamı bırakmak gibi bir mecburiyetimiz vardır.

Avrupa’daki yaşamda insan ön planda görülmektedir. Doğduğunda, eğitiminde, yaşamının belirli dönemlerinde ve yaşlılığında aile, devlet ön plandadır. Her birey yaşarken gelecek kaygı ve gelecek endişesi taşımazlar. Yaşarken çevreye ve doğaya saygılı, israftan uzak, bilim ve sanatla kol kola yaşamın yollarını seçerler.

Her evin çevresi düzenli ve bakımlıdır. Her evde, beş adet çöp bidonu bulundurma zorunluluğu vardır. Plastik atıklar, bahçe çöp atığı, ev atıkları, cam atıkları, kağıt ve karton atıkları için ayrı ayrı çöp bidonları bulunmaktadır. Haftanın belirli günlerinde belediye görevlileri bu atıkları toplamaktadırlar. Her ev ve apartmanın bu atıkları saklayacak bir deposu bulunmaktadır. Kesinlikle açıkta ve sokakta bırakamazlar. Böylece belediye çöpten bir gelir elde etmiş, işi de o derecede kolaylaşmış olur.

FRANKFURT’un (sef.) Stadtentwasserung, Frankfurt ammain (Frankfurt su arıtma tesisleri): Almanya’da iki Frankfurt var, birisi doğu Almanya’da birisi batı Almanya’da. Benim anlatacağım ve gezdiğim yer batı Almanya’daki Frankfurt ammain Irmağı’nın  her iki yakasına kurulmuş su arıtma tesisleridir. Frankfurt şehri Avrupa’nın ve dünyanın günümüzde en büyük finans merkezlerinden biridir. Paranın kalbi burada atmaktadır. Çalışma saatlerinde nüfusu bir buçuk milyona ulaşırken normal zamandaki nüfusu yedi yüz bindir. Main ırmağının çevresinde kurulan bu şehirde yaşayan insanların kullandıkları atık suları kesinlikle Main ırmağına bırakmazlar. Cünkü bu ırmak gemi ulaşımında ve suyunu arıtılarak kullandıkları ırmaktır. Bu şehirde yaşayan insanlar kuralları ve medeniyeti yakalamak için ellerinden geleni yapmışlardır. 1880’li yıllarda kurulan atık su tesisleri günümüzde de modern şekilde yapılandırılarak kullanılmaktadır.

İlk kanallarla atık sular maın nehrinin üzerine 1870 yılında yapılmıştır. 1887 yılında su arıtma tesisleri faaliyete geçmiş, insanların atıklarını ayıklayarak çevreye ve doğaya en çok da insan yaşamına önem vererek kullanmışlardır. Bugün bu binalar hala müze olarak kullanılmaktadır. 1963 Yılında 1000 km.lik bir kanal yaparak toplama havuzlarına getirmişlerdir. 2013 tarihi itibari ile 1600 Km.lik kanallarla su arıtma tesislerine ulaşılmaktadır. Frankfurt’un en fazla su atıkları sabah altı ile on arasında bol miktarda su gelmekte olduğunu söyleyen Erkal Yavuz; bu tesislerin her bölümünü en ayrıntısına kadar gezdirdi. 150-200 Dönümlük bir alana kurulan su arıtma tesisleri şehir merkezine nehir yoluyla 5 km, kara yolu ile 7 km bir mesafede bulunmaktadır.

İlk havuza gelen suyun içerisinden kağıt, çöp gibi atıkları tırmıkla bir vagona yüklenmektedir. Diğer bir bölümde suyun tabanındaki kum ve çakıl gibi pislikleri alınarak yüzlerce havuzlara pompa ile pompalanmaktadır. Havuzlarda sürekli pervanelerle havalandırılıp biyolojik su arıtılır. Değişik havuz ve aşamalardan geçen sular en son havuzlarda dinlendirilir. 600.000 M3/d günlük su gelmektedir ve bu sular Main Irmağına tekrar salıverilir. Su ilk alınıp kullanıldığı gibi tekrar özgürlüğüne salıverilir. Bu ırmaktan tutulan balıklar da afiyetle yenilir. Çevreye herhangi bir koku salınımı duyulmaz, ırmağın kenarında spor yapan, konutu olanlar içi huzur ve mutlulukla doludur.

Müzede ilgimi çeken bir resimde yaşlı kadınların bir kulübeye girip, diğer kapıdan genç olarak çıktığını gösteren bir figür vardır. Çinilerle 1904 yılında yapılan resim kısaca şunu anlatmakta; (Suyu kullandıktan sonra kirlenip eskiyip yaşlandığını, arıtıldıktan sonra da eski haline, tazeliğine, gençliğine kavuştuğunun simgesidir.)

Bu tesislerin yanı başında Main ırmağından su alınarak arıtılıyor. Bu su ilk olarak buradaki havuzlarda dinlendiriliyor. Dört km uzaklıkta Stadtwald’da havaalanının yakınındaki bir tepeye su pompalanır. Su toprakla buluşturulup süzdürülür. Aşağıdaki kuyulardan sular alınarak içme suyu havuzlarına pompalanır. Her evde ve işyerlerinde bu sular kullanıldıktan sonra, Niederrad su arıtma tesislerinde arıtılmak için tekrar toplanır. Suyun hikayesi tekrar başlar.

Almanya’ya 1977 yılında Tokat’ın Niksar ilçesinden gelen Erkal Yavuz ilkokulu Tokat Niksar’da okumuş. Almanya’daki eğitimini Frankfurt’ta ilköğretim-ortaöğretim-teknik eğitimini okumuş. Bir yılda Frankfurt Johan Wolfgang Von Goethe. Üniversitesinde okumuş. Belediyeye 1982’de meslek eğitimiyle başlamış halen Frankfurt su Arıtma tesislerinde çalışmakta. Otuz bir yılını dolduran Yavuz halen çalışmaya devam etmektedir. Atmış beş yaşına kadar da çalışma mecburiyetinin olduğunu söyledi.

Bu örnekleri gördükten sonra katı ve sıvı artıklarımızın hiçbir zaman suya kullandıktan sonra arıtılmadan bırakılması bir cinayet ve felaket olduğunu söylemek mümkündür. Ülkenin dört bir yanına yayılan sanayi ve fabrikaların suyu ve havayı kullandıktan sonra arıtma ve temizleme gibi mecburiyetleri vardır. Aksi takdirde fabrikayı işletemez, sanayi ürünü üretemez.

 

 

Süleyman Erkan /21-12-2013 / S-HERTOGENBOSCH  - HOLLANDA