CUMHURİYETİ HANGİ YÜZLE KUTLAYACAĞIZ?

 

            Dün Hakkâri Yüksekova’da silahsız üç askerimiz PKK tarafından arkadan kafalarına kurşun sıkılarak haince-kalleşçe şehit edildiler. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine ve Türk Milletine başsağlığı dilerim. Basın bu olay üzerine, “Askerlerin elektrik malzemesi almak için çarşıya çıktıklarını “yazıyor. Başbakan olayı ters yüz etmek için: “askerlerin görev nedeniyle orada bulunmadıkları” benzeri açıklamayı yapıyor. Yeter ki onların açılımı sekteye uğramasın. Dertleri o… Askerler; ne amaçla olursa olsun şehit edilmediler mi? Sen onun hesabını ver? Orada ne için bulundukları sizce o kadar mı önemli?

          Cumhuriyetin 91’inci yılını hangi yüzle kutlayacağız? Misak-ı milli sınırlarımız kevgire döndü. Giren çıkan belli değil! Terör örgütleri kol geziyor. ABD istediğini rahatlıkla yaptığı gibi bizi istediği gibi yönlendiriyor. Egemenliğimizi ta… 29 Ekim 2004’te yani Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıl dönümünde, Roma’da Türk düşmanı Papa X.İnnocenzo heykelinin gölgesinde “egemenliğin ABD’ye devri”ni imzalamakla işimizi bitirmişlerdi. Bu gün ABD tak diyor, bizde şak diye onun her istediğini yapıyoruz.

           İsrafil Kumbasar 29 Ekim 1923 başlıklı analizinde: “Cumhuriyet’in başına hangi çorapların örülmekte olduğunun farkında dahi olmayan kuru kalabalıklar,gıcır gıcır kıyafetlerle karşılarına geçip,Tam bağımsızlık ve Milli egemenlik’ kelimelerini hiç dillerinden düşürmeyen devlet ricali, sabah erken saatlerinden itibaren kabri başına akın edip, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün aziz hatırasına çelenk koyacak, saygı duruşunda bulunacaklar. ‘Kurmuş olduğun Cumhuriyet emin ellerdedir. Atam sen rahat uyu’ mealinde nutuklar atan paşazadeleri, beyzadeleri coşku içerisinde alkışlayacaklar. Milli olmayan ,dışarıdan alınan,durmadan modernize ettirilen ama hiç kullanılmayan, hurdaya çıkmaya yüz tutmuş füzeler, tanklar, toplar ve tüfekler, bandoların çaldığı marşlar eşliğinde sokaklardan katar katar geçip gidecekler.

           Şifreleri başkalarının elinde bulunan uçaklar semalarda gösteri yapacak.

           Peki ya sonra?

           Atatürk’ün Cumhuriyeti temelleri üzerine inşa ettiği fikirleri unutulacak, unutturulacak.

           ABD/AB/İsrail ekseninde yürütülmekte olan kimliksiz ve kişiliksiz, teslimiyetçi politikalar, her geçen gün biraz daha ivme kazanacak.

            Türk devleti, milli kimliğini kaybedecek, Türk milleti millet vasfından uzaklaşacak, egemenlik uluslar arası güç odaklarına devredilecek, ekonomi uluslar arası sisteme eklemlenecek, dış politika ABD/AB/İsrail’in çıkarları doğrultusuna göre yeniden şekillenecek, iç politika da AB normlarına göre yeniden tanzim edilecek.

         Ülkenin en verimli toprakları yabancılara peşkeş çekilirken, stratejik, karlı ve etkin olan kuruluşlar küresel sermaye şirketleri tarafından paylaşılmış olacaktır.

          Dış borçlar katlanarak büyüyecek, ‘Borç yiğidin kamçısıdır” diye durmadan borçlandırılıp midelerinden esir alınan vatandaşlar, yeni Türkiye ve yeni dünya düzeni adı altında dayatılan, tüketim toplumunun birer uysal köleleri haline getirilecek.

          Türk varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan emperyalistlerin işgalinden kurtarılan son vatan toprakları üzerinde Cumhuriyet ilân edilmesinin ardından 91 yıl geçti. Beceriksiz, ehliyetsiz yöneticiler yüzünden bir arpa boyu ilerleyemedi.”

          Atatürk ne diyor: “Egemenlik hiçbir anlam, hiçbir şekil ve hiçbir renkte ve yönde ortaklık kabul etmez.”(1927)

          Milleti 36 etnik gruba parçalayan sözlerle ayırmaya çalıştık. Kürt, çerkez, Arap, Gürcü ve alt grupları ortak ederek, milli birlik ve bütünlüğümüzü ifade eden Cumhuriyet fikrini yok ettik.

         Atatürk diyor ki:

        “Diyarbakır’lı, Van’lı, Erzurum’lu, Trabzon’lu, İstanbul’lu, Trakya’lı ve Makedonya’lı hep bir ırkın evlatları hep aynı cevherin damarlarıdır.”(1932)

        Ama onlar:

        Resmi kurumlardan T.C’ yi kaldırdılar.

       Andımızın ilkokullarda söylenmesini yasakladılar.

       İstiklâl Marşını ‘ırkçılığı’ çağrıştırdığı için resmi törenlerden kaldırmaya çalışıyorlar.

        “Ne mutlu Türküm Diyene!” ilkelliktir.”dediler ve onu kaldırdılar.

       Atatürk ne diyor: “Benim hayatta yegane onur kaynağım, servetim, Türklükten başka bir şey değildir.”(1923)

      “Türkiye Cumhuriyetini kuran Türk halkına Türk Milleti denir.”(1929)

      Türk topraklarında ABD üssü kurduranlara, emperyalizme “kalkan” olanlara; Atatürk: “Düşman süngüsü altında milli birlik olmaz.” diyor.

       Bir zamanlar yedi düvele karşı mücadele veren, Almanya, İngiltere, Fransa ile boy ölçüşen Cumhuriyet, bugün artık dağlarını mekân tutan üç-beş çapulcu eşkıya ve cemaatin ele geçirmesinden kokar hale geldi. Dünün hainleri bu gün devlete akıl verir hale geldi.

       Bir zamanlar çelik kadar sağlam temeller üzerine oturtulan Cumhuriyet’in, bugün artık kuruluşunun 100’üncü yıldönümü olan 2023 yılına kadar tek parça halinde ayakta kalıp kalamayacağı tartışılıyor.

       Acı ama gerçek.

      Slogan milliyetçileri, Sosyete halkçıları ve Sömürge dindarları el ele vermiş hep birlikte Cumhuriyet Bayramı’nı kutluyorlar.

       Hiç kimse çıkıp da yakalarına asılıp sormuyor:

        Hangi yüzle?

        Türküm, demenin neredeyse suç sayılacağı bir zamanı yaşıyoruz.

       Bu ülkeyi canından çok sevenlerin Cumhuriyet Bayramını kutlar, ülkemizin bölünmez bütünlüğünün daim olmasını Yüce Allah’tan niyaz ederim.

       Nice Cumhuriyet Bayramlarına…