Nerde Hareket Orada Bereket

Hareketle bereketin bir arada olduğu zaman, mutluluğun da huzurun da bir arada olduğu andır. Bereket akıl demektir, birlik demektir, emek demektir, sağlık demektir, yardımlaşma hoş görü demektir. Çünkü her anı alın teriyle donatılmış emek ve hareket vardır. Hareketli insan sağlıklı insan demektir her şeyden önce.

Yüce dinimizde tembelliği, miskinliği, hareketsizliği sevmez. Yemekten sonra mutlaka kırk adım yürünmesini ister. Vücut hareket etsin, uzuvlar çalışsın diye. Hareket halinde olan insan gezen insandır. Gezen insan bilen insan, araştıran, öğrenen, soran sorgulayandır. Büyüklerimiz her ne kadar da “gezen pabuç, bok kaldırır.” deseler de hayatı riske almazsan yaşamın tadı olmaz. Hayatta her şeyin mutlaka bir bedeli vardır.

''Nerede hareket orada bereket” sözünü ilk defa endüstri meslek lisesindeki Cumhuriyet tarihi öğretmenim Muhsin Pehlivan’dan işitmiştim. O yıllarda öğrenciydim, pek anlamını bilmiyordum. Yaşam bir şeyler öğrettikçe her kelimenin, her cümlenin ne kadar anlamı ve değerini anlıyorsunuz. İnsan olarak da en değerli varlık olduğunu öğreniyorsunuz. Ve hayatta üç şeyin geri gelmeyeceğini biliyorsunuz. (Atılan okun, ağızdan çıkan sözün, geçen zamanın.) Geri gelmesinin mümkünatı yoktur.

Hareketsiz insan yaşamayan insandır. Yaşayan tüm canlıların mutlaka hareket etmek gibi bir mecburiyeti vardır. Rahmetli babam derdi ki ‘yatan aslanımdan, gezen kedim iyidir.’ Hareketli bir insan bereketli insandır. Eskilerin bir sözünü daha hatırlatayım. “Bir insanın  uyuyarak üstüne güneş doğarsa onun bereketi kalmaz.” derlerdi. Eski yaşamda insanlar güneşin doğuşu ile hareket eder, gün batımı yatar dinlenirlermiş.

Günümüzün gençlerinin büyük bir oranı, kolay bir meslek, bol para, az emek. Bir yere yönetici olmak, emir vermek, hizmet almak istiyor. Nerede hareket nerede bereket? Yıllar önce Yeşilırmak üzerine yapılan Hasan Uğurlu Barajı’nın inşaatını geziyordum. Otuz metre yukarıda bir işçi çalışıyordu. Küçük boylu tulumunun her tarafında tornavidası, çekici, çivisi, v.b araç ve gereçleriyle çalışıyordu. Bu kim dediğimde, -Bu Japon mühendis tek başına çalışır, en ufak bir hatayı kabul etmez. Hata yaparsa da sorumlusu kendini sayar. Hesabını verir, dediler. Bir kaç ay sonra Tokat Devlet Su İşlerini ziyaretine gittim. İyi giyimli bir hanım efendi atölyeden bir dosya ile geçti. Bu kim dediğimde, atölye şefimiz mühendis dediler. Şimdi iki mühendis arasında ne fark vardı, birisi masa başında oturuyor, diğeri bir işçi gibi çalışıyor. Biri hareketli, beden ve beynini çalıştırıyor, diğeri sadece bildiklerini anlatıyor. Sizce hangisi bereketlidir?

Bereket; emek verilerek, hile ve şer karıştırılmadan helalından kazanılan paradır, üründür. Sürekli üzerine konulursa değeri bilindiği için bereketlidir. “İşleyen demir pas tutmaz.'', ''Damlaya damlaya göl olur, damlalardan sel olur.'', “At binenin kılıç kuşananındır.'' ve nice güzel ata sözlerimiz çalışma, hareketle ilgilidir.

Hareket denince ilk akla yürümek, çalışmak, bir alandan başka bir alana geçmek demektir. Bir gün Hz. Muhammet Mustafa efendimiz bir işi için bir yerden arkadaşlarıyla, bir yere giderken duvar dibinde miskin ve tembel, hareketsiz duran birinin önünden geçer, gider. Adam kendi kendine düşünür. Neden peygamberimiz bana selam vermeden geçti? der. Eline bir çöp alır toprağı karıştırıp durur. Dönüşte peygamberimiz duvar dibindeki adamın çöple kuma yazı yazdığını görür ve “selamün aleyküm” der. Adam selamını alır. Peygamberimize ya gözümün nuru, siz geçerken bana selam vermediniz. Dönüşte verdiniz, sebebi nedir? Peygamberimiz de “-Ben geçerken tembel ve miskin oturuyordunuz. Dönüşte gördüm ki çöple bir şeyler yapıp hareket ediyorsun. Hareket ettiğin için selam verdim.” der. Dinimizde de hareketin büyük bir yeri vardır. Zira namaz da bir harekettir.

 

Hareketsiz insan obez olur. Yediğini içtiğini harcayamaz, vücudunda yağ olarak kalır. '''Gidemediğin yer senin değildir.” der. Halil Rıfat Paşa, hareketsiz ve bereketsiz kalmayalım. Herkes kendi alanında hareket ederek bilinçli üretsin, bilinçli tüketsin. Gezen mi okuyan mı? Gezen insan hem yer hem yedirir. Bilgili, görgülü ve saygılı olur. İnsan kıymetini bilir, emeğe saygılı olur, kazanmanın ve harcamanın ne olduğunu bilir. Toplumda sözü sohbeti dinlenir. Hareketin ve bereketin yolu sevgi saygı yolundan geçer. Herkesin sevgi yolu açık olsun.