ERBAA HES PROJESİ'NİN DURUMU

Hamdi ERTÜRK

Makine Mühendisi

 

            Erbaa ve Niksar Ovaları Karadeniz Bölgesi’nin Çukurovası’dır. Bu ovalar ise çok değerli olan Kelkit Vadisi’nde yer almaktadır.

            UNESCO tarafından, Türkiye’de Küresel Isınmadan etkilenmeyecek bölge olarak tescil edilen Kelkit Vadisi’nde, Erbaa, Niksar, Reşadiye, Koyulhisar hattı üzerinde 20’ye yakın HES Projesi’nin (Hidroelektrik Santralı) hayata geçirilmesi için 2008 yılından beri çalışmalar başlatılmıştır.

            Erbaa HES Projesi için yapmış olduğum araştırma ve incelemeye ait detayları aşağıda belirterek, değerli okurlarımla ve yetkili makamlarla paylaşmak istiyorum.

ERBAA HES PROJESİNİN DETAYLARI

            Erbaa HES Projesi’nin uygulanacağı Kelkit Vadisi’nde, arazi yapısı uygun olmadığından, baraj ve elektrik santralının inşa edileceği bölgeye kadar, yaklaşık 60 Km uzunluğunda beton kanallar ve ayrıca bir çok tünel inşa edilmesi gerekmektedir. Bu durumda proje maliyeti çok yüksek olacaktır. Ayrıca inşaatların bitirilme zamanı çok uzayacaktır. Bu yüzden, yanlış yer seçiminden dolayı, esasen kısıtlı olan devlet bütçesini çok zorlayacaktır.

HES PROJELERİ HANGİ ARAZİ YAPISINDA UYGULANMALIDIR?

            Ülkemizde bugüne kadar inşa edilen baraj ve hidroelektrik santralleri, suyu bol olan ve nehir yatağının fazla meyilli olduğu yerlerde ve ayrıca arazi kod farkının yeterli olduğu bölgelerde inşa edilmiştir. Bu suretle ırmak yatağı değiştirilmeden, beton kanallar ve tüneller yapılmasına gerek kalmadan projeler uygulanmıştır.

            Bundan böyle ülkemizde inşa edilecek HES Projelerinde bu önemli kurala uyulması gereklidir.

ERBAA HES PROJESİ’NİN ÇEVREYE VERECEĞİ ZARARLAR

            Erbaa HES Projesi Çevre ve doğal denge için yıkım olacaktır.

1)Niksar ve Erbaa ilçemizin can damarı olan Kelkit Irmağı yatağından su akmayacağından dolayı kuruyacak, ırmağın çevresinde bulunan çok büyük bir vâdi susuz kalacak, kuraklık başlayacak ve ekolojik denge bozulacaktır. Bu yüzden tarım yapılan arazilerde üretim olmayacaktır. Dolayısıyla vadilerde susuzlaştırma, sonrasında sosyal yaşamın son bulacağı, insansızlaştırmayı beraberinde getirecektir. Hayvancılık çökecek, tarım alanlarının yok olduğu bölgelerde göç ve işsizlik had safhaya ulaşacaktır. Bölge ekonomisi çöküşe girecektir.

Kelkit Irmağı  kuruyacağından, su döngüsü değişecek, yer altı ve yer üstü su dengeleri ve kalitesi olumsuz etkilenecek, kuraklık baş gösterecektir. Bölge ekolojisinde önemli değişimler oluşacak, yumuşak iklim yapısı sertleşebilecektir.

2) Proje uygulamasında, bölgede binlerce ağaç kesilecek ve bunun sonucunda çok büyük topraklar heyelanla Irmak yatağına dökülerek kaybedilecektir.

Ayrıca beton kanallar yapılırken, baraj ve santral inşa alanında ormanlarımız kaybedilecek ve doğal denge bozulacaktır.

3) Yaklaşık 60 km uzunluğunda beton kanallar yapılacağından, (yaklaşık 15 milyon ton civarında toprak çıkartılacaktır) bölgedeki büyük tarım alanları kaybedilecektir.

4) HES kurulduktan sonra Erbaa Ovasını sulayan sağ ve sol sahil sulama kanallarına su verilip verilmeyeceği veya verilecek su miktarının sulamaya yetip yetmeyeceği belli değildir. Zaten küresel ısınmanın da etkisiyle ırmaktaki su miktarı yarı yarıya azalmış bulunmaktadır.

SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI VE HALKIMIZ ERBAA HES PROJESİNE KARŞI

            Ülkemizde HES Projelerinin bir kısmının çevre ve doğal denge için yıkım olacağını iyice kavramış olan toplumumuzda, çevre bilinci oluşmuş bulunmaktadır. O yüzden gerek halkımız, gerekse STK (Sivil Toplum Kuruluşları) bu konu üzerinde duyarlı olmuşlar, hassasiyet göstermişler ve bu projeye karşı olduklarını beyan etmişlerdir.

HES PROJELERİNE YÜRÜTMEYİ DURDURMA VEYA İPTAL KARARLARI

            Ülkemizde sayıları 1700 dolaylarında küçüklü büyüklü HES Projeleri için EPDK’dan (Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu) Lisans alınmış, ancak buna karşın neredeyse tümüne dava açılmıştır. Buraya kadar gelinen süreçte ise, tümüne yakınına yürütmeyi durdurma ya da iptal kararı çıkmıştır.

            Eğer ülkenin herhangi bir köşesinde, benzer gerekçelerle mahkemeler bu projeleri tek tek iptal ediyorsa, bu projelerin yanlış olduğunu anlamak için daha fazla düşünmeye de gerek olmadığı inancındayız. Elbette ülkemiz, enerjiye olan talebi karşılama noktasında, ülkenin potansiyel ve yerli kaynaklarını kullanmalıdır. Ancak bunu yaparken, yüzyıllar boyunca size hizmet etmiş doğayı ve çevreyi de korumanın amaçlanması gerekmektedir. STK’ların üzerinde sıklıkla durduğu nokta, çevre-enerji etkileşiminin iyice irdelenmeden, bu tip projeleri değil hayata geçirmek, lisans dahi verilmemesi gerektiği yönündedir.

ALTERNATİF ENERJİ KAYNAKLARI

            Ülkemizde artan enerji ihtiyacımızı karşılamak için, yerli, yeni ve yenilenebilir enerji kaynaklarımız vardır.

a)      Kömürle çalışan Termik Santrallerin iyileştirilmesi, kapatılanların açılması ve yarı kapasiteli olarak çalıştırılanların tam kapasiteye çıkarılması. Ülkemizde 250 yıl yetecek kömürlerimiz vardır.

b)      Bol güneş alan ülkemizde, Güneş Enerjisi ile elektrik üretebiliriz.

c)       Kuvvetli rüzgarlara sahip bölgelerimize, Rüzgar Santralleri kurarak enerji elde edebiliriz.

d)      Ülkemizin bir çok bölgesinde bulunan kaplıcalarda sıcak su kaynıyor. Buralarda Jeotermal Enerji’den yararlanabiliriz.

e)      Denizlerin kıyısında GEL GİT enerjiden yararlanabiliriz.

f)        Sahip olduğumuz Toryum ve Uranyum madenlerini çıkarıp, bunlarla çalıştırılan Nükleer Enerji Santrallerini kurabiliriz. Değişen ve gelişen yeni teknolojileri kullanarak, her türlü güvenliği sağlayıp, çevreye hiçbir zarar vermeden bu enerjiyi kullanabiliriz. Yeni teknolojilere göre, Radyoaktif Atıkları depolamak suretiyle çevreyi koruyabiliriz.

Konu ile ilgili şiirimi aşağıda takdim ediyorum.

Hoşça kalınız…

                        DOĞA VE ÇEVREMİZİ KORUYALIM

            Yeşil ağacı keserek,

Doğa’yı öldürmek neden?

            Korumak yaşatmak varken,

            Ormanı yok etmek neden?

 

            Allah’ın Lütfûdur bu doğa,

            Bak! Nimetlerdeki bolluğa!

            Tadıyorsun hep doya doya,

            Doğa’yı mahvetmek neden?

 

            Ormanlarımız yok olmasın!      

            Geleceğimiz kararmasın!

            Güzel ülkemiz çöl olmasın!

            Ekolojik tahribat neden?

 

            Çevreyi koruma bilinci,

            Öğretelim çevre bilimi,

            Aşılansın çevre sevgisi,

            Yılların ihmali neden?

 

            Oksijen kaynağı ormanlar,

Yağış düzenini ayarlar,

Verimli toprağı  tutarlar,

Ormanları koruyalım!

 

Gelecek  nesiller için,

Sağlıklı yaşamak için,

Cennet gibi bir dünya için,

Çevremizi koruyalım!

 

            9.7.2010 Tokat

            Hamdi ERTÜRK