Şanlıurfalı Şair Furkan Balaban: “Duygularımdan beslenerek şiir yazıyorum”

SORU- Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız? Hangi okullarda okudunuz bugüne kadar?

FURKAN BALABAN - 08.05.1996 Antalya/Serik doğumluyum. İlk, Orta ve Liseyi Şanlıurfa’da okudum. Kalemimi lise yıllarımda ele almaya başladım. Şu anda üniversiteye hazırlanıyorum...

SORU- Yazmaya ne zaman başladınız? Yazmaya başlama hikayenizi anlatır mısınız?

FURKAN BALABAN- Selim Budakin adlı bir şair abimiz vardı, Hep o yazar ben izlerdim. Bir gün bende yazmayı denedim ve başarılı oldum. O kalemi elimden bir daha da hiç düşürmedim. Şuan HZ. Muhammed'i aşkla kaleme alıyorum. Normal şiirlerle karışık bir kitap hazırlıyorum. Emeğimizin karşılığını alırız umarım, Allah utandırmasın. Ama şunu da söylemeliyim ki; Ben yazmayı değil şiiri seviyorum...

SORU- Bize ailenizden bahseder misiniz? Anne ve babanız ne iş yapar? Kardeşleriniz nerede okur? Onların bu çabalarınıza bakış açısı nasıl?

FURKAN BALABAN -Babam bankada görevliydi, banka kapanınca Urfa'ya geldik. Giyim mağazası işletiyor şu an. Annem ise ev hanımı. Kardeşlerimin biri işletmeyi bitirdi, diğeri de resim hocalığına hazırlanmakta. Edebiyata düşkün bir ailem olduğu için, hepside bana destek vermekte.

SORU-Şiir ve edebiyatta nereye gelmek istersiniz?

FURKAN BALABAN- Şiir ve edebiyatta gelmek istediğim ilk nokta, daha hazırlamakta olduğum Aşk Seninle ' S O N S U Z D U ' adlı kitabımı çıkarmak. Kitabım çıkınca eleştirilere odaklayacağım kendimi. Ve bir sonrakinde daha güzel bir çalışma yapmaya gayret edeceğim. Biliyorum bu kitaptan sonra benim için her şey çok daha güzel ve kolay olacak.

SORU- Hangi yerli ve yabancı şairlerden esinlenmektesiniz?

FURKAN BALABAN- Yerli şairlerden, Murat İnce, Hikmet Anıl Öztekin, Ahmet Rıza Korkut, Tolga Akpınar dan etkilenmekteyim. Yabancı şairlerden ise; Erik Stinus.

SORU- Okulda Öğretmen  ve arkadaşlarınızın   bu çabalarınıza bakış açısı nasıldır?

FURKAN BALABAN- Okulda arkadaşlarımın ve öğretmenlerimin bu çabama gösterdikleri ilgi büyük. Hepsine çok teşekkür ediyorum.

Edebiyat öğretmenimin yardımı ve sınıf arkadaşlarımın bir kaçının ilgisi beni gerçekten sevindiriyor...

SORU- Bugüne kader ne kadar şiir yazdınız? Nerelerde yayınladınız?

FURKAN BALABAN: Bugüne kadar bine yakın şiir yazdım. Ve yarısını neredeyse yırtıp yırtıp attım. Şiirlerimi sadece facebook da YOKSAHFB adlı sayfamda yayınladım.

SORU- Şiir yazarken hangi kaynaklardan beslenmektesiniz?

FURKAN BALABAN- Ben edebiyatta duygularımdan besleniyorum. Hal durumuma bırakarak yazıyorum genellikle. O anki duygularım nasılsa, ne hissediyorsam, içimde ki uçuşan kelimeler bana kalemi elime aldırıyor. Duygularıma borcum çok. Ben duygu şairiyim...

SORU- Üniversitede hangi bölüm okumak istemektesiniz neden?

FURKAN BALABAN- Üniversitede edebiyat okumayı düşünmüyorum. Nedeni ise sayısal öğrencisi olmam. Şu anki hedefim ise mühendislik.

SORU- Şiir yazmak ve bu alanda başarılı olmak isteyenlere neler tavsiye edersiniz?

FURKAN BALABAN- Edebiyata ilgisi olan gençler, şiir yazıyorsanız, roman yazıyorsanız, deneme vb. gibi şeyler yazıyorsanız, kesinlikle ama kesinlikle bırakmayın yazmayı. Dört elle tutunun edebiyata. Herkesin harcı değildir yazmak ve okumak.

Kitap olarak; Elif Gibi Sevmek, Aşkullah, Aşkın 7 Hali ve Aşkın Elif Halini tercih ederim.

İlginize, bu güzel röportaja ve her şey için teşekkürler. 

 

 

Saygılarımla...

--- BİR ELİFDİ ---

Bir Elifdi,
Bir salı günü bakışlarıyla veda eden.
Ayrılık rüzgarlarıydı,
Yalnızlığın çalan çanı,
Soğuk bir salı akşamıydı.
Bir Elifdi öylece çekip giden.

Sabah ezanları karşılıyordu beni,
Duy be kulaklarım, aşk namazına davet ediyordu.
Belki ararsam, belki yanarsam bulurum seni,
Ve sonra avuçlarımın arasından göklere savdum Elifi...
Senin Elifliğin benim lütfen duy beni, beni.

Beş odalı bir dairem yoktu benim,
Ama beş odalıdan daha zengindi.
Kur'an kokardı hep, 
Abdestler alınırdı,
Elifi istediğim dualar,
Birde secdadem vardı.

Bir Yaradanı sevdim,
Bir de yarattığını.
Hiç dostum olmadı benim,
Bilirdim arkadan vuracaklarını.
Bir Elifi bildim,
Bir de onun huylarını.
Yere bakan gözleri vardı,
Edebini koruyan yüreği.
Susmayı bilen dili,
Bir de bana verdiği aşk vardı.

Bir Elif vardı,
Bir de salı sabahı...
Sonrası hiç yaşanmadı,
Sonrasında bir yürek sızladı.
Bir Elif vardı,
Veda ederdi bakışları...