Sayın Valim, CEVDET CAN’A İthaf Olunur / Bir Yürek Çığlığı

İçinde yaşadığımız şehirde öyle garip, öyle değişik insanlar vardır ki, çoğu zaman bu insanların hangi halet-i ruhiye içinde olduklarını kolay kolay anlayamayız.  Belki durumlarından haberimiz vardır.  Belki birileri destek de veriyordur.

            Ancak bu tür insanların ruh dünyasına girip onları tanıyabilmek, onları aileleriyle, çocuklarıyla hemhal olabilmek büyük bir ayrıcalıktır.

            Ben şehrimizde böyle bir ayrıcalığı yaşadım. İki tane engelli çocuğu olan bir kardeşimle tanıştım. Onun bütün hayatını adım adım takip ettim. Düşüncelerini duygularını, hayallerini, sevgilerini umutlarını yakaladım. İki engelli yavrusuna rağmen hayata nasıl tutunmaya gayret ettiğine gözyaşları içinde farkına vardım. Dış görünüşüyle içimizden biri gibi… Yüzünden gülümsemesi hiç eksilmiyor. Oldukça nazik, beyefendi biri…  Ama onu tanıdıkça her gülümsemesinin arkasında bile bir acı saklandığının farkına vardım.

            Bu kişiyle Tokat’ımızda BİR İSİM sayesinde tanıştım. Hatta üçümüz birlikte oturup çay içtik. Konuştuk. O İSMİN, bu kardeşime vaad ettiği bazı konular vardı. Bir kitap yazılacaktı. Bu kitabın basımını üstelenecekti… Kitap ham haliyle bana geldi. Kitabı aylar süren bir çalışmadan sonra yayımlanacak hale getirdik. Yayım işi ve sponsorluk O İSME aitti. Bu kitapta müellif, iki çocuğunun hayat serüvenini anlatmıştı. Eşiyle birlikte kaderin bir tebessümü olarak düşündükleri yavruların canlarını feda edecek kadar seviyor ve onlara bakıyorlardı.

            “BİR YÜREK ÇIĞLIĞI” aslında bu ailenin çocuklarının ve kendilerinin geçirdiği acıları, sevgileri ve duygu sömürülerini anlatan; toplumun engellilere nasıl baktığını, nasıl bakılması gerektiğini ifade eden eşsiz bir kitap... 

            Bu kitap, büyük bir heyecanla basılmayı bekliyor. Fakat büyük masrafı var. Benim yanımda sponsor olacağını vaad eden O İSİM vefasız çıktı. Verdiği sözü inkâr etti. Kitabın hazırlama aşamasında ve daha önceleri her gün telefonla ve irtibatla müellifin peşini bırakmayan, sürekli duygu sömürüsü yapan O İSİM; kitap bitip basılma aşamasına geldikten sonra ne bu ailenin yanına bile yaklaşıyor, ne de telefonlarına cevap veriyor.

Bu nasıl anlayış? Bu nasıl insanlık? Anlayamadım. Bu kadar sıkıntıda olan, bir insanın duyguları, hayalleri ile nasıl oynanabilir. Hangi akıl ve vicdan sahibi bunu yapabilir?

Sayın Valim,

Bu yazıyı birilerini şikâyet etmek için kaleme almadım. Sanayinin bir ucunda yine valiliğin tahsis ettiği bir alanda geçimini sağlayan, iki engelli çocuk sahibi Hüseyin Yaylıcı’nın “BİR YÜREK ÇIĞLIĞI” adlı eserinin basımına destek vermeniz için yazdım.

İnanıyorum, naif bir yüreğiniz var. Yoksulu, yetimi, yolda kalmışı, sıkıntıya düşeni, kucaklayıp destek veriyorsunuz.

Allah sizden razı olsun!

Bu kardeşimizin de elinde tutsanız; sanırım, hem kültür hayatımıza yeni bir eser kazandırmış olursunuz; hem de engelli insanların yüreklerindeki yangına serin bir su dökmüş olursunuz.

Gerçekten bu konu, toplumumuzda kanayan bir yaradır.

İnanıyorum ki, bu eseri okuyanların, vicdanları sızlayacak; toplumda engellilere bakış tarzı değişecek ve engelliler, hayatın içinde kendilerini daha rahat ve huzur içinde hissedeceklerdir.     

 

 

                                                                       MEHMET EMİN ULU