“Duygularımı çizerek daha iyi ifade ediyorum.”

Meltem Üstündağ:

“Duygularımı çizerek daha iyi ifade ediyorum.”

 

Gaziosmanpaşa Üniversitesi Resim Öğretmenliği Bölümü mezunu İşitme Engelli Ressam Meltem Üstündağ: “Hayallerimi sınırlamıyorum. Gidebileceğim en uzak noktalara gidebilmeyi planlıyorum” diyor.

SORU- Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız? Bugüne kadar hangi okullarda okudunuz?

MELTEM ÜSTÜNDAĞ-Selam. Ben Meltem Üstündağ. 1991 Sivas doğumluyum. % 70 oranında doğuştan duymuyorum. Bu durumu daha okula başlamadan 5-6 yaşlarımda televizyonu yakından izlememden, konuşmamın gecikmesinden dolayı annem fark etmiş. Hoparlörü kulağıma verirdim. O zamanlar konuşmamda da sıkıntı vardı. Örneğin ağabeyimin adı Fatih. Fatih abi, yerine “tatabi” diyordum, derdimi tam anlatamıyordum. Bu problemlerimi ailem fark edince hastaneye götürdüler, testlerde % 40 işitme engelli olduğum anlaşıldı. Bunun üzerine 6 yaşımda bana işitme cihazı verdiler. O yaşımda ilk duyduğum ses gök gürültüsü olmuştu. Ailemin çabalarıyla duymayı ve konuşmayı öğrendim. Anadolu İlköğretim okuluna başladım. Zorlukları aşarak okumaya başladım. Okuyordum ama bu sefer okuduğum kelimeleri bilmiyordum. Mesela “zil çaldı.” zil ne anlama geliyor, çalmak ne anlama geliyor, ilköğretim yıllarımda bu tür şeyleri anlamakta güçlük çektim. Arkadaşlarım her türlü sıkıntıda yanımda ve yardımcı oldular. Eğitim yönünden düşük ve sınıfımda başarılı olamayacağım, diğer arkadaşlarımdan seviye olarak geride olduğum fark edilince hocalarım beni işitme engelliler okuluna yönlendirdiler. Oraya gittiğimde ise normal duyabildiğimi güzel konuşabildiğimi burada kalırsam çok yazık olabileceğini söylediklerinde tekrar okuluma döndüm. Her ne kadar benim için zor olsa da 5. sınıfa kadar bütün sıkıntıları atlatarak bitirdim. Ortaokulda biraz daha gayret gösterip algılarım biraz daha gelişti. Lise 1.sınıfta 12 dersten 11 zayıf getirince normal liseden kız meslek lisesine geçiş yaptım. Sıfırdan başlayarak Kız Meslek Lisesi Grafik Tasarım bölümünü bitirdim ve Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesinde Resim İş Öğretmenliğini yetenek sınavıyla kazandım.  Şimdi işte Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Resim Öğretmenliği Bölümünden Mezunum.

Duygularımı çizerek daha iyi ifade edebildiğimi düşünüyorum. Çizerken kendimi daha özgür olduğumu düşünüyorum. İnsanların hayal gücüne dokunmaya çalışıyorum.  Resme merakım vardı. Bir şeyi yapmak için iyi bilmek gerektirdiğine inanırım. Dolayısıyla benim resme olan merakım nedeniyle bunu iyi bir incelemeye almıştım.  7. sınıftan bu yana yeteneğimi öne sürdürerek devam ettim. Maddi manevi bütün değerleri geleceğimi düşünerek kendime bir yol çizdim.

* Neden Tokat’ı tercih ettin?

Tokat aklımda yoktu aslında. Memleketimin dışında bir tek Tokat’ta yetenek sınavına girdim. O zamanlar resim kursundaki arkadaşlarım bir yerlere dağılıyorlardı sınav için. Tokat’la Sivas yakın olduğundan hocamın yardımıyla hep beraber toplanıp Tokat’a sınava gelmiştik. Aslında kazanacağımdan pek ümidim yoktu YGS puanım çok düşüktü. Ve GOP Üniversitedeki hocalarım yeteneğime dayanarak 100 üzerinden 95 verip kazandım. Halen nasıl oldu nasıl kazanabildim kendim bile bu duruma çok şaşıyorum. O an ki mutluluğum anlatılmazdı. Üniversiteye başlangıcımda çok zorlandım, hocalarımı duymakta güçlük çektim, arkadaşlarımı anlamakta güçlük çektim ama tüm bunları bilerek öğrenerek ayakta durmayı öğrendim. Tüm bunlarda emeği geçen arkadaşlarımı ve hocalarımı asla unutamam. Okulumdan ayrılacağım için çok üzülüyorum.

* Ailenden bahseder misin bize? Sana destekleri nasıl oldu?

Annem ev hanımı, babam ise esnaf. 5 kardeşiz. 2 abim 2 ablam var. Büyük ağabeyim de babam gibi esnaf. Küçük ağabeyimse bir şirkette yönetici. Büyük ablam ev hanımı, küçük ablamsa İngilizce Öğretmeni. Şüphesiz ki onlar olumlu olumsuz en büyük destekçilerim oldular. Bana sundukları yardımları, destekleri bu hayatta ayakta durabilmeyi öğretti.

* Aldığın bir ödül olduğunu öğrendik. Ne ödülüydü o?

Evet evet Sivas Belediyesi’nin yapmış olduğu Anneler Günü yarışmasında birincilik ödülü aldım. Tokat için açmış olduğu İnsan Hakları Günü için afiş sergisinde bizzat Vali Yardımcısı Coşkun Açık tarafından çağırılarak teşekkür belgesi aldım.

*Başarıya ulaşmak nasıl bir duygu?

Kolay olmadı aslında. Duygularını doğru zamanda doğru yerde doğru biçimde ifade edememek zaman zaman yordu beni. Ama ben hayattan bir şekilde en sıkıcı anlarda bile bir anda olayları tersine çevirip keyif almayı bilen pozitif bir insanım. Tüm yaşadıklarımızın bizim için imtihan olduğuna,sabrettiğimizde çok güzel mutluluklara ulaşacağımıza inanırım. Bunu bazen yaşarım bazen de ötelerde karşıma çıkacağına inanıp sabretmeye çalışırım. Mizahını yaparım, bir şekilde atlatırım. Dediğim gibi siyah beyaz olmayı sevmiyorum. Ben renkli bir portreyim.

*Arkadaşlarının sana yaklaşımı ve onlarla iletişimin nasıl?

Bir çok kelimeleri duymakta anlamakta zorluk çektim, biraz da mücadele ederek arkadaşlarımdan destek aldım. Arkadaşlarım da kimi zaman sanki derslerimi bilerek umursamıyormuşum gibi hissettiler kimi zaman ise benimle birlikle yaptığımız çalışmalarımızı keyifle geçirdik. Aslında arkadaşlarıma derslerimi anlayamadığımdan umursamıyormuşum gibi bir izlenim bırakmak kadar kötü bir şey yok sanırım. Zamanla tüm bunlara rağmen bu engelleri aşarak arkadaşlarım arasında sevilen bir arkadaş olmayı başardım sanırım.

*Hayallerin ve son sözlerin ne olacak?

 

Hayallerimi sınırlamıyorum, gidebileceğim en uzak noktalara ulaşmayı planlıyorum. Çooook şey var, bunları bir eğitimci gözüyle başka bir yazıda konuşabiliriz. TRT’de bilirsiniz “çok kolay siz de yapabilirsiniz” sözleriyle en zor yağlı boyaları kolaylaştıran “Bob Ross” vardı. Ondan etkilenmiş olabilirim. Resim öğretmeni denilince çoğu insanlar bu bölümü dikkate almıyor. Aslında dünyayı çevreyi güzelleştiren de sanatçıdır. Bölümümden çok fakültemden çok insanlara bunu resim sanatını öne sürdürmek. Kendine ve hayata kafa yormuş, sormaya ve öğrenmeye emek vermiş kendi doğruna da yanlışına da sahip çıkmak en önemlisi değil midir? İnandıklarında her şeyi başarabilirler, inandıkları takdirde hiçbir engelleri yok.