ŞEHİR İÇİ MİNİBÜSLERDEKİ CEP TELEFONU KONUŞMALARI...

                Saatlik değişen teknolojinin kaçınılmaz nimetlerini yaşadığımız günümüzde, bu güzellikleri yerinde ve sağlıklı kullanabiliyor muyuz acaba...

                Uzakların bir "TIK"la yakın olduğu, sevdiklerimize, özlediklerimize anında ulaşabildiğimiz sistemlere sahip bir dünyada yaşıyoruz. İhtiyacımız olan her türlü bilgiye anında sahip olabiliyoruz. Hayatı, yaşam şartlarını, özel ve tüzel tüm ihtiyaçları kolaylaştıran iletişim araçlarından biri de cep telefonlarımızdır.  Yediden yetmişe herkesin kullandığı bu araç, zamanını, mekanını, süresini ve işlevlerini bilimselliğin ötesinde kullanan insanların elinde oyuncak olmuş...

                Amacının daha değişik kulvarlarda kullanım olduğunu görmek beni ve benim gibi düşünenleri insanlık adına düşündürüyor.

                Yıllardır her alan için söylediğim "eğitim şart" sözlerimin arkasında olmama rağmen, eğitimli görünen insanların davranış modelleri olarak gördüğüm saygı erozyonu beni üzüyor... Nasıl mı...?

                Şehir içi toplu taşıma araçları olan minibüslerdeki görüntüler hayatı ve o anları kabusa çeviriyor.

                Cep telefonları: Arkanda, yanında, önünde, oturuyorsan tepende... Serzenişler, şikayetler, dedikodular, alaylı sözler, gülmeler ve küfürler. Nedir bu...! Bu ne biçim saygı anlayışı. Kulağının dibinde tüm özeline şahit olduğun birisine "Senin özelini dinlemek zorunda değilim..." dediğinde, "O vakit taksi tut..." diyebilecek pespaye insanlarla yolculuk yapmak zorunda da kalabiliyorsun.

                Şoförlerinde çoğu zaman zor durumda kaldıkları belli oluyor. İki yıl önce gittiğim İngiltere de yaşadığım bir olayı paylaşmak istiyorum.

                Kızımla beraber bindiğim bir otobüsün ön koltuğuna da bebekli bir bayan bindi. Yanına oturan delikanlının cep telefonu çaldı. Delikanlı telefonu açıyordu ki şoför dönüp bir şeyler söyledi. Delikanlı hemen kapatıp cebine koydu ve bebek annesine bir şeyler söyledi.

                Merak ettim. Kızım açıklama yaptı. "Anne gördün mü bak. Şoför yanında bebeğin olduğunu, derhal telefonu kapatmasını söyledi. Delikanlı da anneden özür diledi..." dedi.

                Olay basit gibi görünse de hayati derecede önemli.

                Bilhassa genç kuşak minibüslerde yaptıkları geyik muhabbetlerinde bebeklerin, yaşlıların, kalp hastalarının sağlıklarıyla alay ettiklerinin farkında değiller. Sorumsuz, duygusuz, bencil bir toplum modeline doğru irtifa kaybediyoruz.

                Bu noktadan hareketle yeni göreve gelecek yerel yönetim birimlerinden, kurum veya kuruluşlardan isteğim var. Lütfen alabilecekleri bir kararlı minibüslerin görülür bir iç kısımına "MİNİBÜS İÇİNDE CEP TELEFONUNUZLA KISA KONUŞUN..." yazısının yasakların, çirkinliklerin kural haline geldiği uygulamalarda da bu ikaz yazılarını görebilirlerse utanma belası uygularlar belki...

                Çünkü umursamayan, vurdumduymaz, susan, hiçbir şeye tepki veremeyen, günübirlik yaşayan toplum haline geldik.

                Her şehir içi minibüs yolculuğum cep telefonu muhabbetleri yüzünden kâbusa dönüyor. Herkes aynı şikayette. Lâkin yerinde tepki olmadığı için sonuç hep hüsran...

                Bebekleri, yaşlıları, hastaları cep telefonunun ve kullanıcısının kötü etkilerinden ve kötü tepkilerinden korumak için başka nasıl bir yol izlenmeli size soruyorum. Minibüs yolculukları kısada olsa sıkıntı yaşatıyor insana...

                Esen kalın...