ÇOCUK VE KİBARLIK

        Sevgili Oğlum,

         İki yaşındasın, ama aklı başındasın. Öğrenmeye açık bir insansın. Öğrenmeye açık olmayı senin yaşındaki bir insan için önemli buluyorum. Çünkü öğrenmeye açık bir insan daha kolay öğrenir. Zorlanmadan öğrenir.

İnsanlara daha çok faydası dokunur. Buna inanıyorum. Bizde bu özelliğimiz sayesinde okumaya öğrenmeye doyamıyoruz. Doyamayacağız da. Benim bu huyum galiba sana çekmiş. Öğrenmeye kapalı insanlara ne kadar anlatsan ne kadar söylesen de dinlemezler ve hayat her zaman onlara zor gelir. Çünkü öğrenen insan , bili dolu olan insandır. Bilgi dolu olan insan , herkesle güzel iletişim kuran insandır. Güzel iletişim kuran insan , çevresi olan insandır. Çevresi olan insanda  çok olmasa da kendine yetecek parası, mutluluğu olan insandır bence. O yüzden öğrenmeye açık insan olmayı ve  öğrenmesini bilen insanı severim ve geleceği parlak olur böyle insanın.

        Sevgili Oğlum,

         Sana bir defa anneciğim, babacığım demeyi öğrettik. Sende öğrendin. Bizlere anneciğim, babacığım diyorsun. Bende sana “Oğlum” diyorum. Sevgi köprüsü böylece kuruluyor. Galiba bizim annenle diyalogumuz da genelde saygılı olmamız, sevgi sözcüklerini çok kullanmamız sana da geçiyor ve annem ve babam ne yaparsa doğrudur. Sevgi sözle, davranışlarla, dokunmayla olur diyor ve ona göre davranıyorsun. Senin 2 yaşında ki davranışlarından bunu anlıyorum ve yaşıyorum. İnşallah bu davranışların çocukluğunda kalmaz ve herkese her zaman ömür boyu saygılı ve sevgili olursun. Aslında bu biraz, biraz değil, çoğu zaman bana bağlı, annene bağlı. Biz sevgi sözcüklerini unutmazsak, aramızda çok sevgi sözü kullanırsak, bu sana güzel bir köprü olacak. Sevgi sözcüklerini kullanan ve ailesi tarafından hakiki manada sevildiğini gören ve ailede değerli olduğuna inanan insan hiçbir zaman gözü dışarıda olmayan insandır. Ailesine bağlı olur. Senin de ailene bağlı insan olmanı candan temenni ederim.

        Sevgili Oğlum,

         Senin “Babacığım” hitabından ben şunu da anlıyorum. Çocuklar anne ve babalarına karşı sevgi sözcükleri kullanırlarsa çocuk içgüdüleri onlar tarafından da sevileceklerini , takdir edeceklerini bildiklerinden öyle davranıyorlar. Zamanla bu alışkanlık oluyor ve çocuğun kişiliği böyle şekilleniyor. Bilinçli veya bilinçsiz anne babanın kişiliği çocukta birleşiyor. Çocuğun anne babasından ayrı bir kişilik oluşturması bu nedenle çok zor görünüyor. Anne ve babalar kabullenemeseler de çocuklarının kişiliklerinin oluşumunda anneleri ve babalarının rolü çok büyük. Ben çevremde gözlemlediğim kadarı ile  çocukların çoğu anne ve babalarının kişiliklerini büyük oranda bilinçli veya bilinçsiz olarak  özümsemekteler. Anne ve babalar bundan dolayı çocuklarına kibar olmayı öğretir ve kendileri de öz de ve söz de kibar olurlarsa o zaman, çocuklar bilinçlendikleri zaman  anne ve babalarına kibar ve sevgi dolu olarak davranacaklardır.

         Sevgili Oğlum,

         Pek çok insan, sana mektup yazmamı şahsi bir sorun gibi görüp yadırgayabilir  ama özelde sana yazılmış gibi görünse de  bu aslında tüm Türk çocuklarına yazılmış edebî mektuplardır. Bunu içinden edebiyat, psikoloji, sosyoloji ve  eğitim vardır. Anlayan anlar. Anlamayana Mehter Takımı, Belediye Bandosu bile az gelir. Anlayana ise arı vızıltısı ne güzel gelir , o vızıltıdan ne güzel dersler çıkarır değil mi ama ?

         Sevgili Oğlum,

         Kibarlık toplumumuzca  aslında muhtaç olduğumuz bir duygu. Ne kadar toplumun okuma yazma düzeyi artsa da insanların genel kültür düzeyi artmıyor. Okuma yazma ile kültür düzeyi aynı oranda artmamakta. Çünkü insan  okuduklarını hayatına uygulamazsa  okuduklarının ona fazla bir faydası olmamakta bence.

         Sevgili oğlum,

         Bütün bunlara rağmen  toplum yavaş gelişiyor. Ben bu toplumun geliştiğine inanmak istemekteyim. Bu nedenle seni ve parkta oynarken senin gibi “Anneciğim”, “Babacığım” diyen insanları gördükçe gelecek nesillerin bizden daha kibar olacaklarına dair umutlarım artıyor. Bunları seninle paylaşmaktaki amacımda toplumun, genç nesillerin gelişimine beraber şahit olmak.

         Sevgili Oğlum,

         Ben babaysam senin sayende babayım. Bana bu duyguyu sen tattırdın. Ama fazla şımarma. Eğer şımarırsan sana mektup yazmam. Bundan sadece sen değil toplumda mahrum kalır. Ama duygularım  yaz derse   ben yine de yazarım. Bana iyi oğul olmazsan, belki bunları okuyup da faydalanan çıkar.     Bende onunla, onlarla gurur duyarım. Biz herkese karşı görevimizi yapalım. Eğer sen ve  başka çocuklar bizi anlamazsa o zaman bunun cezasını sen çekeceksin. Dinlemeyen ve anlamayan çekecek.

         Sevgili oğlum ,

         Kibarlık ve sevgi göstermek , ama gerçekten de insanlara sevgi göstermek  her insanın harcı değildir. Her insan kaba ve saba olabilir. Basit şeyler , basit fikirleri , davranışları herkes sergileyebilir. Ama kibar olmak , takdir etmek, sevgi göstermek gibi duygular sadece er kişilerin , asil insanların göstereceği davranış ve duygulardır. Sen kibar olarak her zaman asil ve önder insan olmaya bak. Basitliğe asla razı olma.

         Sevgili oğlum,

         Gelişmiş ülkelere baktığımız zaman bazı istisnalar hariç olmak üzere hep çoğunluğun kibar, nerede nasıl davranmasını bilen, medeni insanlar olduğunu görürüz.  Kibarlık ve insanlık sevgisi, herkesi kendimizle eşit ve  sevgili görmek ile erdemli insan olur insan. Kibar ve erdemli insanları herkes sever. Saygı gösterir. Saygı gören insan ise ileri yolunda giden ve hayatta hem aydınlanan hem aydınlatan insan olmanın mutluluğunu her zaman yaşar.

         Canım oğlum,

         Çocukluğumda kibar davranmayan, herkesi azarlayarak tersleyen insanlara baktığım zaman onları da geçmişte hep azarlayan tersleyen insanlar olmuş. Bu kaba saba insanların genelde bir uğraşı olmadığı için hep başkalarını küçümseyen ve  onlarda hata bulan insanlar olduğuna şahit oldum. Onu bunu terslemekten, sevgi göstermeye zaman bulamamışlar ya da sevmenin ne güzel duygu olduğunu anlayamamışlar. Onları biraz incelediğim zaman bunu hemen anlayabildim. Anlamak zaten zor bir şey değildi. Onlarla muhatap olan insan sayısının da zaten az olduğunu gördüm. Sen olsan her şeye bahane bulan, ona buna kaba davranan, yanında kendini değerli hissetmediğin insanla muhatap olur musun ?

         Sevgili oğlum,

         Umarım hayatın boyunca, her zaman kibar ve sevgi dolu insanlar çıkar. Seni hakiki manada sever ve değer verirler. Böyle insanlarla yaşamakta hayatın zevkini tatmak , gerçekleri en güzel şekilde yaşamak  anlamına gelir.

         Sevgili oğlum,

         Hayatımızı şekillendiren ve hayatı yaşanacak ve yaşanmayacak kılan gene bizleriz ve hayatın  bize sundukları fırsatları değerlendirirsek hayat her zaman bizlere en güzel şeyleri sunacaktır. Biz yeter ki sevgi dolu, kibar olalım ve çevremizde de böyle insanlar olsun. Bu da bizim elimizde .

         Sevgili Oğlum,

         Sana bıkmadan usanmadan yazacağım. Bakalım 10 yıl, 20 yıl, 30 yıl sonra ne değişecek göreceğiz.

                                                                                                               Baban