BABALAR GÜNÜ

Babalar günü Haziran ayının üçüncü pazar günü kutlanır. Baba evin direğidir. Anne ve baba olmadan aile olamaz. Aile de olmadan çocukların olması mümkün değildir. Baba ve anne olacak aile büyükleri olacak, çocuklar olacak ki sevgi olsun, saygı olsun birlik beraberlik olsun. Bu beraberlikten çalışarak üretmek olsun, emek olsun, alın teri olsun ki kazanılanlar hep birlikte paylaşılsın. Daha iyi günlere, mutlu geleceklere.

            Baba denince bizlere bakan, koruyan, kollayan sevgi ve şefkatini esirgemeyen insandır. Kendi aç kalır, ailesini ve çocuklarını aç bırakmaz. Muhannete muhtaç etmez. Kötülüklerin üstüne gözünü kırpmadan gider. Baba yüce bir dağ gibidir. Başında karı fırtınayı karşılar, yağmurları eteklerinden ovaya indirir, ama doruklarında ki sevdiklerine asla zarar gelmesini istemez. ''Baba çınar gibidir, meyvesi olmasa da gölgesi yeter.''

       Bu günde herkes büyüklerini hatırlar, babalarını arar veya yanına gider elini öper. Hediyesini verir. Gönül alır, gönül verir. Bizlerde babalar gününü kutlayalım. Başta vatan için şehit düşmüş babaları, kendi babam olmak üzere tüm babaları ve baba adaylarının gününü canı gönülden kutluyorum. Bir anne gibi olmasa da baba her derdimize deva ekonomimize ilaç olandır.

      ''Baba rızk kapısıdır açmasını bilene. Anne cennet kapısıdır girmesini bilene. Kardeş gönül aynasıdır bakmasını bilene. Eş, dost, hısım, akraba konu komşu Okyanustur yüzmesini bilene. Evlat deniz suyudur ne içilir ne vazgeçilir.''Evlat hamken turfanda, çağlayken ekşi, olgunlaşınca tatlıdır. Evlat sevgisi başkadır. Hele de torun sevgisine diyecek yoktur. Bu kadar sevgiyle saygıyla büyütüp emek verdiğimiz, malımızı mülkümüzü emanet ettiğimiz canlarımızdan da sevgi ve şefkat beklemek hakkımız olmalıdır.

            Bugün Mustafa Kemal Atatürk yaşasaydı yüz otuz üç yaşında olacaktı. Türkiye'nin yetmiş altı milyon insanın babası sayılır. Onun ve arkadaşlarının bıraktığı mirasları üzeride yaşıyoruz. Ata'mızın da babalar gününü kutluyorum.

            Bir adam öldü demek kolay, birde baban öldü lafını duyunca nasıl bir duyguyla karşılaşır insan. -Vaktiyle köyün birinde yaşlı bir adam yaşarmış. Adamın on iki tane oğlu varmış. Öleceğini anlayınca evlatlarını başına çağırmış. Helallik istemiş evlatlarından. Sonrada her birinden ne kalın ve nede ince birer çubuk alıp getirmelerini istemiş. Evlatları alıp getirmişler. Sıkıca bu çubukları bağlayın demiş çocuklarına. Çocuklar çubukları bağlamışlar. Şimdide en güçlüsünden başlayarak kırmalarını istemiş. Hiç kimse kıramamış. Sonrada ipi çözdürmüş. Çubuklar birbirinden ayrılınca kırılması daha kolay olmuş. (Evlatlarım sırt sırta verirseniz hiç kimse sizi kıramaz, ezemez. Ayrı ve küs, kırgın olursanız hepinizi ezerler.) Demiş. Bireyin birliği aileye, ailenin birliği kitlelere, kitlelerin birliği ülkenin birliğine yansır. Bir ve beraber olan ülkeyi de hiç kimse deviremez, yıkamaz. Bayrağını altında şan ve şerefle yaşarlar.

           Babaları bir güne sığdırmakta yanlış olur. Onlar bizlerin baş tacımızdır. Herkese saygımız sonsuz, hoşgörümüz engin olsun. Kimse son vedanın ne zaman olacağını bilemez...   O zaman sevdiklerimizi ve ortak yaşadığımız canlıların değerini bilmeliyiz. Herkesin babalar günü kutlu olsun.

SÜLEYMAN ERKAN     15-06-2014   

 

BALIKESİR- ERDEK.