Televizyonun Hayatımızdaki Yeri

           

 

            Sevgili Oğlum,

Eskiden siyah beyaz televizyonu bile bulamazdık. Siyah beyaz televizyona sahip olduğumuz zaman ben 12 yaşındaydım. O zaman dünyalar bizim olmuştu. Ama şimdi her evde renkli televizyon var. Sen de diğer çocuklar gibi aile yakınlarını dahi tanımadan televizyon yıldızlarını tanıyorsun. Bunun da senin hayatında olumsuz etkileri var. Bu durum zamanla değişecek ve hayatın yalnız televizyondan ibaret olmayacak. Bayrak ve Atatürk sevgisi gibi yurdunu, milletini de seveceksin ve kalbini bu sevgiyle yoğuracaksın. Buna inanıyorum.

         Sevgili Oğlum,

         Hayatını yalnız televizyona yönlendirme, hayatında kitap olsun, gazete olsun, dergi olsun. Dünyayı onlarla daha iyi tanırsın. İnsanları onlarla seversin. Dünya onlarla güzel olur. Ben kendimi kitaplar ve dergiler arasında büyüttüm, avuttum. Geliştirdim. Çevrem kendini geliştiremediği için halâ da benim bu durumumu kabullenemezler. Sen de televizyondan gerektiği kadar faydalanır, gerektiği zaman kitap okur, gerektiği zaman neden ne zaman nasıl faydalanacağın konusunda denge kurarsan o zaman başarı seninle olur. Biz senin başarını isteriz. Oku. Bize faydan olmasın, kendine faydan olsun. İnsanın okumaktaki amacı da önce kendine, sonra ailesine, sonra da vatana millete faydası olmasıdır.

         Sevgili Oğlum,

         Televizyonda çocuk programları izliyorsun ve onlardan faydalanıyorsun. Faydalanmalısın da. Ama bu, onu devamlı seyreden, televizyondan başka bir şey düşünmeyen bir tutkuya dönmesin. her şeye zaman ayır. Azı kâr, ortası karar, çoğu zarardır. Bunu sakın unutma tamam mı? Hayatında televizyon izlemenin de bir sınırı olsun. O sınırı aşma. Sakın şaşma. Sınırlarının önemini kavrayan insan hayatın önemini de kavrayan insandır.

         Sevgili Oğlum,

         Sana yazdığım mektuplardan tüm anne babalar faydalansın istedim. Her anne baba çocuğuna mektup yazamaz. Senin baban yazdığı için sen kendini şanslı say. Ben baba olarak yazarım. Okumak, uygulamak, ders almak sana düşer. Bize boş zamanlarda yazmak düşer. Her baba mektup yazamaz ama, her çocuk isterse bu mektuplardan faydalanmasını bilir. Her baba yazar olamaz ama her çocuk isterse yazarları okuyarak , onları anlayarak, onların verdiği mesajları özümseyerek ve hayatına uygulayarak her zaman mutlu ve huzurlu olur.

         Sevgili Oğlum,

         Elimden gelse çocuklara özel televizyon programı yapardım. Tüm çocukları kötü sözlerden, kötü programlardan korumak isterdim. Onlar iyi programlar seyretsinler ki hiçbir çocuğun kalbinde kötülük tohumları olmasın. Çocuklar vatanına milletine faydalı olmak için yetişsinler. Faydalı olsunlar. Dünya rahat olsun. Dünyadan kötülük olmazsa bile asgariye indirmek bizim elimizde. Biz sizi iyi yetiştirirsek, sizde sorumluluklarınızı bilerek küçük yaşta iyi yetişmek için azimli olursanız bu mümkün olur. Bunu tüm Türk çocuklarından bekliyoruz.

         Sevgili Oğlum,

         Kendine örnek alacaksan televizyondaki sanatçıları alma. Eğer bizlerin sana iyi örnek olmayacağını düşünüyorsan Bizi de örnek  alma. Yanlışlarımızın çokluğu seni de yanlışa götürür. Tarihini, ecdadını öğren. Gelenek, görenek ve Türk örf ve adetleri ile Müslüman ahlakına göre bir kişilik geliştir. Hayatını düzenlerken, yanlış bildiklerini asla yapma. Doğru bildiğin yolda yürü. Hayatın doğruluk olsun. Senden doğruluk beklerim.

         Canım oğlum,

her şeyin olduğu gibi televizyonun da iyi ve kötü yönleri vardır.Sen iyiyi kötüden ayırdığın zaman  iyi ve kötü programı da ayırarak zamanını  buna göre düzenlersen o zaman güzel olan her şey sana güzellikler sunuyorsa televizyonda sana hayat gibi  her zaman güzellikleri ve sevgili şeyleri sunar.

            Canım oğlum,

            Televizyondan sonra İnternette hayatımızda yer almaya başladı zamanla. Eskiden evlerde bilgisayar bile yokken şimdi her evde internete bağlı bilgisayar var neredeyse ve  insanlar bilgisayarlarından , internetten de aynı televizyon gibi isterlerse aradığı bilgiye de ulaşmaktalar, oyun oynayarak vakitlerini  boşa da harcamaktalar. Bu yüzden çoğu anne ve baba bilgisayarı sevmezler. Evde bilgisayar olmasını her zaman zararlı bulurlar. Ben ise zararlı olanın bilgisayar olmadığına ve zararlı olanın onu doğru kullanmayan insan olduğuna her zaman inanmaktayım. Bilgisayar bir arkadaştır. Onunla iletişimimiz  ölçülü olursa, ona bilgiye ulaşılan bir araç olarak bakarsak o zaman bilgisayar bize dost değil, bize en güzel şeyleri öğreten en asil öğretmen olur.

            Canım oğlum,

            Teknoloji insana bağımlılık yapmakta .Ölçüyü kaçıran insana teknoloji de bir sigara , bir içki kadar zarar vermekte. Teknolojiden her zaman  ölçülü faydalanan milletler her zaman faydalı çıkarlar. Japonya gibi. Hayatta başarılı olamamış veya  hiçbir etkinlik göstermeden, hayatını silik yaşamış insanlar hep bir şeye bağımlı olmuşlardır. Kimisi  ölçülü olmadan dini, kimisi içkiyi, kimisi kumarı, kimisi de teknolojiyi kullanır. Çevresindeki insanların varlığını unuturlar adeta. Zamanında sıkı dost olan iki arkadaşım vardı. Bir gün o arkadaşlardan birsine ötekinin neden ortalarda görünmediğini sormuştum. Bana onun evine bilgisayar aldığını ve gece gündüz internetten çıkmadığını ve eskisi kadar görüşemediklerini anlatarak, arkadaşına adeta aklını yitirmiş bir insan gibi acıyarak bakmıştı da teknoloji bağımlılığının zararlarını o zaman daha iyi anlamıştım.

            Sevgili oğlum,

            Sen de bilgisayarı çok sevmektesin. Okulda sınıfınızda bilgisayar var. Evde bilgisayar var. Yaşının  küçük olmasına rağmen oyun oynamayı sevmektesin. Ama zamanla okumayı yazmayı iyi öğrendiğin zaman bilgisayara, bilgi sunan bilgi veren bir alet olarak bakarak okulda arayıp bulamadığın bilgilere ulaşmak için bir araç olarak ve ölçülü olarak kullanırsan hayatta sana güzel arkadaşların bile veremeyeceği bilgiyi verir.

            Sevgili oğlum,

            Bilgisayar her ne kadar sana güzel şeyler sunsa da eninde sonunda o cansız bir varlıktır. Senin  ve tüm  çocukların muhtaç olduğu sevgiyi ilgiyi sana sunamaz. Bu sevgiyi sana sunacak olan gene annen, baban ve kardeşlerin olacaktır. Bu yüzden  bilgisayar ve interneti kullanırken bu gerçekleri de göz önünde bulundurmanı tavsiye ederim sana...

            Canım oğlum,

            Belki de çevrende ok insanın bulamadığı imkanları sen bulmaktasın. Akraba ve komşu çocukları arasında, evinde internet ve bilgisayar olan tek sen varsın. Bu da senin onlardan bir adım önde olmana sebep olmakta ki, bunu ilerde dengede tutamazsan , bu durum senin aleyhine olarak gelişmen gerilemene sebep olabilir. Bu yüzden eline geçen teknoloji imkanının önemini kavrayarak her zaman  teknolojiden faydalanmanın sınırlarını sakın ama sakın aşma.

            Canım oğlum,

            Her zaman, her çağda, her mekanda sevginin önemi insanlık durduğu müddetçe, azalmayacaktır ve sen de  teknolojiden önce sevgiye muhtaçsın. Sana sevgi vereni asla unutma.

            Baban.