ŞEHİR NE İSTER?

Vaatlerin, projelerin ardı ardına sıralandığı günlerdeyiz. Belki de duyamayacağımız kadar orijinal ve hayallerimizi süsleyen sözlerle karşılaşmaktayız. Gerçekleşip gerçekleşmemesini düşünmeye şimdilik gerek yok. Hayalini kurmak bile bu şehri seven herkes için sonsuz bir mutluluktur. Şairin dediği gibi; “ Yalan da olsa seni seviyorum de.”

            Ben aday olsaydım aklıma gelen, içimden geçen, şehrimde olmasını istediğim her şeyi vaat ederdim. İnsan yaşadığı şehrin kötülüğünü istemez. Her şeyin en iyisi şehrinde de olsun ister. Ben de bu yüzden bu şehre ne yakışır deyip sıralardım projelerimi. Vaat etmek parayla değil ya.

            Bir şehrin neler istediğini elbette herkes bilir. Bunu planlayanlar da bilir, şehrin insanı da bunun farkındadır. Şehirde rahat nefes almaktır yaşamanın kuralı. Sadece insanlar değil şehrin her karışının nefes almasıdır. Şehir insanların aynası olmalıdır. Tarihin aynası, geleceğin ışığı olmalıdır.

            Bir kez daha burada tekrarlamakta fayda var. Evliya Çelebi Tokat için başka bir şehre biçmediği payeyi biçmiş; Âlimler konağı, fazıllar yurdu, şairler yatağı. Sormak isterim, bu ifadelere Tokat’ın neresinde rastlıyoruz? Şehrin her yerinde görmemiz gereken bu güzel vasıflara ne yazık ki birkaç yapının içinde ancak köşede bucakta rastlıyoruz.

            Neden Gülen Şehir?

            Terminaller şehirlerin kapısıdır. Şehre gelen kişi ilk olarak terminali görür. Şehirle ilgili ilk intibaları terminalde başlar. Tokat’a ilk kez gelen birinin gördüğü “Gülen Şehir” ifadesi nasıl izah edilir ben bunu yıllardır başaramadım. Gülüyoruz ama neden? Bizim elimizde “Alimler Şehri”, Fazıllar Şehri” ve “Şairler Şehri” gibi üç paha biçilmez değer var. İlk iş olarak buradan başlamalı değişim.

            Çok gülmek kalbi karartır. Biz gülmek yerine birbirinden değerli alimlerimizle, fazıllarımla, şairlerimizle anılalım. Bunlar şehrimizi daha da yüceltir. Bu şehrin adı neden kültürüyle, sanatıyla duyurulmasın ki. Okuma salonlarıyla, okuma, yazma faaliyetleri milli eğitim kanalıyla hız kazandı. Gönül ister ki daha güzel şeyler olsun. Mesela, Türkiye çapında kitap fuarı alimler konağı Tokat’ın hakkıdır.

            Kitap fuarları şehirlerin dışarıya açılan penceresidir. Kültürel hareketliliktir. Sanatsal zenginliktir. Tokat ki başlı başına canlı bir kültürel mirastır zaten. Elimizde taş duvarların arasına gizlenmiş o kadar büyük hazinelerimiz var ki. Şiir tadında, tarih sayfalarından kopup gelmiş, capcanlı içimizde yaşayan değerlerimiz.

            Umut etmek iyidir. İnsanı canlı tutar. Bu şehri seven ve ilhamını bu şehrin her karışından alan biri olarak güzel şeyler olsun istiyorum. Bunu istemek elbette benim hakkım. Çünkü bu şehri her şeyiyle yaşamak istiyorum. Yeşilırmak adına yakışır güzellikte aksın, eski sokaklarımız canlansın ve bizi bağrına bassın.

            Başkan olmak vizyon işidir. Ben bu yüzden başkan olacak kişinin mesleğinden çok vizyonuna dikkat ediyorum. Mesela başkanların illaki inşaat sektöründe olmasında ısrar edenleri de anlayabilmiş değilim. Belediyecilik demek sadece kazma kürek sallamak değildir.  Şehri her açıdan imar etmektir. Bununda meslekli değil yöneticilikle ilgisi vardır.

            Köprüler yapılır, yollar inşa edilir, parklar ve bahçeler açılır. Bunlar zaten olması gereken çalışmalardır. Önemli olan şehrin kapılarını herkese açmak ve şehrin adını güzel çalışmalarla duyurmaktır. Bunun gerçekleşmesi, şehrin büyümesi demektir.

 

            Zaman geçiyor, yeni senaryolar hayatımızın içinde yer alıyor. Bize kalan beklemek. Bekleyip göreceğiz.