ŞAİR - YAZAR MUSTAFA UÇURUM, ”KAYDA DEĞER BİR ESER ORTAYA KOYMADAN BAŞKALARINI KÜÇÜK GÖRMEK ACİZLİKTİR, ÇEKEMEMEZLİKTİR”

ŞAİR - YAZAR MUSTAFA UÇURUM, ”KAYDA DEĞER BİR ESER ORTAYA KOYMADAN BAŞKALARINI KÜÇÜK GÖRMEK ACİZLİKTİR, ÇEKEMEMEZLİKTİR”

SORU-  Bize kısaca kendinizden bahseder misiniz? Bugüne kadar hangi okullarda okudunuz. Nerede çalıştınız?

            MUSTAFA UÇURUM- Ben Tokat-Pazar-Erkilet doğumluyum. İlkokulu, ortaokulu, liseyi Adapazarı’nda, üniversiteyi Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde okudum. 

Sivas’ta çıkarmaya başladığımız Martı dergisi edebiyat çevreleri ile olan ilk irtibatımız oldu. Daha sonra Polemik ve Yitik Düşler dergilerini çıkardım. 

1997 yılında Tokat’a yerleştim. İlk görev yerim Niksar’ın Yazıcık Kasabası idi. Daha sonra 18 Mart Ortaokulu’na geldim. Helen bu okulda çalışıyorum. 

            SORU-  Çok üretken bir yazarsınız. Bugüne kadar çıkardığınız kitapların isim ve konusundan bahseder misiniz?

            MUSTAFA UÇURUM- İlk kitabım “Tenhalayın Kalbimi. “ İlk şiirlerim vardı bu kitapta. Hece ve serbest vezinde yazılmış ilk göz ağrılarım. Daha sonra denemelerimin yer aldığı “Esmerliğime Bakma” kitabım çıktı. Bu kitapta denemenin yanında birkaç öyküm de yer aldı. Hayatın içinden, yaşadıklarımdan bana kalanları yazdığım notlardı bunlar.  2013 yılında, önce “Dünya Telaşı” adlı şiir kitabım, daha sonra “Fedakâr Dost” adlı anı türündeki kitabım okuyucularla buluştu. “Fedakâr Dost”ta bir çocuğun gözünden kendine hayatı öğreten dayısının dostluğunu anlatmıştım.

            SORU- Şu an üzerinde çalıştığınız çalışmalar neler?

            MUSTAFA UÇURUM-  Çocuk şiirlerim çıkacak kısa bir süre sonra. Aşk üzerine yazdığım denemelerin yer aldığı bir deneme dosyası bitti. Basılmak üzere yayınevine gitti. Yine çocuklar için yazdığım hikâyeler de yayınevine teslim edildi. Hayatımdaki ırmakları yazdığım bir öykü kitabım da baskı aşamasında. Haftalık gazete yazıları devam ediyor. Edebiyat dergilerinde şiir ve yazılar yazıyorum. 

            SORU-  Türkçe Öğretmeni olmanızın yazar olmanızda etkisi nedir?

            MUSTAFA UÇURUM - Ben edebiyat öğretmeni olmayı çok istemiştim. Üniversite tercihlerimde sadece edebiyat vardı. Çünkü okumayı ve yazmayı çok seviyordum. Ortaokuldan beri yazıyorum. Edebiyat fakültesine gitmek, yazdıklarıma ve okuduklarıma çeki düzen vermemi sağladı.

Bana bir yön çizdi okuduğum bölüm. Bu anlamda benim için faydalı oldu mesleğim. Çünkü sürekli kitaplarla iç içeyim. Bu da bana sonsuz bir huzur veriyor.

            SORU-  Günümüzde okumadan yazan, kitap çıkaran çok yazar ve şair var. Bu konuda neler anlatacaksınız?

            MUSTAFA UÇURUM- Bir insan beslenmeden ne iş yapsa, tam bir verim alamaz. Takatsiz kalır. Önce sıkı bir şekilde beslenmek gerek. Okumadan tek cümle yazan kişinin yazdığı tek harfin bile benim için en küçük bir değeri yoktur. Zaten böylelerinin yazdıklarının içi de boştur. Kendi kendilerini avuturlar, birbirilerinin gönüllerini alırlar, dergiler çıkarıp kendilerini baş tacı ederler. Usta diyeceğimiz hiçbir değerden haberdar değillerdir. Güç bela çıkardıkları kitapları pazarlamacı mantığıyla zorla satmaya çalışırlar. Alanlar da sadece ayıp olmasın diyerek alırlar böylelerinin kitaplarını. Edebiyatı bu derece ayağa düşüren kişilerden uzak durmak kendimize yapacağımız en büyük iyiliktir. 

            SORU-  Türk toplumunda " bizde her 3 kişiden 5 imiz şairdir"  sözü ne ifade eder toplumumuzda?

            MUSTAFA UÇURUM- Şiiri seven bir toplumuz. Bu doğru. Tarihin hangi dönemine bakarsak bakalım şiir hep yanı başımızda bizim. Acılar, hüzünler, sevinçler şiirlerde deva bulmuştur kendine.

Bundan dolayıdır ki şiir, duyguları ifade tarzı olarak ilk sırada yer alır. Şair ruhlu bir toplum olma sebeplerimizin başında bu gelir. Fakat ne kadar acıdır ki bunca şaire (!) rağmen şiir kitapları hiç rağbet görmez. Şiir dergileri de bu ilgisizlikten nasibi alır. Çünkü herkes kendi yazdığının peşindedir. Kendinden başkasını görmek istemez. Ustaları bile. Şair geçinen çok, gerçek şair azdır. Gerçeği sahtesinden de ancak has şairleri okuyarak anlayabiliriz. 

            SORU- Üniversite ve lise öğrencilerinde de çok şiir yazan var ama üniversite gençliği nerede ise hiç okumuyor. Bu konuda neler yapılmalı? 

            MUSTAFA UÇURUM- Okumak her işin başı. Sadece yazmak için değil kendini ifade edebilmek için de okumak gerek. İnsan okudukça kendi kalıbından çıkmaya başlar. Dış dünyanın anahtarı kitaplarda gizlidir. Okumayan, kitaplardan uzak duranlar ne yazık ki kendilerini ifade etmekte zorlanıyor. “Okumak” ana ders olmalı. Ortaokuldan başlayıp bildiğimiz bütün derslerin başına okuma dersi getirmeli. Okuma kültürünü edinememiş bir gencin en yüksek yerleri tutturması ve okuması da bir yere kadar anlamlı olabilir. Hayata atılınca bu genç, dar kalıplar içinde dönüp duracaktır. Ders bilgisinin ötesine geçemeyen bir düşünce yapısı olacaktır. Kendine açılım sağlayamayan başkalarına nasıl faydalı olsun ki?  

            SORU-  Genelde Edebiyat Öğretmenleri arasında yazı yazanlar edebiyat Öğretmeni olmayan yazar ve şairleri küçümser bir tavır takınırlar bu konuda neler söyleyeceksiniz? 

            MUSTAFA UÇURUM- Ben edebiyat öğretmenlerinin edebiyatla doğru dürüst ilgilendiklerine inanmıyorum. Birçoğu herhalde bu bölümü mecburen seçmiş olmalı ki kerhen yapıyor işini. İlgisiz, okumadan, yazmadan “öylesine” bir tavır takınıyorlar. Edebiyat öğretmenliği özel bir bölümdür. Yaşayan bir alandır. Edebiyat dergileri çıkıyor, yeni kitaplar raflardaki yerini alıyor. Fakat bakıyoruz ki Tokat’ta birçok önemli edebiyat dergisi ancak birkaç tane satılıyor. Yapılan işleri beğenmeyenler daha iyisini yapsın da biz de takdir edelim. Hiçbir eser ortaya koyma becerisini elde edemeden başkalarında bahaneler bulmak, başkalarını beğenmemek hastalıklı bir ruh halinin tezahürü olsa gerek. 

Yazar ya da şair olmak için edebiyat öğretmeni olmaya gerek yok ki. Bizim birçok önemli edebiyat adamımız var ki edebiyat öğretmeni değil. Yazmak bir yetenek işi, bölümle olacak bir şey değil. Başkasını beğenmeyenler önce kendilerine baksınlar. Kayda değer bir eser ortaya koymadan başkalarını küçük görmek acizliktir, çekememezliktir. 

            SORU- Kaliteli ve okunan yazar ve şair olmanın yolu nedir? 

            MUSTAFA UÇURUM- Öncelikle sağlam kaynaklardan beslenmeli. Başyapıt türündeki eserleri çok okumak lazım. Yazdıklarının üzerinde çok yoğunlaşmalı yazar. Çünkü yazmak bir işçilik ister. Üstünkörü değil de her kelimenin ve her cümlenin hakkını vererek eserler ortaya koymalı. Böyle olunca yazılanlar er geç karşılığını bulacaktır. 

            SORU- Çok okunan ve saygın yazar olmak isteyenler ile edebiyat öğrenimi görmek isteyenlere neler önereceksiniz? 

            MUSTAFA UÇURUM- Edebiyata ilgi duyan arkadaşların yapacakları ilk iş planlı bir okuyucu olmalarıdır. Edebiyatımızın önemli eserlerini başucundan ayırmamalılar. Halk edebiyatının dillere destan ustalarının yanına divan şairlerini katarak, oradan da günümüze uzanan bir çizgiyi izlemeliler. Karacaoğlan’ı, Yunus Emre’yi, Mehmet Akif’i, Sezai Karakoç’u su gibi içmeden şair olunmaz. Mükemmeli görecekler ki güzel eserler ortaya çıkarmak için gayret edecekler. Eğer bunları okumadan yazmaya kalkarlarsa bizim düzmece şairlerin haline düşerler. 

            Bu topraklar, yaptığı işin hakkın verene eninde sonunda gereken değeri verir. Yeter ki dosdoğru olsun yola koyulan kim varsa. Hedefini ortaya koymuş kim varsa en iyisi olmak için yola koyulsun. Bu çağ, sıradan olan hiçbir şeye yaşam hakkı vermiyor. 

 

            Çok teşekkür ederim.