Taşhan’a sahip çıkalım

Millet olarak tarihi değerlerimize ne kadar önem veriyoruz, bilemiyorum. Kırk elli yıl önceki tarih bilgilerimi yokladığımda ne kadar yalan yazdırılmış bir tarihle yetiştirildiğimizi, hatta kandırılıp, alay edildiğimizi anlamam çok zor olmadı. Aslında üniversite Mustafa Müftüoğlu’nun “Yalan Söyleyen Tarih Utasın,“ Cevat Rıfat Atilhan’ın kitapları, Prof. Dr. Ali Fuat Başgil’in ”Genlerle Başbaşa” adlı kitabı, Kadir Mısırlıoğlu’nun, “Lozan Zafer Mi Hezimet mi? ” adlı kitabı, Devlet-i Aliye’den Türkiye’ye dönüşen bir milletin acı hatıraları; Necip Fazıl Kısakürek’in bütün kitapları olmasaydı bilmem biz ne yapardık? 

Sözü uzatmanın gereği yok. Milli tarihimizin dokularını öğrenip onlara sahip çık bir vatan borcudur.

Bu borcu ödemenin yolu da hiç şüphesiz günümüze gelen eserleri korumaya devam etmektir. Vakıflar Genel Müdürlüğünün daha önceki yıllarda yaptığı çalışmaları her türlü takdirin üzerinde görüyoruz. Bir de bu restore edilen eserlerin içi mekânları doldurulsa, inanın içinde insanlar nefes aldıkça tarihi eserler de nefes alır ve yaşar.

Tokat’ta Taşhan bu anlayışa son derece güzel bir örnektir. Pirhan gibi, Sümbül Baba Zaviyesi gibi başkalarını da sayabiliriz. Ancak benim derdim Taşhan ve Taşhan esnafıyla…

Taşhan Tokat’taki tarihi eserlerin vitrini gibidir. Bu eserin tarihi konusunda bir şey anlatmak istemiyorum. Zira bu alanda tarafımdan yeterince çalışma yapıldı ve yayımlandı. Bu günkü haline gelmesi için yıllarca büyük uğraşlar verdik. Allah’a şükürler olsun ki Taşhan şimdi cıvıl cıvıl.

Taşhan’daki esnafların, özellikle zanaatkârların en geniş anlamda desteklenmesi, onların Tokat’ın tanımı için kullanılması bana göre en önemli husustur. Vilayet ve belediye ne kadar destek veriyor bilemiyorum. Fakat bazı zanaatkârların bu konuda şikâyetçi olduklarını bizzat yaşayarak gördüm. Hatta bir dostumun elinde ilgi çekici bir belge de gördüm. Onlarca zanaatkârın olduğu Tokat’ta bir zamanlar Kültür Bakanlığı “Altın Eller” fuarları için zanaatkâr istiyor. Ne yazık ki İl Kültür Müdürlüğü “Tokat’ta hiç bir zanaatkâr yok” diye evrak gönderiyor. Bir yıl sonra aynı konu üzerine yeni bir evrak gönderildiğinde, on beş yirmi tane zanaatkâr ekleniyor. Bunlar gökten zembille mi indi? Hayır işin içinde başka işler var. Bu iki yazıyı kaleme alan kişinin Tokat İl Kültür Müdürlüğünde yemediği herze yoktur. Fakat ne yazık ki adam hâlâ orada görev yapıyor.

Acizane otuz kırk yıldır bu işlerin içindeyim. Tokat’ta birileri kendinin dışında kimsenin tanınmasını istemiyor, ya da kendi menfaatini engelleyecek bir konum ortaya çıktığında, bunu engellemek için elinden gelen her şeyi yapıyor.

Şurası da muhakkak ki “Tokat El Sanatları” bugüne kolay gelmedi. Büyük sıkıntılar atlattı. Sonunda hak ettiği yeri bulma yolunda ilerliyor. İnşallah daha da iyiye gidecek.

Taşhan esnafının en büyük sıkıntısı dört mevsimin ancak yarısında genel giderleri karşılayacak bir durumda olmasıdır. Zira Taşhan’da, mevsim kışa döndüğünde insanların ne iş yapması, ne de alışveriş yapması bahis konusu oluyor. Çoğu ustalar soğuktan dükkânlarını açamıyorlar. Açanlar da hastalanıp yataklara düşüyorlar. Taşhan’ın kışın ısınması için mutlaka bir çare bulunmalıdır.  Ayrıca esnafın genel giderlerin dört mevsim özelliğine göre ortalama bir değerlendirme yapılması da mümkündür. Yalnız kış mevsimine ait olmak üzere elektrik giderlerinin bir kısmı bir şekilde karşılanmalıdır. Taşhan’ın orta kısmı kış gelince geçici olarak kapatılma imkânı da vardır. Bunu çadır çekerek yapmak mümkündür.

Sözün kısası, Taşhan’daki sanatkârlar, ustalar Tokat’ı yönetenlerden ilgi bekliyorlar. “Bizim tek gayemiz Tokat’ı tanımak” diyorlar.  Belediyenin ve Valiliğin görevi sadece Tokat’ı yönetmek değildir. Asli görevlerinden biri de Tokat’ın tanıtılmasıdır.  Öyleyse Tokat’ı tanıtmak için gecesini gündüzüne katan yazarların; el emeği ve göz nuruyla uğraşıp sanatını icra edenlerin de desteklenmesi gerekmez mi?

Elbette bu konuda çalışmaların olduğunu biliyorum. Hatta bu konuda bazı projelerin olduğunu da biliyorum. Bunları yürütenlere çıkaranlara, destek verenlere verecek olanlara gönülden teşekkür ediyorum.  Fakat daha geniş boyutlarda, daha etkin çalışmalara destek vermek Tokat’ın geleceği için son derece önemlidir.

İlgililerin konuya duyarlılıkla yaklaşacağını umuyor, saygılar sunuyorum.

 

Mehmet Emin Ulu