Çağlar Cantepe...

Gaziosmanpaşa Üniversitesi

Psikolojik Danışmanlık Bölümü Öğrencisi

Çağlar Cantepe:

“Bir İnsan Ne Kadar Çok Kitap Okursa

Zihni O Kadar Çok Çalışır.

Bu Yüzden Ben Kitap Okumayı Çok Severim.”

 

SORU- Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

ÇAĞLAR CANTEPE-Kısaca kendimi tanıtacak olursam 21 yaşındayım. Iğdırlı bir ailenin ilk çocuğuyum. İstanbul’da doğup büyüdüm. İlköğretimimi Haznedar Abdi İpekçi okulunda tamamladım. Lisenin ilk yılını Iğdır’daki İMKB Kazım Karabekir Anadolu Lisesinde sonraki yıllarını İstanbul’daki Osman Ülkümen Lisesinde tamamladım. Şu an Gaziosmanpaşa Üniversitesinin Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık bölümünün 3. sınıfındayım.

SORU- Neden PDR, neden Tokat?

ÇAĞLAR CANTEPE- Öncelikle lisenin son yılının başlangıcında hukuk fakültesi düşüncesiyle yola çıkıp ona göre çalışmalarımı yaptım. Hangi alanda zeki olduğumu fark edip elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım. Sürecin sonunda sınavdan iyi bir derece alarak tercih dönemine elim güçlü girdim. Hukuk olmasa da PDR’nin geleceği ümidi beni hem sevindiriyor hem mutlu ediyordu. Sıralamayı en yüksek puandan en düşük puana doğru yaptım ve 7. Tercihim Tokat geldi. Önceden araştırmadım ama şimdi gayet memnunum.

SORU- Bize ailenizden bahseder misiniz?

ÇAĞLAR CANTEPE- Ailem ilk başta da dediğim gibi Iğdırlı. Doğu kültürüyle yetişmiş sonradan İstanbul’a göç etmişlerdir. Babam tekstil annem ise güvenlik görevlisi olarak çalışmaktadır. Kardeşim 10 yaşında olup ilkokul 4. sınıfta okumaktadır.

SORU- Üniversitedeki öğrenciler genellikle çekingen siz ise gelişimi seven insanlarsınız bunun size faydası nedir?

ÇAĞLAR CANTEPE - Üniversitedeki öğrencilerin bazıları ailesinden ilk defa ayrılıyorlar bazıları ise güvenme konusunda daha hassas olabiliyorlar ve bu da ister istemez çekingenliğe yol açabiliyor. Ben ilk Tokat’a geldiğimde lisedeki yıllarımın aksine daha girişken ve daha gelişimci bir insan olmayı kafaya koymuştum. Çünkü lise yıllarımda bazı şeyleri başarmış olmama rağmen insan iletişimi konusunda daha az duyarlıydım ve bu gelişim göstermeme engel oluyordu. Şimdi ise bunun farkındalığı var aynı zamanda bu konuda kendimi geliştirmek için çaba sarf ediyorum daha çok okuyup hayatı daha anlamlı yaşıyorum. İnsanlarla daha az tartışmaya giriyorum. Daha düzenli ve güzel diksiyonla konuşuyorum. Bu gelişim sürecine ben bir şeyleri başarmak olarak bakıyorum. İnsan geliştikçe başarır başardıkça daha mutlu olur.

SORU- Kitap okur musunuz? Okuyorsanız gelişiminize etkileri?

ÇAĞLAR CANTEPE-Kitap çok önemli bir nesne hayatımız için. Neden mi? Şöyle başlayalım.

İnsanın hayal dünyası çok geniştir ve insanın bu hayal dünyasını geliştirebilecek düşüncelerinin artması kitap okumasına bağlıdır. Bir insan ne kadar kitap okursa o kadar çok zihnini çalıştırır. Çalışan zihin daha çok düşünür daha çok hayal eder.

İnsanlar bazen yalnızlık duygusuna kapanır, kendi yaşadığının dünyada eşi benzeri olmadığını düşünür ve bir nevi depresyona girer. Kitaplar insanların tek olmadığını, bazı duyguların evrensel olduğunu öğretir. Bizler de bu sayede kaderciliğe kızmaz ve içimize bir ayna çekildiği için daha rahat ve huzurlu oluruz. Çünkü insan tek olmadığını düşünmeye başladığında daha az stresli olur.

Kitaplar kelime hazinemizi arttırır daha iyi konuşmamızı sağlar ve düşüncelerimizi sağlamlaştırır.

Ve ben bu kadar önemli şeylerden bahsettiğime göre, tabi ki de kitap okuyorum. Gelişimime etkisini şu cümleyle açıklayım. Kitap okuyarak önce kendimi sonra çevremi sonra dünyayı tanıdım ve nasıl yaşanması gerektiğini de nasıl mutlu olunmasını gerektiğini de.

SORU- Lise yıllarınız ile Üniversitedeki yıllarınız arasında nasıl bir sosyal gelişim farkı görüyorsunuz?

ÇAĞLAR CANTEPE-Farkı yaratan bizleriz aslında imkanları nasıl kullanabildiğimiz asıl olan. Tabi ki gelişim görevleri açısından bakacak olursak üniversitede daha çok düşünürüz bazı şeylerin daha çok farkında oluruz kısacası daha olgun oluruz. Ben lise yıllarında kulüp bazında daha etkindim ancak o zamanki içe dönüklüğüm nedeniyle sosyal açıdan biraz geri kaldığımı düşünüyorum. Üniversitede geçen 3 yılım sosyal gelişimim açısından daha verimli oldu ve şuan kendimi sosyal açıdan daha gelişmiş hissediyorum ve bunu da başardıklarımdan daha iyi anlıyorum.

SORU- Bölümünüz, okulunuz ve Üniversitenizin gelişimi üzerine ne önerirsiniz?

ÇAĞLAR  CANTEPE -Kendi okuduğum fakülte benim gelişimimde çok önemli yere sahip. Hocalarım farkındalığımı arttırdı. Artan farkındalığımla gelişime açık yönlerimi kitap okuyarak geliştirdim ve öğrendiklerimi hayatta uygulamaya çalıştım ama bence asıl önemli olan insanın içindeki canın ne hissettiği neyin ne kadar farkında neyi ne kadar istiyor insan bunlara cevap verdikten sonra gelişim düzeyinde ilerlemeye başlar. Üniversite okul veya bölüm onun istediği derecede yararlı olabilir sadece derecesini artırabilir. Geri kalan bireyin düşündükleri ve başarma isteğinde yatar.

SORU- Gençler genelde yazmayı ve iletişimi sevmezler. Siz ise seviyorsunuz bunun size faydası nedir?

ÇAĞLAR CANTEPE- Bu genel bir kanı ve doğruluk payı da var. Peki gençler bunu neden sevmezler ona bakmak gerek. Yaşadığı kültür buna ne kadar izin veriyor? Çocukken istekleri ne kadar onaylandı ne kadar değerli görüldü en temel soru bu bence. Çünkü insanlar nasıl yetiştirildilerse maalesef çoğu zaman değişimleri daha zor olur. Onun için öncelikle bizler aileleri bu konuda daha çok bilinçlendirmeli, çocuğu sevmeyle ona değer vermenin farklı şeyler olduğunu öğretmemiz gerekir. Ben seviyorum ya da şöyle mi diyeyim, sevmeye başlıyorum. Daha önce bilinçlendiğimi söylemiştim ve bunun üzerine yeni katlar inşa ediyorum. Apartmanları düşünün temeli sağlamsa sonrasına kat yapmak daha kolay olur yoksa daha ne kadar uğraşırsak uğraşalım apartman çökecektir. Temeli sağlam yapmak da bizler kadar ailenin de görevi ve ben aileme bu yolla buradan teşekkür ediyorum temeli sağlamlaştırdıkları için. Hayatımda benim için çok önemli olan can dediğim, sevdiğim sayesinde çok güzel katlar inşa edildi. Anahtarları hazır. Teşekkür ederim.

SORU- KPSS hakkında ne düşünüyorsunuz, sizce nasıl bir sistem olmalı?

ÇAĞLAR CANTEPE -KPSS hakkında gerçekçi olmak gerekirse çok az düşündüm hem bölümüm ve sınıfımdaki genel kanı atanalım da gerisi bizi ilgilendirmez şeklinde. Doğruluğu yanlışlığı tartışılır ama benim düşüncem de şimdilik bu. Sisteme gelince; eleyici bir sistem daha faydalı olur bizim için. Puandan çok yeterlilik önemlidir. Bu düşündüğüm sistem ne kadar uygulanır, geçerliliği nasıl saptanır onu bilemeyeceğim ama daha faydalı olacağına eminim. (Dipnot: Mesleğimiz itibarsızlaştırılmasın, alan dışı atama yapılmasın.)

Soru- PDR okumak isteyen gençlere neler önerirsiniz?

ÇAĞLAR CANTEPE -Öncelikle mesleği seviyorlarsa okusunlar, o alanda yeterlilikleri yetiyorsa yapsınlar. Çünkü bizler çok önemli bir meslekte uğraşacağız, insanlara yardım edeceğiz ve faydalı olmak zorundayız. Zarar veremeyiz. Kendi gereksinimimizden çok onların gereksinimlerinin karşılanması önemlidir.

*Çok teşekkür ederim Çağlar, sizi gerçekten gelişmiş ve gelişmeye gayretli insan gördüm daha da başarılı olmanı dilerim.