DUYGULU ÇOCUK

Canım oğlum,

Bir şiirde okumuştum. Şairini hatırlayamadım ama şiir aynen şöyleydi:

“Sevgili oğlum duyguyla dol,

Ya Mustafa Kemal, ya Namık Kemal ol.

Duygusuz olsaydı çatlar mıydı nar?“

            Bu şiirdeki gibi duygulu olmanı ve her zaman her işinde duygulu ama mantıklı hareket etmeni temenni ederim. İnsanı insan yapan unsurlardan bir tanesi düşünmek ise diğeri de duygulu olmaktır. Hayvanların bile duygulu olduğu bir ortamda insanların duygu ile dolması, duygulu olması ve sevmesi kadar doğal bir şey olamaz.

Canım oğlum,

            Duygulu insan olmak nedir biliyor musun? Duygulu olmak beş duyumuzu da gereği gibi kullanmak yani iyi görme, iyi duyma, olayları mantıklı olarak değerlendirerek insanları iyi anlama sanatıdır. Duyularını etkin ve verimli kullanan insan her zaman bunu yapamayana nazaran daha ileri düzeydedir.

Sevgili oğlum,

Bugün Türkiye’nin nüfusu yetmiş milyon olarak kabul edilirse, biz yetmiş milyonda bir bu ülkenin ilerlemesinde, gerilemesinden sorumluyuz. Yetmiş milyonda bir diye kendini küçümseme. Unutma ki  denizler, dereler, deli gibi akan ırmaklar, önüne kattığı dev ağaçları evleri kökünden söken seller hep birer damla suların birleşmesi ile olmuştur. Milyonlarca damla bir araya gelerek güç olmaktaysa , bizler de birer duygulu insan olarak birleşerek güçlü devlet, güçlü millet olabiliriz. Bu yüzden duygulu insan olmak, güzel düşünmek ve yaşamak bizler için önem arz etmekte bence.

Canım oğlum,

            İnsan alim doğmaz. Hani fıkrayı bilirsin. İki küçük çocuk konuşuyorlarmış. Birisi ötekine “Sizin orada hiç büyük adam doğmuş mu?" Ötekisi ise cevaplamış. “Hayır kardeşim, bizim köyde insanlar hep küçük doğar.” diye. İşte bu fıkrada olduğu gibi insanlar bebek doğar. Bebek olduktan sonra da hızla herkes aynı anda büyümeye başlar.Ama kimisi sadece bedensel olarak büyürken, kimisi de   bedenini geliştirmenin yanında, duygu ile dolarak, duygusal olarak, eğitim alarak bilgi ile dolarak öteki insanlara nazaran daha gelişmiş olarak gelişememiş olanlara lider olur.  Yani ya lider olur insanları kendi peşinden sürükler ya da kendisi lider olanların peşinden sürüklenir. Sen başkalarını peşinden sürükleyen insan olmaya bakarsan hayatın daha güzel olur.

Sevgili oğlum,

Duygulu insanlar başkalarını daha iyi anlarlar. İnsan olduğunun bilincinde olarak, iyi insan olmanın da  “başkalarına faydalı olmak" olduğunu anlayan insan duygulu olur ve kendisini muhatap olduğu insanların yerine koyarak ona göre davranır. Kendisine iyilik yapılmasını isteyen her insan kendisinin de başkalarını anlama ve onlara iyilikte bulunma görevinin olduğunun bilincinde olarak ona göre davranmasını her zaman bilir. Sen de bu felsefe ile hareket edersen sosyal yaşantın renkli olur ve hayattan daha büyük zevk alırsın.

Canım oğlum,

            Bu dünyanın bilinçli vatandaşı olan insan “Sana ne”, “Bana ne” gibi kelimeleri en az kullanarak insanlara yardımcı olmanın ve onlara “sevgi ve duygu“ ile bakabilmenin temel insanlık görevi olduğunu bilir ve bu bilgiye bilinçli olarak sahip olmanın mutluluğunu yaşar.

Camım oğlum,

Bazen milli duygularının güçlü olduğunu iddia eden insanların en çok “Sana ne?", “Bana ne" gibi kelimeleri kullandıklarını görünce onlar adına büyük üzüntü duymaktayım. Çünkü milli ve manevi değerlere bağlı olan insanlar bu kelimeleri şaka ve espri olarak bile kullanmamalı ve “Birimizin derdi hepimizin derdi” şuuru ve gururu ile insanlara yardım edebildiği kadar yardım edebilmeli. Duygulu insan yardımsever insan olur.

Canım oğlum,

“Babacığım, insanın başkasına yardım etmesi için parasının bol olması lazım” diye düşünebilirsin. İnsanların çoğu bunu da düşünür. İnsanların belki de çoğu maddi güce sahip olmayabilir ama “sevgi“ denen duyguya , duygu ve bilgi’nin önemini anlayan herkes sahiptir ve onlar bilirler ki, bir küçük çocuğa bile gülümseme onlara en büyük iyilik ve yardımdır. Sen de güler yüzle davranmasını öğrenirsen o insanlara en büyük yardım olacaktır mutlaka.

Canım oğlum,

            Yazının başlığında aldığımız şiirde şair ne demişti?

“ Ya Mustafa Kemal, Ya Namık Kemal ol!”

            Yani her zaman Kemal ol. Bu demek ki Kemal olan insan kamil olan insandır. Kamil insan olgun olan insandır. Duygu ile dolu olan insandır. Seven insandır. Sanırım onlara bu adı koyan büyükleri de onların kemal olacağını anlamış olmalı ki adını “Kemal” koymuşlar.

Canım oğlum,

            Sezgileri kuvvetli olan insan, olayları ve insanları duyuları ile doğru algılayan insan her zaman zorluklara karşı mücadele etmesini bilir. İnsan ne kadar duyguları kuvvetli olan insan olsa da gene de  kitaplar, gazeteler, dergiler okuyarak yeni gelişmeleri, yeni fikirleri edinmekte her zaman herkesten önde olmalı ki o zaman olayları ve insanları daha iyi anlasın, kavrasın ki insanlara onların anlayacağı dilden konuşarak, davranarak hep mutlu olsun.

Canım oğlum,

            İnsan olarak bir topluluk içinde yaşamaktaysak, o toplumun bireylerine faydalı olduğumuz müddetçe o topluluk bizi kendinden birisi kabul eder. Bu yardım güler yüz, tatlı dil ve insanlara güzel muamele bile olsa yeter. Her insan gücü oranında toplumun gelişmesine duyguları ile katkı sağlarsa bu toplum da o kadar mutlu olur.

Canım  oğlum,

            Birey olduğumuzun ve bir topluluğun ferdi olduğumuzun bilincini hissederek yaşamak bizlere zevk verirse, duygularımızı da doğru zamanda doğru insanlara, onların mutluluğu için kullanırsak o zaman onlar kadar en azından biz de mutlu oluruz. Şahsen yazılarımızla, konuşmalarımızla insanlara  bir katkımız oluyorsa ne mutlu bize. Bu mutluluk bizlere yeter.

Canım oğlum,

            Senin de duygulu insan olduğuna şahit olmakla her zaman ben mutlu olmaktayım. Dileğim ise senin bu duygulu halinin ömür boyunca devam etmesi ve bu duyguyu çocuklarına da aşılaman ve onlarında duygulu bireyler olmasına katkı sağlamandır. Herkes böyle yapsa toplum “mutlu insanlar toplumu” olarak her zaman  huzurlu olur.

            Gözlerinden öperim .