Dün, bugün…

Dün, bugün, yarın ve sonra ki günler. İnsan yaşamını bir yerden alıp, bir yerlere götürürken kum saatinden akan kum gibi, ömrümüzün bittiğini hiç gündeme almayız. Yaşamımız o kadar değerlidir ki ikinci defa hata yapıp üzülmemize değmez. Bizden önceki yaşayan insanların  tecrübeleri çok önemlidir. Onların yaşamları, bizlere ışık tutacak, ilham alacak şekilde öğrenmeli, bilinçlenmeliyiz. Her tuğlanın üstüne bir tuğla koymalı, her eser insan onuruna yakışırcasına yücelmeli.

Aslına bakarsanız dünden bugüne çok şey değişti. Her gün de bir şeyler değişiyor, değişmeye de devam edecektir. Dikkat edersek her şey hareket etmektedir. Hareket etmiyor dediğimiz dağlar, taşlar, ovalar bile Dünya'nın dönmesiyle hareket etmektedir.

Dünü bugüne getirip yaşayamazsınız. Ama eskilerin söylediği sözleri bugün tekrarlayabilirsiniz. Yaşanan olayları, acıları, tatlı olayları kısa cümle ve bir kaç kelime ile bizlere kadar ulaşmıştır. Biz bunlara ''Atasözleri'' diye adlandırıyoruz. Binlerce yıl öncesinden söylenen bu sözler bugün halâ geçerli ve önemini korumaktadır. Arının her çiçekten topladığı çiçek tozlarının dirhem, dirhem bala çevirmesi gibidir atasözleri. Bazı atasözlerini söyleyen bellidir. Bazen de kimin söylediği belli değildir. Bunlardan bazılarını sizlerle paylaşayım.

-Bir çivi, bir nalı. Bir nal, bir atı. Bir at, bir orduyu. Bir ordu, bir ülkeyi yok eder.

-Size zamanını ayırmayan birine, asla kendinizi harcatma. Bukowski.

-Çocuklarınızı kuzu gibi büyütmeyelim ki ilerde koyun gibi güdülmesin. Sadı Şirazi.

-Baba çınar gibidir. Meyve vermese de gölgesi yeter. Carazza.

-Öfke rüzgar gibidir. Bir süre sonra diner; Ama birçok dal kırılmıştır bile. Mevlana.

-Hayatta üç çeşit insandan korkacaksın, dağdan inme, dinden dönme, sonradan görme. Necip Fazıl Kısakürek.

-İnsanın değerini varlığı değil, yokluğu gösterir ki yokluğu bir şey değişmeyenin  varlığı gereksizdir. Dostoyevski.

-Fakir köylüyü kuru inat, Zengin tüccarı asi evlat, bir aileyi hayırsız evlat, memuru süslü avrat, şoförü aşırı sürat, esnafı asık surat yıkar. Halk.

-Dostluk sonsuzluğun güneşidir. Nasıl olsa doğar. Atasözü.

-İlerlediğiniz yolda hiç bir zorlukla karşılaşmıyorsanız, bilin ki o yol sizi doğruya ulaştırmaz.

-İnsan olmayan insanın değerini bilemez.

-Düşmanların en büyüğü düşmanlığını gizle yendir.

-Barışı korumanın en iyi yolu, savaşa hazır olmaktır.

-Güneşe bakarsan, gölgeleri göremezsin.

-Beklemeyi bilen insan her şeyi elde eder.

-Olgun bir insanı dost edinmek istiyorsanız tenkit edin. Basit bir insanı dost edinmek istiyorsanız mahcup edin.

-Unutma ki ağzında bal olan arının, kuyruğunda da iğnesi vardır.

-Sevmek, bir başkasının hayatını yaşamaktır.

-Akıl susunca düşünce durur, düşünce durunca, hareket durur, hareketsizlik çürümenin eşiğidir.

-Kişinin kendini beğenmesi, aklının zayıf olduğuna delalettir. Hz Ali

-Dostlukta ileri gitme, olur ki o dost bir gün düşman kesilir; Düşmanlıkta da haddini aşma olur ki o düşmanla bir gün dost olursun. Hz Ali.

-Haksızlık önünde eğilmeyiniz. Çünkü hakkınızla beraber şerefinizi de kaybedebilirsiniz. Hz Ali

 

Tarihin derinliklerinden zamanları, mekanları geçerek günümüze kadar gelen milyonlarca atasözlerinden sadece bir kaçını sizlerle paylaştım. Bu güzel sözler halâ geçerli, halâ önemini korumaktadır. İnsan oğlunun yaşadığı müddetçe de bizlerle beraber yaşayacaklardır. ''Bin nasihatten, bir musibet iyidir.'' sözü yaşamın tecrübelerle  eş olduğunu bizlere anlatmaktadır. Elimizde bulunan bu yaşamı incitmeden, kırmadan yaşamanız dileğiyle.