Sorumluluk Duygusu İle Dolu Çocuk

 

Sevgili Oğlum,

Sorumluluk duygusu taşımak , sorumlulukla dolmak ve dünyada kime karşı nasıl görevlerimiz olduğunun bilincinde ve farkında olarak yaşamak zorundayız. İnsan olmamızın ve sevgi ile mutlulukla dolmamızın sebeplerinden birisi de sorumluluklarımızı tam olarak yerine getirmekte yatar.

Canım oğlum,

Sorumluluk duygusu nedir bilir misin sen?

Sorumluluk, insanın  görevlerinin neler olduğunu iyi bilmesi ve görevlerini iyi yapmakla mükellef olduğunun bilincinde olması ve onları gereği gibi yapmadığı zaman hesap verebilecek  bir  bilinci içinde taşımasıdır.

Canım oğlum,

Ne yazık ki toplumumuzda sorumluluk bilinci yeterince gelişmemiştir. Mesela bir öğrencinin yetişmesinde ailesinin ,  okulunun , akrabalarının, arkadaş çevresinin ve içinde yetiştiği toplumun  sorumlulukları olduğu halde , o öğrencinin başarısında kendi çabasının  , ailesinin , okulunun , çevresinin etkisi olduğu halde  öğrenciye sorsan başarısızlığının sebebini anne ve babasına, anne ve babaya sorsan öğretmene, öğretmene sorsan hem çocuklara , hem  anne ile babaya atar. Demek ki burada hiç kimse  sorumluluklarının bilincinde değil. Sorumluluk bilincinde olsa “ Bu çocuk bir toplumda yaşamasına rağmen  bunun başarısızlığında öğretmen olarak, anne baba olarak veya şahsen bir şahıs olarak benimde sorumluluğum var” derler. Sorumluluk sahibi olmak her insanın değil, er insanın işidir. Herkes Başarsızlıkları  da başarı kadar kabullenemez.

Sevgili evladım,

Hayatta bazen başarılı bazen başarısız olacaksın. Belki de disiplinli çalışma ve sorumluluk duygusu taşırsan  başarıların başarısızlıklarından daha çok olacak. Bu başarıları elde ederken başarılarından pay çıkaran çok insan göreceksin. Ama başarısız olduğun zaman  çoğu halde yanında kimseyi göremeyeceksin. O zamanları da hatırına getirmen  gerekmekte. Bir baba olarak sana bu günden  bunları hatırlatmak istedim.

Canım oğlum,

Toplumumuz ne çekiyorsa hem sorumluluk duygusu olmayan insanlardan çekmektedir.Anne ve baba sorumluluk duygusu  içinde  olmazsa çocuklarda çok zaman sorumluluk duygusu içinde olamamaktalar.  Ancak asil ve değerli insanlar sorumluluklarının gereğini  yerine getirir.

Canım oğlum,

Sorumluluk duygusu içinde olan insanları ailesi , çevresi ve toplum sever. Mesela işinde en iyi olmaya çalışan insan her zaman kazancı da en iyi olan insandır. Ama ne yazık ki toplumumuzda çoğu insanlar işini doğru dürüst yapma sorumluluğunu taşımadıkları gibi aynı zaman da işini doğru  dürüst yapan insanları çekemezler.Bu da çoğu zaman kıskandıkları insana değil de kendilerine zararlı olur.İşini doğru yapan insan hem güzel kazanca sahip olur.Hem de ailesini kimseye muhtaç etmediği için  ailesi de huzurlu olur.O huzurlu ailede yaşayan çocuklarda muhtemelen mutlu ve hayatta başarılı insanlar olurlar. Bu da sorumluluk duygusunun güçlü olması ile olacak iş.

Canım  oğlum,

Bak ne dedik, işini doğru yapan insan kazancı bol, mutlu ailesi olur , dedik. O zaman  işimizi  doğru yapmamız içinde işimizi sevmemiz lazım. İşimizi sevmemiz de seveceğimiz mesleği seçmemize bağlı. Bu da her zaman eğimle olacak iş.İyi eğitim de tabii ki ilköğretim eğitiminin ve sorumluluk duygularımızın daha ilköğretim okullarında iyi alınması, zamanla bilinçlenerek güzel eğitim veren okullar kazanmak , onlardan başarı ile mezun olmakla olacak iş.Sizlerde daha küçük yaşlarda  sorumluluk bilinci ile dolacaksınız ki, okulunuzu , arkadaşlarınızı , öğretmeninizi  seveceksiniz ki , başarı bunlarla yoğrularak sizleri kucaklayacak.

Sevgili oğlum,

Topluma baktığımız zaman  mesleğini sevmeyen ve her şeyden şikayet eden, tembel sorumsuz ve kendi hatalarını bile başkalarının üstüne atmaya çalışan insanları göreceksin.Bu insanlar her zaman başkalarını suçlarlar. Çünkü onlara göre kendilerin suçsuz insanlardır.Aslında  bilmezler ki, kendisini suçsuz günahsız sanan insanlar hakiki manada  suçlu insanlardır.

Canım oğlum,

En basit ve kolay şey başkalarını suçlamaktır.Eleştirmek kolay ama  eleştiriyi kabullenmek , eleştirilerin boş olanlarına kulak tıkayarak sorumluluklarının bilincinde işini en şekilde yapmaya çalışmak  zordur.Bunu başarabilenler aslında hayatını kolaylaştıran insanlardır.

Canım oğlum,

Ben her zaman şunu söylerim. ZOR DİYE BİR ŞEY ASLA YOKTUR. İnsanların ve Allah’ın zorlaştırdığı şeyler vardır.Zor kelimesini her zaman sorumluluk sahibi olmayan, çalışmak istemeyen, her şeye çalışmadan , çaba harcamadan ulaşmak isteyen insanlar  kullanırlar.İnançla , azimle hayatta başarılı olmak isteyen  insanların “ Zor” kelimesini ya hiç kullanmadıklarına  ya da çok az kullandıklarına yavaş yavaş büyüdükçe şahit olacaksın.O zaman “ Babam bunları zamanında bana söylemiş, hatta söylemekle kalmayarak  mektuplar haline getirerek  bana ve topluma ulaştırmıştı” diyeceksin inşallah .

Canım oğlum,

Sevgili oğlum, psikologlar  sorumluluk duygusuna ancak olgun insanların sahip olacağını söylemişlerdir.Burada olgunluk sanıldığı gibi yaş ile sahip olunan olgunluk değildir. Bazen yaşlı insanlar  olgun tavır sergilemez ve  sorumluluk taşıması gereken şeylerden sorumluluk taşımak istemezken , daha genç insanların sorumluluk sahibi olmak için adeta can attıklarını sosyal insan olmanın  erdemli insan olmak anlamına geldiğini kavradıklarına şahit olmaktayız . Sorumluluk sahibi insanın en az kullanması gereken kelimelerde her zaman “ Sana ne, bana ne “ kelimeleri olmalıdır. Ama bu kelimeleri milliyetçi , mukaddesatçı geçinen insanlardan çok sık duyarız.Bu tutum ülkemizin gelişmişlik ve sorumluluk duygusu açısından ne durumda olduğunun en güzel örneğidir.

Canım oğlum,

Senin de hayat boyunca sorumluluk duygusu ile dolu olmanı isterim. Bunu elde etmek için önce anne ve babana, okuluna karşı sevgi ile dolmalısın.Sevgi ile daha okula başlamadan tanışan ve ailesinden sevgi gören insan, sevildiğinin farkına vardığında, sevildiğini hissettiğinde  o da ailesine karşı sevgi ile dolacaktır. Sevginin hakim olduğu aileden çıkarak okuluna başlayan insan okulda da yavaş yavaş bilgi ile dolu olacak ve aile dışında da bir dünyanın , başka çocukların, olduğunu anlayarak   o zaman bir de arkadaş sorumluluğu edinecek ve onlarla kah kavga ederek, kah barışarak ve severek hayatı anlamaya çalışacaktır. Bu yaşam sorumlulukların güçlü olması ile daha  kolay olacak tabii ki.

Canım oğlum,

İşte ilköğretim okulunda ne kadar sağlam bir eğitim alırsan hayatında da eğitimin sağlamlaşmaya başlayacaktır. Sağlam eğitiminin yanında gelişmesini ve sorumluluk duyguları gelişen insan  başkalarına yük olmadığı gibi , başkalarına da faydalı olacak . Zaten “ İnsanların hayırlısı başkalarına faydalı olandır “ düsturu da  ideal insanı göstermekte. Bizlerde ideal insan olmak   için çaba harcamalıyız. Başkalarına yük olan insanlar makbul insanlar değillerdir.Çalışacak gücü olduğu halde çalışmayan insanlara bizler “tembel insan" deriz. Bu tembel insanlar sorumluluk duygusu olmayan insanlardır ki, toplum tarafından sevilmezler. Birde gereğinden fazla çalışarak sivrilen insanlarında  seveni az olur. Ama  tembel olarak sevilmemektense, sorumluluk duygusu gelişmiş olarak sevilmemek bence daha iyi. Başkalarına yük olmamak azıl erdem bence .

Canım oğlum,

Bu kadar yazıdan sonra artık susmak lazım . Arif olan anlar.Anlattıklarımdan sanırım sen gereken dersleri çıkarmış olmalısın

Muhabbetle kucaklıyor,öpüyorum.

 

Baban.