Herkesin Fikrine Saygılı Yönetici

Genç yönetici sevgili dostum,

Genç bir yönetici olmandan dolayı,   bazı şeylerin farkına varamıyorsun.  Bu yüzden de her genç yönetici gibi ufak tefek hatalar yapmak kaçınılmaz oluyor. Bu durumda senden daha tecrübeli ve bilgili olanların sözlerine kulak vermen ve onları dinlemen senin için güzel bir hayat tecrübesi olacaktır. Bu mektubu bu içtenlik ve eksikliği biraz olsun tamamlamak için kaleme aldım.

            Sevgili yönetici dostum,

            Seninle muhatap olan insanlar birbirine zıt şeylerin söylemesi gerçek manada kaçınılmazdır. Başarımız arttıkça bizlere akıl vermeye kalkanların sayısı çoğalacaktır. Mesela kimi sana gelecek alçakgönüllü olmandan bahsederek senin sevgini kazanmaya bakacak,  kimi de senin mevki makamla burnunun büyüdüğünü iddia edecektir.  Sen bunlara iftira gözüyle de bakabilirsin cahilane söylenmiş sözler olarak da.   Bu senin takdirin.  Ama bunu söyleyenlere de öfkelenmen senin zararına.  Bu yüzden her fikri dinle ama sadece aklının alacağı konuları uygula. “Bin bilsen de gene de bir bilene danış” misali gene de çevrene danışmaktan kaçınma.  Olabilir ki senin aklına gelmeyen güzel bir fikir,  hiç ummadığın bir meczup,  engelli,  kadın veya yaşlı bir bunak sandığın bilgeden gelir.  O yüzden her şeyi dinle, anlamaya çalış.

            Sevgili genç yönetici dostum,

            Bana da zamanında çok zıt şeyler anlatanlar oldu.  Kimi “kimseye kulak asma” dedi.  Kimisi de  “ seni eleştirenlerin eleştirisine kulaklarını tıkama” dedi.  Kimisi bana şiddetle siyaset yap” dedi.  Kimisi de aman siyaset yapma seni asar, keserler” diye çok sert çıktı. Halbuki benim o konulara ilgim yoktu. Doğru bildiğim güncel konularda  “şu faydalı, bunun faydası yok” gibi en basit fikirler üretmişimdir en fazla. Böylece sen eğer Başarılı olmak istiyorsan her saçma fikre de, mantıklı olana da kulak kabart.  Herkese saygılı ol ama sana karşı kimin ne niyetle yaklaştığını, ne niyetle neyi nasıl söylediğini de anlamaya çalış.  Bunu yaparsan o zaman sana fazla zarar veremez kötü niyetli olan insanlar.

            Değer verdiğim genç yönetici dostum,

            Fikir ve düşünceleri gerçek manada değerli ve anlamlı olan insanlar senin ayağına gelmezler. Belki de toplantılarda tesadüfen bilge ve mantıklı düşünceleri olan bu insanlar ile tanışabilirsin.  Kendilerini göstermek için belki de oradadırlar.  Belki de senin,  onun farkına varman için oradadır. Sende bunun farkına vararak ilerleyen zamanda onun yanına gelmesini beklemeden sen onun yanına git, ziyarette bulun. Bunların kim olabileceğini de akıl ve mantığınla sen karar ver artık.

            Sevgili genç yönetici dostum,

            Fikirlere saygılı olmak öyle her insanın yapabileceği bir şey değildir.  Bunu ancak yüksek şahsiyetli olan insanlar yapabilir ve kesinlikle de bunun yaş ve eğitimle alakası da yoktur.  Bunu sen kendi iradenle görecek, anlayacak ve fark edeceksin.  Sana ve fikirlerine saygılı olan anlayan bir ilkokul öğrencisi bile olsa ona saygı duyacaksın ki o da yıllar sonra sana saygı ve sevgi göstersin.

            Değerli genç yönetici dostum,

            Gazetede okumuştum.  Yıllar önce bir kaymakam bir köye gider. Tüm ilkokul öğrencilerini bir ağabey sıcaklığı ile kucaklayarak sevgisini gösterir.  İsteklerini sorar.  Gençlere ne olmak istediklerini de sormayı ihmal etmez.  Kaymakama bir genç  “Sizin gibi çocukları seven kaymakam olacağım” der. Kaymakam gülümser ve  “İnşallah “ diye cevaplar. Belki de önemsememiş ve çocukların heveslerini  ciddiye almamıştır.

            Kaymakam yıllar sonra bir ile vali olur.  Bir gün ziyaretçisi vardır ve elinde çiçek ve hediye paketleri ile ona gelir.  Kim olduğunu vali çıkaramaz tabii ki.  O ziyaretçi,  valinin yıllar önce kaymakam iken  “Sizin gibi kaymakam olacağım” diyen çocuktur ve gerçekten kaymakam olmuştur. Bir sevgi, bir ilgi gerçekten onu öyle yapar.

            Bir ilde gene çok sevilen vali vardır.  Okumayı ve Yazmayı, yazanı  çok sevmektedir ve   yerel bir gazetede  yazı yazan    engelli  bir çocuğun yazılarını   okuyarak   ona  “sen gelecekte   büyük yazar olursun” der.  Motive eder.  Vali yıllar sonra bir trafik kazasında ölür.  Bir gün Valinin oğlunun kapısı çalar ve elinde bir kitapla bir genç adam durmaktadır.  Kitabın kapağını görünce  valinin oğlu çok duygulanır. ”Büyük yazar olursun” diyen valinin hayatını  o engelli genç kitap yapmış ve oğluna takdim etmektedir.  Gençlerde o kitabı okuyarak valiyi tanıyacak ve onun gibi olmaya ant  içeceklerdir.

            Sevgili yönetici dostum,

            Böyle saf ve temiz iyi niyetle motive edeceğin gençler, çocuklar mutlaka seni unutmayacak ve  daha çok  vatana millete faydalı olmaya çalışacaklar.  Ama sırf menfaat için sana gelenler sen görevden ayrıldığın zaman seni unutacaklardır. Bu hayatın kuralı.

Bu mektuptan alınacak dersi sanırım sen ve almak isteyen almıştır.

 

            Başarılar dilerim.