NİYET İYİ AMA…

“Sual eylen bizden evvel gelene  Kim var imiş biz burada yoğ iken

Asıl adı Komana imiş. Şimdi Gümenek diyoruz. Zamanında burada kocaman bir kent varmış. Benzerleri gibi o da dayanamamış tarihin tahribatına. Gümenek Tokat ilimizin on dört kilometre doğusunda, Yeşilırmak''ın kenarında sevimli bir mesire yeriydi. Uçsuz bucaksız Kazova, Cumhuriyetin ilk yıllarında İçinde koca bir ırmak akmasına rağmen yazları sıcaktan kavruluyormuş. Yeşilırmak, bazen coşuyor taşıyor, etrafı yıkıp döküyor, çok zaman da bolca sivrisinek üretiyormuş. Sivrisinek ve onun sebep olduğu sıtma hastalığı korkusundan uzun zaman kimse yerleşmemiş, ovaya.

            Ne zamanki cumhuriyet hükümeti, Kazova''yı sulamaya karar vermiş. Önce Almus Barajıyla ırmak insanoğlunun emrine alınmış. Regülâtör marifetiyle de sağlı sollu kanallarla ova sulanmış.

            İşte regülâtörün yapılıp suların ikiye ayrıldığı mevkie Gümenek deniliyor. 

            Devlet Su işleri regülâtörü yapınca çevresini de istimlâk edip kent halkına bir mesire alanı hazırlamış. Zamanın olanaklarına göre çimlendirmiş. Ağaçlandırmış. Yürüyüş yolları, tuvaletler, içme suları, ocaklar, oyun alanları havuzlar yaptırmış. Hatta elektrik getirip çevreyi aydınlatmış.

            Eskiden, ileri gelenlerin bağ ve bahçeleri vardı. Onlar; hafta sonu tatillerini havuzlu, kebap ocaklı bağ evlerinde geçirirken, orta halliler ya da dışarıdan gelen memur aileleri Gümenek''te değerlendirirlerdi, hafta sonlarını: Minnetsiz mudarasız...

            Gümenek, şüphesiz halka daha iyi hizmet versin diye devlet kuruluşları arasında sıkça el değiştirdi. DSİ''den alındı belediyeye verildi. Belediye yönetiminde kimi ağaçlar satıldı bazı değişiklikler yapıldı. Öncekini aratır oldu.

            Bu kez belediyeden de alınıp özel İdareye verildi. Özel idare, belki de Orta Karadeniz Bölgesi''nin en büyük mesire alanını yapmak amacıyla kolları sıvadı. İnşaat var gerekçesiyle alan, birkaç sene ziyarete kapatıldı. İşler bitince gördük ki bazı çalışmalar yapılmış. Ne niyetle yapıldığı tam kestirilemeyen binalar bomboş. Bu yapılardan yalnız tuvaletler ve mescit kullanılıyor. Diğerleri terk edilmiş köylerin okulları gibi. Süs havuzunun içindeki su yosun tutmuş. Çöplük olmuş, kokuyor.

            Beton kameriyeler yapılmış. Yanlarında masa ve çöp kutuları. Uygun yerlerde elektrik direkleri ve gideri olmayan çeşmeler. 

            Hele bir masa gördük ki bir masa daha yeni yapılan oturağın yere gömülmüş, betonla sağlamlaştırılmış demir ayakları, kol gücüyle sökülüp bir kenara konulmuş. Arkadaş, sen Zaloğlu Rüstem, Kiziroğlu Mustafa Bey, ya da halterci Naim Süleymanoğlu musun? Nasıl bir acı kuvvettir, bu? Eğer spor yapmaksa niyetin, git spor salonlarında halter çalış. Elektrik direklerini kıranları mı, beton masaları haşat edenleri mi ararsın…

            Hâsılı güzelleştiriyorum diye çirkinleştiren devlet kurumlarıyla yapılan ufak tefek iyiliklere savaş açan Vandallar, mahvetmeye karar vermişler güzelim Gümenek''i. Oysa şehir halkı bunaldıkça birkaç saatliğine de olsa oraya gidip nefes alıyor, stres atıyordu.

 

            Bunu da çok gördüler…