Çocuklarda Oyun Kültürü…

Arkadaş sohbetlerinde, ev ziyaretlerinde, görevde eğitim üzerine konuşuyoruz. Varsa yoksa çocukların eğitimi. En önde sohbet konumuz. Nasıl bir çocuk yetiştirmek istiyoruz? Önce aile,  çocuğuna nasıl bir eğitim almaktan yanadır? Değişik kanallardan da ifade edilen bu istekler ne kadar dikkate alınıyor? Programlarda yer veriliyor.

            Bir adım sonrası sistem nasıl bir eğitim sunuyor? Sistemin sürekli değişiyor olması, yapısı velileri ve öğrencileri nasıl etkiliyor?

            Birkaç aile ve arkadaş bir araya geldiğimizde sistemden, değişimden, teknolojiden vb. teknik ve detaya takılmadan hemen neticeye ulaşıyor, saymaya başlıyoruz. Çalışkan, milli ve manevi değerlere saygılı, etrafına faydalı, iki dünyayı bilen ve hazırlıklı olan, gayretli, girişken, ekonomik bağımsızlığını kazanarak güzel bir işte çalışan ya da kuran bir çocuk istiyoruz.

            Bu çok özel ifadelerin gerçekleşmesi, velilerin ve veli yakınlarının, komşularının, arkadaşlarının istediği eğitim nasıl olacak, işe nereden başlanacak, dün nasıldı, bugün nasıl bir eğitim sistemimiz var? Mevcut durum detaylı incelenerek dünyayla karşılaştırılarak bize uygun hale getirilerek uygulanmasında neler yaptık? Olmazsa olmazımız nedir?

            Ya da biz eğitim öğretim alanında ne kadar bilgiye sahibiz?

            Ev sahibi ile  beş arkadaşız. Hemen her konuya girebiliyor, rahat, doğal ve çekince koymadan rahatça duygu, düşünce ve fikirlerimizi açıklayabiliyoruz. Herkes birbirini çok iyi anlıyor ve hoş görüyor.

            Konu çocuk olunca akarsular duruyor, herkesin görüşlerini paylaşacağı sözleri ve yaşadıkları var.

            Bir ara ilköğretim çağında bir çocuk için anne mi, baba mı, öğretmen mi olmak kolay ve zordur, diye konuşuyoruz. Uzayıp gidiyor. Bir ara anneler ve bir de babaanne görüşlerini iletiyor. Çok önemli ve ciddi konular üzerinde duruyoruz.

            Dilimiz döndüğünce baba olmak diye başladık ve bütün sorumluluklarını ortaya koyduktan sonra nasıl bir evlat istiyoruz diye saatlere uzanan değerlendirmeler yaptık. Birkaç küçük ilave veya çekincelerle anne için de aynı şeyleri ifade ettik. Anne ve baba ayrılmaz bir bütünlüktür, olmazsa olmazdır.

            İkinci önemli merkez ise, öğretmen olmanın güzelliği, tadı ve lezzeti üzerine konuşmak, bilgi ve birikimleri paylaşmak hem kolay hem de çok zor. Mesleği boyunca yüzlerce öğrenciye bir üst öğretime ve hayata hazırlamak mecburiyetinde olan meslektaşım.

            Bu yazının, araştırmanın, kitabın, ana damarlarından biri öğretmen olacaktır. Okuyucumuz okumayı tamamladığında beynindeki soruların büyük çoğunluğunun mevcut durumunu, kaynağını, çözüm için yapılması gerekenlerin tespitini yapabilecek noktaya ulaşacaktır.

***

            Çocuklar… Gençliğe adım atmış ya da bir adım kalmış yarınlarımız.

            Artık, arkadaş, çok önemli rol almaktadır. Sabah evden ayrıldıktan eve geldiğiniz ana kadar birlikte olduğunuz değişmez güzelliktir.

            Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim, denmiştir.

            Çocukların beden, zihin ve ruhi alanda gelişmesini tamamlaması için etkili ve yetkili olanların uygulamaya konması aile ve okulla direkt bağlantılıdır.

            Artık, oyun için geç kalmamalıyız. Oyun kelimesinin derinliğinde neyimiz varsa ortaya koymamız gerek.

            Evde, okulda, dışarda oyun. Oyun kurucuları, rol arkadaşları, başlayış, oynayış ve final bölümünde ortaya konan davranış, hitap ve istek birbirini tamamlayan önemli olmazlardır.

            Biliyorum ki, beslenme ve uyku kadar önemlidir.

            Şehir hayatının en önemli handikapı çocukların kuralsız oyun alanlarının olmaması, özgürce istedikleri oyunu sınırsız oynayamamalarıdır. İhtiyaç yerinde ve zamanında tespit edildiğinde giderilmesi için önemli bir adımın atılması anlamındadır.

            Eğitim öğretim alanında yazılacak, konuşulacak o kadar çok alan var ki bir çoğu da birbirine zincirleme bağlı, ardışık, iç içe hatta birbirini tamamlar mahiyettedir.

            Başlıklar arasında gezintiye çıktığımızda da aynı bağlantıya ulaşmamız mümkün…

Oyun en etkili öğrenme aracıdır, denmiştir. Bu söz basit gibi görünse de incelendiğinde okkalı ve ağırlığı tartışılmamalıdır. Tabii oyunu oynayanlar tarafından tanımının olduğu gibi akademik de tanımları var.

            Oyun oynadığım köy akşamlarımda fiziki ve zihni tanımlar yapılmazdı. Yetenekler, sosyal uyum bilinmezdi, hatta bu çocuk bu oyun için uygundur, değildir değerlendirmesini yapacak bir otorite ve makamda yoktu. Varsa da bizim köye ulaşmamıştı.

            Bizim tanımımızla; zevkle yapılan faaliyetler bütünüdür. Oyun bizim, oynayanlar biz, kazanan ve kaybeden de biz, kavga yok, küfür yok, yakmak ve yıkmak yok… Huzur ve güven, saygı ve sevgi, mutluluk vardı.

            Deniliyor ki çağımızda her şey bilimsel olarak değerlendiriliyor ve inceleniyor, akademik tanımlar yapılıyor. Kurallar, yasaklar, olmazlar, cezalar vb… uzayıp giden ve sürekli incelenen ve raporlaşan programlar.

            Dokunma, görme, işitme, tatma, koklama kelimelerinin anlam bütünlüğü içinde duyguların harekete geçtiği, adına etkinlik dediklerinde aklımıza ne geliyorsa tanımlayabilir uygulamaya koyabiliriz.

            Oyun hayata hazırlıktır. Denmiştir. Öğrenmeye hazırlık noktasında en tatlı, zevkli araçtır. Yine çocuklar kendilerini ifade etmelerinde oyunu rahat kullanırlar. Oyun çok ciddi bir iş ve eylemdir. Beş duyu organının hareket halinde olduğu andır. Ebe olmak. Hedefe ulaşmak. Sonuç almak. Yenmek. Oyunu kuralları içinde oynamak ve kazanmak çocuğa olmak olgusunu tattırır. Kendini keşfetmesini ve nereye ulaşabileceğini ve üreteceğini gösterir. Mek ve mak ekleriyle onlarca ilave yapmak mümkündür.

            Çocuklarda oyun kültürü önemsenmeli, eğitim verilmeli, anne, baba ve öğretmen de konu ile ilgili bilgilendirilmelidir.

            Öğretme isteği olan çocukların derslerinde başarı istenilen seviyededir. Rahatlatır, güven duygusu gelişir, başaracağım, başarıyorum, başardım, düşüncesi beynini oturur.

            Devam eden sohbetin uğradığı alanlarda birlikte yol aldık. Öğretmen orta noktada olmalıdır. Bu kabulden sonra anne baba çocuğu da yanlarına alarak işbirliğini başlatmalıdır. Anne, baba bir şeyi daha unutmamalı ve başlatmalıdır ki o da çocukla oyun oynamaya başlamasıdır.  Zamanını ve yerini hatta oyunu birlikte tespit kolaydır.

            Bu oyunların içinde ne kadar yer almalı ve oyunun neresinde biz olmalıyız kendiliğinden gelişecektir.

            Tabii velilerin de eğitime ihtiyacı olduğu kabul görmektedir.

            Şimdi, eğitimin önemini biliyor olarak, yapacağımız çalışmalarda ve paylaşımlarda konuya girecek ve doğrulara ulaşmaya çalışacağız.

                                                                                                          10.11.2014 /Ankara.