SÖZ DİNLEMEK

Son zamanlarda yaş olarak bizden daha büyük arkadaş veya akrabalarımız ile sohbetlerde dikkatimi çekti. Akraba ve arkadaşlarımızdan yaşça büyük birkaç kişi bana “Sen benim sözümü dinlemiyorsun” dediler.

Düşündüm de, aklımda birçok soru kaldı.

Ben arkadaş ve akrabalarımın çocuğu muyum ki onların her sözünü dinleyeyim?

Kendi çocuklarına veya kendisinden küçük kardeşlerine bile söz anlatamayanlar neden bizlere “Sen sözümü dinlemiyorsun!” der?

Bizden yaşça büyük olanlar her zaman bizlerden daha mı akıllı, daha mı bilgilidir ki, bizler onları dinlemek zorundayız?

Eğer yaşça büyük olanların sözü dinlenecek olsa küçükler her zaman sussun en yaşlıları en güzle yerlere getirelim olsun bitsin. Öyle mi diyelim?

Doğruları söyleyemeyeceksek ve yaşça bizden büyük olanlara bildiklerimizi “aman bizi azarlamasınlar” diye anlatamayacaksak o zaman da kendimizi inkar etmiş olmaz mıyız? Bizi ciddiye almayan insanı bizim ciddiye almamız ne kadar doğru?

Bize değer veren insan gerçekten de onun her sözünü dinlemek ve uygulamak zorunda olduğumuza inanır mı? Bize değer vermek demek bizi azarlamak anlamına mı gelir? Yaşça büyükler bizi azarlamak hakkına sahip midir?

Bunları düşündüm de birkaç gün boyunca, karşısındaki insana değer vermeyen insan herkesin kendisini dinlemesini hemen uygulamasını ister. Halbuki kendine değer veren insan karşısındaki insana da değer verse “beni dinlemiyorsun” diye şikayet ve sitem etmez ve doğru bildiklerini sadece anlatır ve karşısındaki insanın değerlendirmesine bırakır. Çünkü herkes sadece kendisinden sorumludur.

Çocuklarına, eşine ve kardeşlerine laf anlatamayan insan karşısındaki insana “beni dinlemiyorsun?” diye soracağına “ben sözümü neden dinletemiyorum?” diye, neden etkili olamadığını kendisine sorsun. Hatta kendisini de suçlamaya gerek yok. Doğru bildiklerini anlatsın. Dinleyen dinler dinlemeyen ise kendi bilir. Mevlana der ki “Bizi bilen bilir. Bilmeyen de kendi bilir”

Bunları düşündüm de, biz de başkalarına sözüm geçsin diye heves eden ne çok insan var. Başkaları hep bizi dinlesin, biz başkalarına empati yapmasak da olur, biz bilgiliyiz, biz büyüğüz diye geçinen küçük insanlar ne kadar da çok toplumda. Kendisine “ben acaba neden etkili olamıyorum da sözüm dinlenmiyor?” diyeceğine “beni dinlemiyorsun” diye karşısındakini suçlayan insanlar da hep kişilik sorunları görüyorum. Karşısındaki insanı bir koyun gibi görerek kendisine itaat etmesini beklemek ancak acınacak insanların işidir.

Başkaları ile diyaloglarımızda kullandığımız kelimelere dikkat etmezsek hastalıklı kişiliğimizi ele vererek ele güne rezil olmasak da çelişkili kişiliğimizle çevremize verdiğimiz güven de sarsılır.

 

Buna dikkat edelim diye bu yazımı sizinle paylaşayım dedim.