İşitme Engelli Gül Ustabaş Genç: “İşitme engelliler normal okullarda kaynaştırma eğitimine tabi olmalı. İşitme engelliler de evlilikte normal insanlar gibi Hatta onlardan daha az sorun yaşıyor”

SORU- Kısaca kendinizi tanıtın. Hangi okulları okudunuz ve nerde çalıştınız?

GÜL USTABAŞ GENÇ- 1973 yılında Sinop’ta doğdum. İlkokul 2. sınıfa kadar normal bir çocuktum, ta ki bende basit bir hastalığın işitme kaybı yaratmasına dek. Bir gece uyurken ateşim çok yükselmiş ve işitme sinirlerim tahrip olmuş, sabah kalktığımda hiçbir şey duymuyormuşum. O zamana kadar konuşmayı okuma ve yazmayı öğrenmiş olduğum için normal okuluma devam ettim. İlkokulu Sinop Gazi Mustafa Kemal İlkokulu’nda okudum. Ortaokul ve liseyi Sinop Kız Meslek Lisesi’nde, yüksek öğrenimimi İstanbul Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Moda-Konfeksiyon bölümünde okudum, 1992 yılında mezun oldum. İş hayatına önce bir dönem Halk Eğitim Merkezi’nde “stilistlik” kursu vererek, sonra özel bir tekstil fabrikasında çalışarak ve peşinden girmiş olduğum sınavı vererek SGK’da memuriyete başladım. Yaklaşık 4-5 ay önce de emekli oldum.

SORU- Engelli olma hikayenizi anlatır mısınız?

GÜL USTABAŞ GENÇ- 1981Nisan ayında hastalanmışım, nazlı bir çocuk olduğumdan ilaçlarımı vermekte zorlanıyorlarmış. Bunun sonucu uyurken ateşim yükselmiş, ani bir işitme kaybı oluşmuş. Gittiğimiz tüm doktorlar “bu kız duyamayacak” demişler ve peşinden okuma yazma bildiğim ve konuşabildiğim için normal okullara gitmem tavsiye edilmiş. Başta insan içine çıkmakta sıkıntı çeksem de zamanla açılmaya ve cesaretimi kazanmaya başlamıştım.

SORU- Ailenizden bahseder misiniz? Eşiniz ne iş yapar? Çocuklar nerde okur ve onların sizin engelli olmanıza bakış açısı nedir?

 GÜL USTABAŞ GENÇ- 5 çocuklu bir ailenin 4. çocuğuyum. Kardeşlerim hep Üniversite mezunu ve okumayı sever. Bana da kitap okuma alışkanlığımı ablam kazandırdı, onlar okur, ben de okurdum. Annem özellikle okumaya teşvik eder ve kendi ekonomik özgürlüğümüzü kazanmamızı ve kimseye muhtaç olmamamızı öğütlerdi. Eşim ile aynı kurumda (SGK) çalışırken tanıştık ve o beni olduğum gibi kabul ettiği ve sevdiğinden evlendik. Çocuklarımdan Atilla 12 yaşında ve 7. Sınıf öğrencisi, onun da okumayı seven bir çocuk olması, çalışkan olması beni çok mutlu ediyor. Atakan ise daha küçük 4 yaşında ve özel kreşe gidiyor. Bence çocuklar doğuştan zekiler, bazı şeyleri anlamasalar bile kavrıyorlar. Atilla küçükken bana “anne senin kulağın niye duymuyor?” diye sorardı, ben de hastalanınca ilaçlarımı içmemişim demiştim. Gerek eşim gerekse çocuklarım ve tüm ailem benimle içgüdüsel olarak güzel konuşur, onları anlamakta sıkıntı çekmem. Duymuyor oluşum bir problem değil, tam tersi beni engelli olarak görmüyorlar.

SORU- Kitap okur musunuz? Kitap okumanın işitme engeline katkısı ne oldu?

GÜL USTABAŞ GENÇ- Çok güzel bir soru. Kitap okumayı çok severim. Hatta en yakın arkadaşım, dostum kitaplar oldu diyebilirim. Hastalığımda, sıkıntılı anlarımda bana ilaç gibi gelirdi okumak. O kadar çok kitabım var ki onlar benim hazinem ve kimselere vermeye kıyamam, emanet okumaktansa satın alıp benim olmasını tercih ederim. Kitap okumak elbette işitme engelime çok katkı sağladı. Okulda öğretmenimi dinleyemediğimden ders kitaplarımı okur, anlamadığımı sorardım. Boş vakitlerimde okuduğum kitaplar kelime hazneme ve dil gelişimime önemli faydalar sağladı.

SORU- Okul hayatınızda ne gibi zorluklar yaşadınız ve aştınız?

GÜL USTABAŞ GENÇ- İşitmemi kaybettiğim ilkokul 2. sınıfta içime kapanmıştım, aniden sessiz bir dünyaya giren bir çocuk düşünün. Zamanla toplum içinde konuşma cesaretim de yerine geldi. O yüzden engelli çocukların (karma) normal okullarda okumasını savunuyorum. Çünkü ne kadar normal bir hayata sokulursa çocuk; zamanla başta sıkıntı çekse de normalleşmeye başlıyor. Ayrıştırma ile toplumdan uzaklaştırılıyorlar. Bu konuda öğretmenlere çok şey düşüyor. Sabırlı olmalı ve empati kurmalılar. En güzel okul hayatım İstanbul’da Üniversitede geçti. Hocalarım bana karşı çok iyiydi, beni her zaman önemsediler, karakterimin oturmasında büyük pay sahibiler onlara ne kadar çok teşekkür etsem az. Bugün halâ onlarla iletişim kurabiliyorsam ne mutlu bana.

SORU- Siz mahkemelerde bilirkişilik yapan insansınız, işitme engelliler daha çok mu sorun yaşıyor evlilikte?

GÜL USTABAŞ GENÇ- Hayır. Normal bir çift ne kadar sorun yaşıyorsa o kadar, hatta daha az diyebilirim. İşitme engelli biri; engeli olmayan biriyle daha mutlu olur diye düşünüyorum, çünkü bu durumda 3. kişilere muhtaç olmazlar.

SORU- İşitme engellilerin eğitim sorunları neler? Nasıl aşılır?

GÜL USTABAŞ GENÇ- Konuşabilen işitme engellilerin normal okullara gitmesi desteklenmeli, hatta tavsiye edilmeli. Konuşamayan işitme engellilerin ise kelime kurma kabiliyetleri düşük oluyor, bu yüzden RAM’lar daha çok vakit ayırmalı. Kitap okumaları, okuduklarını anlamaları teşvik edilmeli. İşaret dili ile konuşanlar için, bu dilin herkes tarafından anlaşılamaması sebebiyle özellikle başta Hastane, Adliye, Emniyet gibi önem arz eden kurumlarda işaret dili bilen, işitme engeliyle konuşabilecek personel istihdam edilmeli. Buna dikkat edilmezse işitme engelliye yanlış teşhis koyulabilir, tutuklanabilir vs. ben bile doktora gittiğimde duymadığımı söylediğimde bağırarak konuşuyor ve kafalarını kaldırmıyorlar. Elimden geldiğince “bana bakmaları ve göz teması kurmaları gerektiğini” anlatmaya çalışıyorum.

SORU- İşitme engellilerin istihdamında sorunlar nedir? Nasıl aşılır?

GÜL USTABAŞ GENÇ- İşitme engelliler EMSS’da en mağdur kısım aslında. Özellikle konuşamayanlar okuduğunu anlamakta zorlanıyor ve bir sorunun cevabını gerçekte bilse de buna yanlış cevap vermesine neden olabiliyor, sınavlarda bu konuda tecrübeli (işaret dili bilen ve/veya onlarla nasıl konuşulacağını bilen) görevliler olmalı. Benim gözlemim; işitme engellilerin çalışma performansı yüksek, çünkü kişiyi çalışmaktan alıkoyan dış sesler (gürültü, tartışma, telefon vs..) bunlarda etki etmiyor..birde bazı amirler hangi işleri yapabilir diye düşünmekten çok hangilerini yapamaz diye düşünüyorlar bu çok yanlış.

SORU- İşitme engellilerin terfi, gelişim konusunda iş yaşamında ne gibi zorluklarla karşılaşıyorlar sizce?

GÜL USTABAŞ GENÇ- Benim bu  tür sorunumu  olmadı, ancak  işitme engelli olmamız bir şef,  bir müdür olarak çalışmamız halinde; sorunlara vakıf olmak için dinleme becerimiz kısıtlı olduğundan biraz zor görünüyor. Derdini anlatamayan cesareti bulamayan arkadaşlarımız da var tabii ki ama bunu  kendine yardımcı  olacak  birini bularak ya da anlayışlı bir müdürü varsa karşısına çıkarak anlatabilir. Onun dışında problem yok bence.

SORU- İşitme engellilere yardım eden Sivil Kurum ve Derneklerinden engellilerin beklentisi nedir?

GÜL USTABAŞ GENÇ- Ben sadece Merkezi Ankara olan ve sizinle de toplantılarında tanıştığım Cochlear Implant Derneği ile Merkezi İstanbul olan İşitme Engelliler ve Aileleri Derneği’ne üyeyim. Her iki dernekte kendi alanında üyelerine yardımcı olmaya çabalıyorlar kısıtlı imkanlarıyla.  Dolayısıyla herkes üyesi olduğu yere şikayetini, istediğini iletebiliyor, ulaşabiliyor. Onların da yardımcı olmak için çabaladıkları ve mücadele ettikleri bir gerçek.

Teşekkür ederim.