Sözde Değil Özde Yönetici

Sevgili genç yönetici dostum,

Sana gelen insanlarla sohbet ederken bir şeye çok dikkat etmeni önereceğim. Konuşurken kelimeleri çok özenle seç. İnsanları arkalarından övgü ile anarken bile dikkat et. Sen başkalarından övgü ile bahsettiğini ve sevgisini kazandığını zannederken onlar sana belki de kızıyorlardır. Çünkü bazı insanlar özü ve sözü bir olmayan insanı sevmezler ve kendisinden övgü ile bahseden ama kendine yardım etmeyen insanı ciddiye almazlar.

Sevgili genç yönetici dostum,

Ben de sadece bizleri lafta seven ama bizleri imkanları ölçüsünde desteklemeyen “Yapacağım, edeceğim” deyip de yapmayan, etmeyen insanlara ne saygı duyarım ne de sevgi beslerim. Çünkü insan sözleri ile değil özü ile yani sözünü tutması ile değer kazanır.

Sevgili genç yönetici dostum,

Geçmişte on yıllar boyunca yöneticilik yapmış insanların anılarını okursan göreceksin ki çoğu ”keşke bu kadar vaad etmeseydim, keşke söz verdiğim zaman sözümde dursaydım” diye içten pişmanlık duyan anıları ile karşılaşacaksın. Gerçekten de ilerde sen “keşke...” diye başlamayan anılar anlatmak istemiyorsan özde ve sözde aynı adam olmaya bakarsın.

Canım sevgili genç yönetici dostum,

Ben de geçmişte yönetici dostlarımı ziyaret ederdim. Herkes çiçek götürürken ben kitap götürürdüm. Okusunlar ve okuduklarını da uygulasınlar diye. Kitaplar hep liderlik ve iyi yönetici olmak ile alakalı olurdu. Çünkü ben kitabı çok sever ve okuyarak okuduklarımı uyguladığım zaman, kimseye yalakalık yapmadan Allah’a dayanarak yaşanabileceğini öğrenmiştim. O yöneticileri de öyle sanarak her ziyarette kitap götürürdüm. Bana “ne güzel bu kitaplardan şöyle 50 veya 100 tane satın alalım da okullarda dağıtalım. Siz de öğrencilere tecrübelerinizi paylaşın, bizler de gelerek konuşmalarınızı dinleriz. Bu kitaplar çocuklara faydalı olsun.“ derlerdi.  Aslında demezlerdi de ben önerince “oo ne kadar güzel öneri hemen not alayım, yapalım edelim.” derlerdi. Ben samimiyetle buna inanırdım. Ama bu iş hiç olmazdı yani. Tabii ki bu tutumları da benim onlardan uzaklaşmama ve ziyaretlerimi azaltmama ve sonrasında da kesmeme sebep oldu. Ama onlara rastlasam beni ne kadar çok sevdiklerini, beğendiklerini hem bana hem de başkalarına anlatırlardı. Ben içimden “keşke beni boş yere övmeseler de kendilerini yıpratmasalar” diye geçiririm. Çünkü ben övgüler değil icraatlar beklerim yöneticilerden. Senin de bu yöneticilerden olmamanı ve özünde ve sözünde biri olmanı bu yüzden isterim.           O yüzden vaad ederken yapamayacağın şeyleri vaad etme! Bunun sana zarar vereceğini düşünerek söylüyorum.

Sevgili genç yönetici dostum,

Yönetici herkese olumlu konuşmak zorunda değil. Yapamayacağı şeyleri vaad etmek yöneticiyi sorumluluk altında bırakır ve yapamayacağı şeyi çok vaad eden bu sorumluluklar altında boğulur ve sonrasında da “Keşke yapmasaydım” diye başlayan anıların oluşmasına sebep olur. Bu yüzden seni sevdiğim için bunları yazıyorum. Bunları sevdiğim herkese anlatıyorum ama sana bir başka anlatıyorum, anlasın diye!

Sevgili yönetici dostum,

Bizi biz yapan mevki ve makamlarımız değil de sözümüzde durup durmadığımızdır. Yani sözünde duran insanlar her zaman iz bırakırlar ve bu izler asırlarca da devam eder. Bol vaad eden ama uygulamayan insan ise unutulur ve arkasında kızgınlıklar bırakır. Sen ise sevgiler bırakarak ayrılan bir yönetici olarak kalbimize ve tarihe iz bırak. Bunun için sana bunları anlattım.

 

Başarılar dilerim sana.