Cumhuriyet Üniversitesi Otomotiv Mühendisliği Kulübü Başkanı Kerem Ersoy “Çocukluğumdan Beri Otomotiv Alanı Benim İçin Kara Sevdadır. Bu Alanda Çalışmaktan Mutlu Oluyorum.”

* Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız? Bugüne kadar hangi okullarda okudunuz?

KEREM ERSOY- Ben Kerem Ersoy. 21 yaşındayım. Alanyalı’yım. Şuan Cumhuriyet Üniversitesi Otomotiv Mühendisliği Bölümü öğrencisiyim. İlköğretimimi Alanya Gönül Kemal Reisoğlu İ.O. da okudum. Liseyi Alanya Hasan Çolak Anadolu Lisesi’nde tamamladım. İstediğim bölümü kazanamadığım için liseden sonra 1 yıl daha dershane eğitimi aldım.

SORU- Neden Otomotiv Mühendisliği? Neden Sivas? Bu bölümü yazmadan önce ve şu an duygularınız arasında ne farklar var?

KEREM ERSOY- Otomotiv Mühendisliğini tercih etme nedenim, otomobillere olan aşırı ilgim ve sevgimdir. Doğduğumdan beri hep sevmişimdir. Ailem anlatırlar, bebekken sürekli ağlarmışım sadece arabaya bindiğimde susarmışım. 10 yaşından sonra bu ilgi daha da katlandı ve artık otomobilleri karakalem çizmeye başladım. 12 yaşından sonra ise sürekli otomobil dergileri alıp okumaya onların teknik özelliklerini araştırmaya başladım ve tabi ki boyum yettiği için sürmeye de. Hiç bitmeyen bu ilgi sayesinde sadece bu bölümü kazanmak ve okumak istedim. Yine bunun etkisiyle derslerimi aksattığım için başarılı bir öğrenci olamadım. İlk mezun olduğumda kazanamadım. 2. yılımda ise Cumhuriyet Üniversitesi’nde de bu bölümün açıldığını gördüm ve yazdım. Umudum olmamasına rağmen kazandım ve hayatımın en mutlu anlarından birini yaşadım. Bu üniversiteyi seçme nedenim de tamamen burayı kazanabilmiş olmamdır. Ben daha çok başarısız olsaydım ve Hakkari’de dahi bu bölüm olsaydı oraya giderdim. Bu okulu kazanmadan önce umutsuzdum ancak kazanabildiğim için, bu bölümü okuyabileceğim için, kazandığımdan bu yana hep mutlu ve umutlu oldum.

SORU-  Bize ailenizden bahseder misiniz? Anne ve babanız ne iş yapar? Kardeşleriniz nerede okur? Onların bu çabalarınıza bakış açısı nedir?

KEREM ERSOY- Babam perde montajcısıdır. Korniş takar. Annem ise ev hanımıdır. 1 erkek kardeşim var ve ilköğretim 8. sınıf öğrencisi. Ailem her zaman bu isteğime saygı duydu ve destek oldu. Bu bölümü kazandığımdan beri daha çok saygı duyup destek oldular. Bu bölümü okumamın, kulüp kurmuş olmamın, otomobillerle sürekli ilgileniyor olmamın onları mutlu ettiğini düşünüyorum.

SORU- Bugün Otomotiv Kulübü’nün de Başkanısınız. Bu kulüpte üye ve başkan olarak bulundunuz. Bunun sosyal ve akademik yaşamınızda ne etkisi oldu?

KEREM ERSOY-  Kulübümüzün ilk seçiminde başkan seçildiğim için hiç üye olmadım. Kulübü farklı sınıflardan bir araya geldiğimiz arkadaşlarla birlikte kurduğumuz için sosyal çevrem ve sosyalleşmem tabi ki de arttı. Kulüp kurulduktan sonra kulüp için çabalamak, öğrenciler için çabalamak hepimizin sosyalleşmesini arttırdı. Mesleğimizin iş dünyasından kişilerle görüşmek en azından mailleşmek bile vizyonumuzu genişletti.

SORU- Öğrenci kulüplerine öğrenciler ilgisiz. Bunun sebebi nedir?

KEREM ERSOY- İki nedeni var. Birincisi öğrencilerin bir takım kendi sıkıntılarından kaynaklanan ilgisizliği. İkincisi kulüplerin başarısızlığı. Bence ikincisi daha ağır basıyor. Örneğin bizim okulda (Üniversitede) 87 kulüp var ve çoğunun faaliyetlerini göremiyorum. Yapılan faaliyetlerde de bir çaba eksikliği var. Yani karşılıklı eksikliklerden kaynaklanıyor. Kulüpler öğrenciler için vardır. Kulüpler öğrencilerin sosyalleşmesini arttırır. Bölümlerinin gelişmesini sağlar. Kulüplerin düzenlediği konferanslar, etkinlikler, geziler, öğrencilerin vizyonunu genişletir.

SORU- Öğrenciler genelde arkadaş, hoca ve dışardan insanlar ile iletişim kurmayı sevmiyor. Siz ise tersine hemen iletişim kuruyorsunuz. Bunun size katkısı ne oluyor?

KEREM ERSOY- İletişim kurmadan ilerlemek imkansızdır. Lisedeki başarısızlığımın iletişim eksikliğinden de kaynaklandığı göz ardı edilemez. İletişim kurmak sorunları çözmeye başlangıçtır. Uzaktan hiç bir şey halledilemez. Sorunları çözmeme, kendime geliştirmeme katkısı yadsınamaz.

SORU- Lise ve Üniversite arasında ne farklar gördünüz?

KEREM ERSOY- Üniversitede öğrenciler daha rahat. Garip bir ilişki var ki buna rağmen üniversitede disiplin daha fazla. Hocaların sertliğinden, netliğinden kaynaklanıyor olsa gerek. Üniversitede sosyalleşmek daha kolay. Lisede her daldan eğitim alıyorsunuz. Üniversitede ise mesleğinize yöneliyorsunuz. Bu başarıyı arttırıyor.

SORU- Bölüm, Fakülte ve Üniversitenizin gelişimi için neler önereceksiniz?

KEREM ERSOY- Öğrencisinden kulüp yöneticisine, öğretim üyesinden dekana kadar rektöre kadar herkes görevini doğru yapmalı. Dinamik hocalar ilgisiz öğrenci karşısında dinamizmini yitirir. İlgisiz hoca karşısında dinamik öğrencinin de hevesi kırılır. Kimse dinamizmini yitirmemeli. Hele görevini kesinlikle aksatmamalı.

SORU- Mezun olunca hangi alanda çalışmak istersiniz? Neden?

KEREM ERSOY- Mesleğimin her alanını seviyorum. Hayat beni nere çekerse. Ama AR-GE'ye daha hevesli olduğumu söyleyebilirim.

SORU-Otomotiv Mühendisliği okumak ve Kulüplerde görev almak isteyenlere neler önereceksiniz?

KEREM ERSOY- Otomobillere hevesi olmayan kişiler bu bölümü okumakta zorlanıyorlar. Hem de çok fazla. Biliyorum heves kendiliğinden oluşmaz ama ilgilerini arttırmak zorundalar. Kulübün ise dinamik öğrencilere ihtiyacı var. Dinamik, çalışkan ve hevesli olmalılar. Zaten hepimiz bu vasıflara sahip olmalıyız.

Çok teşekkür ederim.