Sakallı Nurettin Paşa Seçimi

Seçimler ve Ahlak

 

Sakallı Nurettin Paşa Seçimi

 

Her milletin bir medeniyet kültürü vardır. Medeniyetler kendi içinde farklı kültürleri oluşturur. Her kültür içinde de farklı hayat tarzları vardır. Batı medeniyeti, İslâm medeniyeti gibi büyük medeniyetler vardır. Mesela, İslâm medeniyeti içerisinde Arap kültürü, Türk kültürü ve Uzak Doğu kültürü gibi farklı kültürler vardır.

Türk kültürü de kendi içerisinde farklılıklar gösterir. Geleneksel Türk örf ve adetleriyle beslenenler olduğu gibi, Arap ve batı kültür ve medeniyetiyle beslenenler de vardır. Bu değişkenlik hayat tarzı, düşünce ve ahlak anlayışı üzerinde farklılıklar yaratır. Bu farklıklar bazen bağnaz anlayışlara da yol açabiliyor. Bu bağnazlık, gören gözleri kör edebiliyor. Büyük sorunlar da yaratabiliyor.

İnsanların değer yargıları ve ahlak anlayışları arasında farklılıklar oluşabildiği gibi… Bu farklılıklar bazen rahatsızlıklar da meydana getirebiliyor.

30 Mart 2014 yerel seçimleri Türk halkı arasında kopma yaratacak anlayış farkları yaratıldığını göstermiştir. Hükümetin 12 yıllık iktidarı Türk halkının genetiğini bozmuş ve ahlak anlayışında farklılıklar oluşturmuştur.

Mesela toplumda, “İnsanlar yolsuzluk etsinler ama çalışsınlar…  Varsın yolsuzluk etsinler… Onlar benim dinimden…  Aldıklarını hayır için kullanacaklar… Alınları secdeye geliyor yaEskiden onlar yiyordu, biraz da bunlar yesinler.”yargıları oluştu. Allah’a şirk koşmalar, Kur’ân ayetleri ve hadislerle dalga geçmeler de alkışlarla karşılanır oldu bu toplumda…

Mesela: Tarihte Sakallı Nurettin Paşa Seçimi vardır. M.Uluğtekin Yılmaz Köşesinde bu konuyu güzel işlemiş:

“Dünya da Türk milleti kadar, dinine içten, gönülden bağlı, bir başka milletin var olduğunu sanmıyorum. Bizler eski dinimiz olan “Atalar ruhu, Gök Tanrı İnancı”nı taşırken de saygılıydık. O dinimizden vazgeçmemek için de 70 yıl (670-740) Araplarla savaştık; çok büyük katliamlara uğradık. 8.Yüzyılın sonlarında İslâm dinine geçince, bu dinimize yaptığımız ulu hizmetlere de tarih tanıktır.

Türkler samimi dindarlar topluluğudur. Ama ne var ki; milletimizin bu güzel özelliğini, kimi kişi ve gruplar kendi çıkarları için rahatça kullanabilmektedirler. Çünkü din, Türk’ün “Bam teli”dir. En duyarlı noktasıdır. Ona şefkatle dokundun mu, sana teslim olur. Özellikle kimi siyasetçiler, masum insanlarımızın “Bam teli” olan inançlarını tetikleyerek, onların iradelerini teslim alabilmektedirler. İşte bu çirkin oyunun, Cumhuriyet tarihimizdeki ilk örneğini (Sakallı Nurettin Paşa) verdi. Nurettin Paşa olayı, Cumhuriyetin kuruluş aşamasında Türk milletinin dini duygularının istismar edilerek aldatılmasının, belgeli ilk örneğidir.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ümüzün Nutuk’un da eksik bulunabilir; ama belgesiz ve geçek dışı bir sözcük bile bulunamaz. Atamız Nutuk’un da, Nurettin Paşa örneğiyle bizleri adeta uyarmaktadır.

Birinci Ordu Komutanı Nurettin Paşa, doğduğu yeri olan Bursa’dan bağımsız Milletvekili (Mebus) seçilmek için uğraşır ama seçilemez. 1924 yılı ara seçimlerinde yine Bursa’dan bağımsız Milletvekili seçilmek ister. Bu kez işi sıkı tutar. Propaganda çalışmaları için ‘Hâl Tercümesi’ (öz geçmişi)ni anlatan bir broşür yayımlar. Bu broşürde, kendisinin başarmadığı konuları, sanki tek başına başarmış gibi anlatır… Broşürünün kapağında şu sözler yer alır. “İzmir fatihi, Afyonkarahisar ve Dumlupınar Savaşlarının galibi Gazi Nurettin Paşa Hazretleri’nin hâl tercümesi…” Kapaktaki bu cümle bile, broşürün içindeki gerçek dışı sözleri anlatmaya yeter derecededir. Ama Atatürk’ümüz genç nesillere örnek olsun diye; broşürde halkı aldatmaya yönelik her cümlenin, her sözcüğün gerçek cevabını Nutuk’ta tüm ayrıntılarıyla bıkmadan verir. Bu yalan dolu broşüründe Nurettin Paşa daha da ileri giderek, kendinin Peygamber soyundan geldiğini anlatmaya çalışır. Paşa, “Kûtülamare’nin kuşatıcısı, Bağdat’ın savunucusu, Yemen, Selmanpâk, Batı Anadolu, Afyonkarahisar, Dumlupınar, İzmir Savaşları galibi ve İzmir Fatihi” gibi gerçek dışı sözlerinden sonra milletin “Bam Teli”ne broşürde şu sözlerle vurur.

Nurettin Paşa, Irak cephesinde iken yerli halk tarafından kendisine verilmiş bulunan, Peygamber Hazretlerinin Kerbelâ’da yatan torunu İmam Hüseyin Hazretleri’nin mübarek kılıcını taşımakla şeref duymaktadır.”

Bu sözlerin bitiminde Atatürk’ümüz Nutuk’ta şöyle der:

Efendiler bu ne lâftır! Kerbelâ, Peygamber’in torunu, imam, mübarek kılıç, şeref duymak gibi, cahil takımının hoşuna gidecek lâflarla milleti kandırma politikasını benimseyenler, artık insaf etsinler! Millet de dikkat ve uyanıklığını artırsın!”

Nurettin Paşa Bursa’dan (1924-1925) ara seçimlerinde iki kez seçilir ama Meclis’te barınamaz; istifa eder!

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, 30 Mart 2014’te bir seçim yaptı. Başkentin kenar semtlerindeki sokaklarından geçen parti araçlarını günlerce takip ettim. ‘Başarılı partinin’ seçim araçlarından sokaklara, pazarlara yayılan bir ses vardı. O ses seçim aracından Allah’a yönelik bir yakarıştı…””Ey sevgili, ey sevgili.” diye ağlamaklı biçimde, liderin sesiyle kulaklara yayılıyordu. Pazardaki kadınlar ağlıyordu…

 

Türkiye, ‘seçimin’ kutlu olsun!”