Gaziosmanpaşa Üniversitesi Pdr Öğrencisi İlhami Çelenk: ”Kitap Okumak Hiç Tanımadığım Bilmediğim Dünyaları Keşfetmeme Vesile Oldu”

SORU: Bize kısaca kendinizden bahseder misiniz?

İLHAMİ ÇELENK- Kısaca kendimi anlatacak olursam adım İlhami Çelenk. Van merkez doğumluyum. Doğu kültürüyle yetiştim diyebilirim. İlkokul ve liseyi Van’da okudum. Şuanda ise Gaziosmanpaşa Üniversitesi PDR 3. Sınıf öğrencisi olarak devam ediyorum. Kişisel gelişimle ilgili yazılar yazıyorum. Ayrıca yazdığım şiirlerim de var. Kitap okumayı çok severim.

SORU: Neden PDR neden TOKAT?

İLHAMİ ÇELENK- Her insanın kişiliği farklıdır. Her insanın başarılı olacağı alanlar, meslekler farklıdır. Benim de kişiliğimi yansıttığını düşündüğüm ve severek yapacağıma inandığım alan PDR olduğu için seçtim. Önümdeki Hukuk, Psikoloji gibi seçenekleri eleyerek PDR’yi seçmemin diğer nedeni ise insanları sevmem ve bu alanda insanlara daha faydalı olacağımı düşündüğüm için bu alana yöneldim. Tokat ise benim için tamamen sürpriz oldu diyebilirim. Son anda aklıma geldiği için eklemiştim ve şuan da seçtiğim için mutluyum. Geçen 3 yılın sonunda Tokat’ı sevdim gerçekten. Küçük ve sakin bir yer olması da buraya alışmama yardım etti.

SORU: Bize ailenizden bahseder misiniz? Anne-babanız ne iş yapar? Onların gelişim çabanıza bakışı nedir?

İLHAMİ ÇELENK- Ailem Van’da yaşıyor. Altı erkek bir kız kardeşim var ve ben bu altı erkeğin en küçüğüm. Annem ev hanımı babam ise çiftçi. Ben ailede üniversiteyi okuyan ilk çocuk olmam sebebiyle ailemin benden çok fazla beklentisi var. Kendimi geliştirmem konusunda özellikle babam ve annem bana gerçekten çok destek veriyorlar ve hayat tecrübeleri benimle paylaşarak daha iyi olmam için bana yol gösteriyorlar.

SORU: Kitap okur musunuz? Ne tür kitaplar okursunuz? Kitap okumanın size ne tür faydası var?

İLHAMİ ÇELENK- Evet, kitap okurum. Bir tek kitap değil gazete, dergi de okurum. Kısaca beni geliştireceğine inandığım her şeyi okurum. Genellikle kişisel gelişim kitapları ve tarihi romanları okurum. Ben Türkçeyi sonradan öğrendim. Yani 6. Sınıfa kadar iki kelimeyi bir araya getirip bir cümle kuramazdım. Ancak kitap okuyarak Türkçemi geliştirdiğimi düşünüyorum. Kitap okumak kelime haznemi geliştirdi. Ayrıca hayal dünyamın, düşünce yapımın da gelişmesine katkı sağladı. Bilgi birikimimi arttırdı. Kısaca bana hiç bilmediğim, tanımadığım dünyaları keşfetmeme yardımcı oldu.

SORU: Genellikle üniversite öğrencileri okuma-yazmayı sevmezler. Siz ise seviyorsunuz. Bunun size ne gibi faydası oluyor?

İLHAMİ ÇELENK- Üniversite öğrencilerinin çoğu kitap okumanın verdiği zevki tatmadıkları için okumuyorlar. Ben ise kendimi bu noktada daha şanslı sayıyorum. Çünkü biliyorum ki bu zevki bir defa yakalayan bir insan bir daha asla kitap okumadan duramaz. En basit bir faydasını söyleyecek olursak öğrencilikte çabuk anlamak ve kavramak önemlidir. Kitabın bu konuda bana yardımcı olduğunu söyleyebilirim. Dersleri daha iyi anlamamı ve başarıma merdiven olduğunu söyleyebilirim. Ayrıca konuşma kabiliyetimi de arttırdığını düşünüyorum.

SORU: Lise ve üniversite arasına ne gibi farklılıklar gördünüz?

İLHAMİ ÇELENK-  Lise insanın hayal kurduğu yer, üniversite ise hayallerini gerçekleştirdiği yerdir. Lisede çok şey düşünürüz ancak bunların çok azını gerçekleştiririz. Üniversitede bunları hayata geçirmek için birçok olanağımız oluyor. Kendini geliştirmek istersek bunun için birçok fırsatın oluyor. Ve ayrıca üniversite insanın hayata ilk atıldığı yerdir. Kendi başına karar verdiği ve sorumluluk aldığı yerdir diyebilirim.

SORU: Herkes kişisel gelişimi farklı algılıyor, siz nasıl algılıyorsunuz?

İLHAMİ ÇELENK- Her insan belli bir kapasiteyle doğar. Bazıları bunun üzerine giderken bazıları o kapasitesinden memnundur ve geliştirmek için bir şeyler yapma gereği duymaz. İşte kişisel gelişim bu noktada devreye giriyor. İnsanın var olan potansiyelini arttırmak ve her zaman daha iyi olmaya çalışması olarak algılıyorum kişisel gelişimi.

SORU: Bölüm ve üniversitenin gelişimi için neler önerirsiniz?

İLHAMİ ÇELENK- Bölümün gelişmesi özellikle öğretmenlerin kendini en iyi şekilde geliştirmeleri ve bilgilerini öğrencilerle paylaşmalarıyla olur. Öğrencilere yol göstermeliler. Öğrencilerde aynı şekilde öğretmenlerden maksimum düzeyde faydalanmaya çalışmalılar. Alanla ilgili kaynak okumalı ve sürekli nasıl daha iyi olabilirim arayışı içinde olmalılar. Üniversite ise öğrencilerin kendilerini geliştirmeleri için daha iyi olanaklar sunmalı ve öğrencilerin geliştirdikleri projelerde öğrenciye gereken desteği vermeli.

SORU: KPSS sistemini nasıl buluyorsunuz? Sizin bu konuda ki önerileriniz neler? Nasıl bir sistem olmalı?

İLHAMİ ÇELENK- KPSS’de öğrencilerin yönelecekleri alanla ilgili bilgileri sınanmalı. Sınavda direk bilgi isteyen sorular yerine daha çok düşündürücü sorular sorulmalı. Yıllarca ülkemizde öğretilen ezberci sistemden artık vazgeçilmeli ve aynı zaman bu ezberci sistemin getirdiği soru mantığı da değiştirilmeli.

SORU: PDR okumak isteyen öğrencilere neler önerirsiniz?

 

İLHAMİ ÇELENK- Öncelikle okuyacakları alanı çok iyi araştırıp bu konuda yeteri bilgi edindikten sonra tercih vermeleri daha doğru olur. Bizim bölümümüz daha çok insan üzerine olduğu için bazı farkındalıklarının gelişmiş olması lazım ya da bunları geliştirecek potansiyelleri olmalı. Örneğin empati kurabilen, karşıdakini iyi gözlemleyen ve dinlemeyi seven bir kişiliğe sahip olmalı.   Ayrıca insanlarla iletişimi güçlü olmalı. Bu özelliklere sahip olan bireyler PDR alanında daha faydalı olurlar. Son olarak da bu alanı sevmeleri lazım yoksa göreve başladıktan sonraki birkaç yıl içinde tükenmişlik yaşarlar.