BİR BABA OĞLUNA NİÇİN MEKTUP YAZAR?

        Merhaba Sevgili oğlum,

        Bu mektupları sana yazmaya başladığım zaman sen henüz 2 yaşına basalı 3 ay oldu. Sevimli mi sevimli, mini mini bir çocuktun. İstedim ki, oğluma güzel mektuplar yazayım, ilerde o faydalansın.

Öyle mektuplar yazayım ki, öyle üslup  kullanayım ki, hem sen, hem de yıllar sonra okuyan zevkle okusun ve anlattıklarım, sadece sana değil senden sonraki nesillere bile faydalı olsun. Bu düşünce ile sana mektuplar yazmaya başladım. Yazdığım her mektuptan, her satırdan büyük zevk aldım. Nasıl zevk almayayım ki, yazdıklarımı insanlar okuyacak ve faydalanacaklar, bundan ben mutlu olacağım.

Canım oğlum,

Bir baba olarak sana anlatacaklarım, sadece anlatmaktan ibaret. Uygulayıp uygulamamak veya faydalanıp faydalanamamak sana kalmış. 700 yıl önce Osmanlı İmparatorluğunu kuran Osman Gaziye  hocası ve kayınpederi olan Şeyh Edibali'nin nasihatları bu mektuplarıma ilham kaynağı oldu. Umarım ki Osman Gazi'ye olan nasihatlar yüzyıllar okunmuşsa benim özelde sana yazacağım ancak genelde tüm Türk Çocuklarına seslendiğim bu tavsiyeler de yüzyıllar olmasa da yıllarca okunur.

Sevgili oğlum,

Sen dünyaya gelince ben 31 yaşında bir insandım. Seninle benim aramda 30 sene fark var. Benim zamanımda televizyon, telefon, internet falan yoktu. Bizim evimize bile elektrik ben okula giderken bağlanmıştı. Televizyonla 12 yaşında, telefonla 22 yaşında, internetle 35 yaşında tanıştık. Sen ise bunları nerede ise doğuştan tanımaktasın ve bizlerden her zaman bir adım öndesin.

Sevgili oğlum,

Babam zamanında bana sevgi ile baktığı zaman onun bana olan sevgisini anlamazdım. Zaman geçti babam vefat etti. Bir  zaman sonra ben evlendim. Sonra sen doğdun. Babalık heyecanını tattım. O zaman babamı daha iyi anlamaya başladım. O zaman anladım ki, babam gerçekten bana iyi babalık yapmış. Kardeşlerinin çocukları içinde hiç Üniversite okuyan yok iken, Babam varını yoğunu harcayarak senin babanı okutmuş ve iyi bir eğitim almasını sağlamış. Bunu da sen zamanla anlayacaksın. Benim de babamı zamanla anladığım gibi. Belki de sen de benim ilerde gururum olacaksın, belki de çoğu anne babanın çocuğu gibi anne ve babaya dert olacaksın. Ne olacağına sen karar vereceksin. Bizler sadece sana yol gösterebiliriz.

Sevgili  can oğlum,

Bu mektuplar sana belki birer rehber olacak, belki de sana boşa yazılmış, okunmaya değer görmediğin, boşa zaman harcanarak, kağıtlar ve kalemler boşa harcanarak yazılmış notlar. Bir insan bir şeyi iyi görürse iyi, kötü görürse kötü olur. Aslında okudukları ve önüne sunulan nimetler insanın aynasıdır. İyi görürse iyi olur, kötü görürse kötü olur. İnsan nasıl görmek isterse öyle görür.

Sevgili oğlum,

Üniversite sınavına zamanında hazırlanırken, güzel notlar tutmuştum ve o notları sonra başkasına veririm diye saklamıştım. Üniversiteye hazırlanan gence verince bana dedi ki: "Bu notları okuyarak  Üniversite kazanan var mı?” Ona demiştim ki: “Bu  notların önemine inanarak, hakiki manada severek okuyan insan tabii ki, kendi gelişimini de tamamlamışsa tabii ki  bu notlardan faydalanacak. Ama notları önemsemezse faydalanamaz.”

Benim sana yazacaklarım mektuplar da aynen böyle. Okuyan, üzerine düşünen faydalanır. Okumayan, önemsemeyen ve ciddiye almayan insan faydalanamaz. Bazen okuyarak faydalanmak için kitaba bile ihtiyaç olmaz. Bir takvimin arkasındaki yazıları her gün okumak bile insanın bilinçlenmesine ve faydalanmasına yardımcı olur. Bir insan denizin yanına gitse su almak için ancak kabının alacağı kadar alacaktır. Fazlasını alamaz. Nasıl alsın fazlasını, kabı yetmez ki. O yüzden bizler de denizden daha fazla su almak için kabımızın kapasitesini artırmamız lazım.

Sevgili oğlum,

Her baba, çocuklarına kapasitesi kadar verecektir kendinden bir şeyler. Gene her oğul da babasından kabı kadar faydalanacaktır. Baba her zaman bilgi ve sevgisi kadar vermeye hazırsa ve oğlu da kabının hacmini  genişleterek her zaman daha çok almaya hazırsa o zaman babadan daha fazla faydalanacaktır.

Sevgili oğlum,

Tarih boyunca, insanlığın gelişimini hep anne ve babalar sağlamışlardır. Anne ve babalar ne kadar bilinçli ve öğrenmeye açıksa ve çocuklar da ne kadar öğrenmeye ve bilinçlenmeye açıksa o zaman birbirlerinden etkileşimleri ve öğrenmeleri o kadar fazla olacaktır.

Sevgili oğlum,

İnsanoğlu her zaman hata yapar. Hata yapa yapa öyle zaman gelir ki hatalarını daha az yapmaya bakar. İnsanlar gençlikte daha çok hata yaparken, olgunlukta daha az hata yaparlar. Eğitimlerinin başında daha çok hata yaparken eğitimlerinin sonlarına doğru hayata atılma aşamasında daha az hata yapmaya başlarlar. Bu da onların kendilerinden daha sonra gelenleri iyi anlamasına sebep olur.

Sevgili oğlum,

Biz insanlar genelde, hep hatayı karşımızda ararız ve kendimizde hiç hata aramayız. Bu mektuplarda seninle konuşurken, hayat tecrübelerimle beraber öz eleştiri de yapacağız. Biraz da başkalarını eleştirmek yerine kendimizi, yani seni ve beni nasıl geliştirebiliriz onun muhasebesini yapacağız ve bunu  başkaları ile de paylaşmanın mutluluğunu yaşayacağız.

Sevgili oğlum,Canım benim,

Babalar çocuklarına sözlü nasihatler ederler. Bu genelde unutkan insanoğlunun anlatılanları hemen unutmasına sebep olur ve bir süre sonra konuşulanlar hatırlanmaz. Bundan dolayı da atalarımız "Söz uçar, yazı kalır” diyerek yazının önemine vurgu yapmışlardır. Bizler de sana anlattıklarımızı yazı ile kalıcı hale getirirsek ilerde sen ve bunları okuyanlar bu  gayemizden daha çok fayda sağlayacaklar. Bu mektupların önemi  biraz da buradan kaynaklanmakta.

Sevgili Oğlum,

Amacı olmayan, çalışmayan insanlar, amacı olan ve çalışan insanları sevmezler. Çalışan insanların çok güzel hasletleri olsa bile, bir kötü hasletine odaklanırlar ve hayat onları kıskanmak ve kötülemek üzerine geçer. Halbuki çalışan çabalayan insanlar başkaları ile uğraşmaya vakit bulamayacakları için hayatın, çalışmanın başkalarına yük olmamanın sevincini yaşarlar.

Bu mektupların bir amacı da bizlerin hatalarımızı telafi etmemizin öz eleştirisi ve başkalarına faydalı olmamızın sevinci olsun.

Sanırım bu mektubumuzla “Bir baba oğluna niçin mektup yazar?” sorusunun cevabını da almış olacağız. İlerleyen zamanda mektuplarımızın konuları da hayatta bizlere faydalı olacak şeyler olacak

Muhabbetle kucaklıyorum seni...

Baban.