FIRAT ÜNİVERSİTESİ ÖĞRENCİLERİNİN SORULARINA VERDİĞİM CEVAPLAR

26 Mart 2014 tarihinde Tokatlı olan Fırat Üniversitesi Matalurji ve Malzeme Mühendisliği Öğrencisi Mustafa Rahmat Aydın’ın davetlisi ile Fırat Üniversitesi IEEE kolunun “Geleceğine Yön Ver” isimli kariyer günlerinde konuşma yapmıştık. Sorulan soruları orada cevapladık. Başkaları da faydalansın diye burada da paylaşmak bizlere mutluluk veriyor.

SORU- İşitme engelli bir Kişisel Gelişim yazarı olarak bu yola teşvik eden ve bu öğrenme azminizi neye borçlusunuz?

CEVAP-Bu yola teşvik eden şey, önce bizlerin duymadıkları şeyleri okuyarak öğrenme ve genel kültürümüzün artması ile insanlara faydalı olma isteğimizdir ve bunda da başarılı olduğumuzu görmekle mutluluk duyuyorum. Bu öğrenme azmimizi ise boş konuşan insanlardan uzak kalarak güzel bilgiler veren kitaplardan faydalanmak ve okumanın en büyük ibadet olduğuna inanmamızdır.

            SORU- Kariyer hedefinizi neye göre seçtiniz?

CEVAP- Kitapları okunan, dergi gazete ve internet yazılarından faydalanılan ve sık sık üniversite ve liselerde konuşmalara davet edilen bir yazar olmak benim kariyer hedefimdi ve bunu da başardığımı söyleyebilirim ve bu yolda yürüyorum. Bugün buraya davet etmeniz de kariyer hedefimde bir basamak teşkil etmedi mi sizce?

SORU-Genellikle toplumla ilişkinizi, kendiniz mi sağlıyorsunuz? İletişiminiz nasıl oluyor?

CEVAP- Toplumla iletişimimi kendim sağlarım evet. Muhatabım dudaklarını güzel hareket ettirirse dudak okuruz. İşaret dili bilenle işaret ve parmak yazısı ile anlaşırız. Tam anlatamayan da yazarak anlatır ve iletişimimiz olur. Çok insan işitme engellilerle rahat iletişim kurulmaz zannetmesine rağmen alıştıktan sonra iletişim çok kolay hale gelebiliyor.

            SORU- İşitme engelli bir insan olarak yaşamdan sıkıldığınız ve hiçbir şey yapmak istemediğiniz zamanda sizi tetikleyen ve gücünüzü toparlayan ne oldu?

CEVAP- İnsanlardan sıkıldığım zamanlarda her zaman kitaplarıma, gazete ve dergilere dalarak insanların verdiği sıkıntılardan kurtulurum ve hayatımın kolaylaşmasını her zaman bu okuma sevgimiz sağlar.

SORU- Çoğu işitme engelli insan konuşamıyor. Siz bunu nasıl başardınız? Size yardımı en çok dokunan şey neydi?

            CEVAP-  Çok kitap okumamız ve insanlar ile iletişimimizi kesmememiz bizlerin konuşmasını düzgün hale getirmesini sağladı. Güzel konuşma üzerine gazete, dergi yazıları ve kitaplarını okumak ve okuduklarımızı da uygulamak insanın güzel konuşmasına sebep oluyor. Tabii ki olumlu düşünmenin de bunda payı var.

            SORU- Merhaba, sınıf öğretmeni adayıyız. Sınıfımızda engelli öğrencilerimiz olacaktır. Onlara nasıl yaklaşmanız gerekiyor? Teşekkür ederim.

CEVAP- Engelliler sınıfta öğretmenin onu dışlamadan sevmesini ve derse katılımı konusunda öğretmenin onunla diğer öğrenciler gibi ilgilenmesini ister. Yani engelli öğrenciyi gerçek manada severek ve diğer öğrencilerden ayırmayarak, onların derse katılımı konusunda destek olmanız engelli öğrencinizi mutlu eder elbette.

            SORU- Okuma yazma bilmeyen işitme engelliler işaret dilini sonradan öğrenebilir mi? Bu ne kadar zaman alır?

            CEVAP- Öğrenebilir. Neden olmasın? Bunun zamanı da olmaz. Öğrencinin öğrenme isteği ve zamanına bağlı olur. İsteyen hafızasında tutan bir ay gibi zamanda bile öğrenebilir işaret dilini bu konuda usta bir insandan yardım alırsa kolay olur.

            SORU- İyi günler, Özellikle katılımınız ve konuşmalarınız için teşekkür ederiz.  İşitme engelli arkadaşlarımız sesi duymadığı için konuşamaz değil mi? Konuşma sansı var mı?  Ayrıca siz önceden sesleri kavradığınız için mi konuşuyorsunuz? Çok teşekkür ederim.

            CEVAP- Konuşmayı öğrendikten sonra işitme engelli olanlar normalde konuşur ama konuşmanın güzel olması için ve gelişmesi için insan kendini eğiterek okumayı sevmeli. Kelime hazinesi güçlü olsun. İnsan okumayı severse ve konuşmasını düzeltmek için kendi kendine çaba harcarsa konuşması da bozulmaz ve gelişir tabii ki.

SORU- Bilgisayar Öğretmenliği öğrencisiyim. Engelli öğrencilerin teknolojiye yaklaşımı nasıldır?

            CEVAP- Görme engelliler ve işitme engelliler bilgisayar sayesinde görüntülü ve sesli programlar ile anlaşılmaktalar ve bilgisayar teknolojisinden gerçek manada çok faydalanıyorlar. Bu konuda bilgisayarı çok iyi kullanan engellilerin hayatı da kolaylaşıyor zaten.

            SORU-Merhaba, siz alkol ve sigara kullanan arkadaşlardan uzak kalmamızı söylediniz. Ama alkol ve sigara kullanıp da başarılı olan pek çok arkadaşımız var. Onlara karşı önyargılı yaklaşmadınız mı?  Önemli olan önyargıları yıkmak değil midir?

            CEVAP-  Ben içki sigara kullanan arkadaşlarımızın bu alışkanlıkları bizlere de empoze etmelerine müsaade etmediğimi ve sevmediğimi söyledim. Alkol ve sigara zararları insanın kendisine. Ama bu alışkanlıkları da başkalarına alışmaları için ikram etmek de doğru değil tabii ki. Muhatabımızın sevmediği şeyleri sürekli olarak ona yapmasını söylemek de ona karşı saygısızlık olur değil mi ama. Okumak gibi güzel alışkanlıkları arkadaşlarımıza kazandırsak daha güzel olmaz mı?

SORU- Geldiğiniz için çok teşekkür ederim. Toplum olarak engelli insanlarımıza karşı duyarsız olduğumuz bir gerçektir. Günlük hayatta yaşadığınız sıkıntılar nelerdir?   Sizlere gelip de bir sıkıntınız var mı? Neye ihtiyaç duyuyorsunuz diye kim soruyor? Devletimiz gerekli sorumlulukları yapıyor mu sizce? Çok teşekkürler.

            CEVAP- Kimse bize isteklerimize sormuyor. Biz bir şey istemeye gittiğimizde de devletimizi temsil eden görevliler bizi kibarca “işiniz hallolacak” diyerek baştan savıyorlar ve işlerimizin çoğu o insanlar isterse çözülecekken çözülemiyor. Ama bizleri lafta sevdiğini söyleyenler çok oluyor ve bende o tür insanlardan uzak kalmaya gayret ediyorum. Yalan söyleyerek günaha girmesinler diye. Gerçekten toplumumuz bizleri ciddiye alıp da isteklerimizin neden olmadığını da güzel anlatsalar işlerimiz ve isteklerimiz olmasa da neden olmadığını da bileceğimiz için içimiz rahat eder de görevlilere karşı da önyargılarımız yok olur. Ama baştan savıldığımızı, ama sonra da işlerine gelince bizi sevdiğini söyleyen yöneticilere sadece onlar adına acımak geliyor içimizden.