Gadir-i Hum...

Gadir-i Hum...

 

(Dünden devam)

          İMAM ALİ’NİN VELAYETİNİN İLANI

        “Hz. Peygamber Veda Haccı’nı tamamlamak üzere iken Maide suresi 67. ayet nazil olmuştur. Yüce Allah bu ayet-i kerime ile Hz. Peygamber’e bir ilan ve tebliğ görevi vermektedir.

            Ayet-i Kerime şöyledir; (Ey Peygamber! Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapamazsan o’nun verdiği peygamberlik görevini yerine getirememiş olursun. Allah, seni insanlardan korur. Şüphesiz Allah, kafirler toplumunu hidayete erdiremeyecektir.) Maide 5/67

            Birçok Sünni tefsir ve Esbab-ı Nüzul kaynaklarında, bu ayet-i kerime ile Hz. peygamberin insanlığa tebliğ etmesi emredilen eserin (İmam Ali’nin velayetini ilan) olduğu anlatılmaktadır. Ne hazindir ki birçok Sünni kaynakta bu gerçek kayıtlı olmasına rağmen Ehl-i Sünnet dünyası İlam Ali'nin hilafet ve velayetini örtemeye ve reddetmeye çalıştı.

            Büyük müfessir ve muhaddis İmam es Suyuti şunları kaydetmektedir.

            (İbni Hatim, İbn-i Merdüye ve İbn-i Asakir'in bildirdiğine göre Ebu Said el Hudri, "ey Peygamber, rabbinden sana indirileni tebliğ et... ayeti, Gadir-i Hum günü, Ali bin Ebu Talip hakkında nazil olmuştur." demiştir.)

            İbn-i Merdüye'nin bildirdiğine göre, İbn-i Mesud der ki: "Biz, Resulullah (s.a.a) zamanında "Ey Peygambe, Rabbinden sana indirileni tebliğ et... ayetini okur ve 'Ali bütün mü'minlerin velisidir, idarecisidir (Mevla)' ifadesini eklerdik. Sonra, 'eğer bunu yapmazsan, O'nun verdiği peygamberlik görevini yerine getirmemiş olursun. Allah seni insanlardan korur.' şeklinde devam ederdik."

            İslamın gelişmesi ve yayılmasında Peygamberimizin veda hutbesi ne kadar önemliyse, Gadir-i Hum olayı da o derece önemlidir. Ömer (r.a.) Hz. Ali (r.a.) ile karşılaştığında "gözün aydın olsun ey Ebu Talip'in oğlu, sen gece-gündüz her an her bir mümin erkek ve mümin hanımın Velisi, idarecisi oldun." diye tebrik eder. Gadir-i Hum'da Hz. Peygamber (s.a.a.) Hz. Ali'nin velayetini ilan ederek, onun elini tutup kaldırarak şöyle buyurdu: "Ben kimin velisi-idarecisi isen işte bu (Ali) da onların velisi-idarecisidir. Allah'ım Onu veli kabul edip dost olanla dost ol ama düşmanlık yapana da düşman ol"  demiştir. Peki Peygamber efendimizin bütün sünneti tutuldu da bu sünneti neden tutulmadı? Temel İslam kaynaklarında İmam Ali'nin velayeti ve Gadir-i Hum gerçeğinin ısrarla gizlenmesi ve üstünün örtülmesinin anlam ve manası nedir? Bu konuda birçok vatandaşın haberdar olmaması, bilmemesi sizce neyin sebebi? Ümmet olmak, Ehl-i Beytini sevmek suç mu? Bunları sevenleri de 'Alevi-kızılbaş' diyerek ayrım yapmak doğru mu? Aslında tüm müslümanların ayrımsız sevmesi gerekmez mi? Bu topluma kuru iftira atmak müslümanlıkla bağdaşır mı?

            İslamın birliği için Allah, Kur-an, Peygamber, Ehl-i Bey bize yeter. Vatanımızın birliği, selameti için her insanın Allah'a yakarışı önemlidir. Allah diyen, yolda kalmaz. İslam dini bütünleyen, yardım eden, sevgi dinidir. Dinimizde öfkeye, kine, nefrete yer yoktur. Çünkü akıl ve mantık dinidir. Herkes birbirini kucaklamalı, sevmelidir. Bu dünya fanidir.

            Cenab-ı Allah Kuran'ın yolundan, Peygamberimizin şefaatinden bizleri ayırmasın. Gadir-i Hum'un bir bölümünü anladığım kadarıyla sizlerle paylaştım. Bu vesileyle umarım daha geniş araştırmasını da sizler yaparsınız.