MESAFELER DOSTLUĞA ENGEL OLMAZ Kİ…

Sevgili  Dostum,

Hani İstanbul Belediyesi bizlere bir paso vermişti hatırlarsan o pasoda “ Sevgi her engeli aşar” diyerek  engellileri sevmek üzere vurgu vardı. Bu sloganı ne kadar sevmiştik biliyor musun dostum.

Can Dost,

İşte bu sloganı seninle aramızda olan yaklaşık 800 km  engeli aşmak için bir motivasyon olarak görmüştük.

Can dost, eskiden teknoloji bu kadar gelişmemişti. Sadece mektuplar, fakslar ve telefonlar vardı başka şehirlerde  insanlarla haberleşmek için. Bugün gelişen teknolojiye bizim  çocukluğumuzda görmediğimiz  internet, cep telefonu, renkli televizyonlar, görüntülü telefonlar daha neler neler eklendi. Artık bilgi ve teknoloji çağında aramızda mesafe bile kalmadı.Sadece sarılıp kucaklaşamasak da sanal alemde sen beni ben seni görüyoruz. Sadece  varlığımız ve fiziki kaynaşmamız, dokunmamız engel olmakta . Kalpler severse, beyin anlarsa fiziki  şeylerin de fazla önemli olmadığını da sen daha iyi anlamaktasın.

Can dost,

Mesafelere engel olmayan ve mesafeleri kısaltan başka şeyde “ uzlaşma ve hoşgörüdür” Aynı inanç ve düşünceleri paylaşanların aynı ülkü etrafında   toplanmaları  çok kolaydır. Asıl olan farklı kültür ve düşüncelerdeki insanlarla kaynaşmak ve bütünleşmektir. Medeni insan olmanın gereği olarak farklı düşüncedeki insanlarla  uzlaşan ve onlara hoşgörü ile yaklaşan insanlar her zaman  bulundukları ortama umut ve sevgi aşılarlar.

Can dostum,

Farklılıklar insanları zenginleştiren, güçlendiren unsurlar olmalı. ABD Bugün dünyanın en güçlü ülkesi ama ABD’nin 52 farklı ülke (veya ayalet )  den olduğunu bilmekteyiz. AB nin kurulması  ile Avrupa’nın ilerde tek ülke olmak için çaba harcadığını da herkes bilmekte. Demek ki ülkeler birleşerek farklı unsurları ile güç olmakta .  Yani farklılıklara hoşgörü ile bakarak  mesafeleri dert etmeyerek aynı ülkü etrafında birleşerek dünyanın en güçlü ülkesi veya kurumu da olmak mümkün. Yeter ki insanlar “ insan” olmanın bilincine ersinler ve bu bilinç etrafında kenetlenerek   iyiye ve güzele doğru ilerlesinler.

Can dostum,

Sana mektuplar yazmak bana zevk vermekte. Sana mektuplar yazdıkça sanki seninle yüz yüze konuşuyor ve anlattıklarımı seninle canlı olarak yaşıyorum neredeyse.Bu güzellikleri senin ve benim ortak dostluk sevdamız ve  sevgimiz sağlamakta. Umarım ki , bu dostluklarımızı ilerde çocuklarımız bizlerden daha dolu olarak yaşarlar ve hayat  onlara bizlerden daha güzel mutluluklar , manevi hazlar verir.

Can dostum,

Bu mektuplar , bir nevi aramızdaki mesafelerin mektuplarla , kurulan büyük sevgi ve saygı köprüleri ile daha sağlam olmasını  topluma ispat etmek. Kurulan köprüler nasıl ulaşılmaz sahilleri birleştirmekte , kıtaları tek kıta yapmaktaysa, aramızdaki sevgi köprüsü de  bizim aramızdaki mesafeleri sevgi bağı ile tek yürek tek insan yapmakta bana göre.

Can dost,

Bazı insanlar ne kadar sevgi olursa arada , gene de “dostluklar arasında mesafe olmalı” dese de bence  bu insanlar sevgi ve dostluluğu anlamamış insanlardır. Dostluklar başkalarını memnun etmek için kurulmaz ki , dostluklar bozulmak için de kurulmaz. Hele dostluklar “el alem  ne der acaba” yı hiç umursamaz. Dostluklar sadece “yaratılanı sevdim ben ezelden yaratandan ötürü” düsturunu perçinlemek için ve sadece insan olduğumuz için kurulur. Mesafeler sadece  insanları soğutabilir.

Can dost ,

“ Gözden ırak, gönülden de ırak “ sözü de sahte, sözde dostlukları için gene bizim kültürümüzden çıkmış ve “insanlar ayrı düştüğü zaman dostluklarda biter” inancı  ile söylenmiş ki, bir nevi bu da doğrudur. O insanlar dost olmamıştır ki, sadece arkadaş olmuşlar, arkadaşlık ta  oraya ne için gelinmişse o  bitince bitmiştir. Okul arkadaşlıkları, asker arkadaşlıkları  çoğu zaman okulun , askerliğin tamamlanması ile sona ermekte ve insanlar ayrılmaktalar. Gene bir ata sözümüz “ post gitti , dostlukta bitti “diyerek sahte dostluklara göndermede bulunmaktadır. Ama bizler ömür boyu dost olacağız değil mi ?

Can dost,

Ben nice dindar geçinen insanlar ile okullarda dost oldum ki, okulda iken “ kara gün dostuyuz biz” diyenler  , ne kadar dindar olsalar da, aradan geçen senelerde mevki ve makam görünce  bizleri tanımazdan gelerek mevkii makamlarının esiri olabilmişlerdir. Ancak bizler mevkii ve makam peşinde olmadığımızdan sevgimiz dost olarak kalacak inşallah . Yani bu tür insanlar “ post gitti dostluk bitti” yi , bizlere günümüz Türkçesi ile “ okulda arkadaştık, burada arkadaşlık sürmez” diyerek ne kadar dindar ve  dostluklara bağlı olduklarını göstermişlerdir. Dostlukların gönüllerde yaşandığını ve  beyinlerde yeşerdiğini ve dini ve milli değerlerin dostlukları pekiştirmediği zaman bir öneminin kalmadığını da görmekteyiz işte .

Can dostum,

Mesafeli arkadaşlıklarda olmalı. Mesela iş arkadaşlarımızı seçmek mümkün değil. Bizlerin sevmediği hareketleri ve sözleri yapan arkadaşlardan uzak durmakta zorundayız . Çünkü sabredersek , saygısı olmayan insanlar bizlere çok zarar verirler. Kalbi sevgi ile dolu olan insanlar  saçma ve saygısız davranışlara gelmez ve kalpleri de kırılır işte. Asıl mesafe  dengesiz, münasebetsiz ve saçmalayan insanlarla , bizler  arasında olmalı işte.Sevgiyi kalbine yerleştirememiş, kırık plak gibi hep aynı şeyi tekrar eden insanlar bizlere sadece zarar verir ve bizlere başkalarının zarar vermemesini önlemek bizim elimizde ve buna  da, yani başkalarının bize  zarar vermemesini sağlamakta bizim elimizde çok zaman.

Can dost,

Dostumuzu nasıl seçeceğimiz işte burada önem arz etmekte. Dostluklar sevgi ile bezenmezse mantıklı olmazsa,içten olmasa dost lafını bile böyle arkadaşlıklara yakıştırmamak lazım. Mesela bir insan ölür,adam popülerdir.  Arkasından insanlar dostum diye ağıt yakar. Halbuki o insan yaşarken kimse , “ bu adam ne yapıyor” diyerek dönüp bakmamışlar mesafe koymuşlardır araya. Ama konu reklam olunca , insanların ölüsünden bile faydalanmak isterler. Bunları bizler hayatta çok yaşadık sende bilmektesin.

Can dost,

Derler ki “insanlar arasında  öyle bir mesafe olmalı ki , ateşle insan arasındaki mesafe gibi aman uzak kalma donarsın, aman yaklaşma yanarsın “ misali. Bazı ateşler vardır ki insanı yakmaz. Bu sıcak samimi dostluklardır. Onları her zaman ararız. Bazı insanlardan öyle uzak kalmalıyız ki, onlarla beraber olmaktansa donmak daha iyidir. İşte dostlukta mesafe böyle olmalı.

Can dost,

 Sana dostluk üzerine yazmak bana sevk vermekte, saatlerce , sayfalarca yazsam gene de sana olan sevgimi , duygularımı , dostça düşüncelerimin gene de binde birini , milyonda birini anlatamam zor.Çünkü gerçek dostluklar ve sevgiler bana her zaman sadece güzeli anlatmak, söylemek, yazmak için sadece ilham vermekte.  Bu ilhamla yazmaktayım işte. Seninle beraber bir kişi dahi okuyarak faydalansa gene de ben mutlu olurum işte.

Can dost ,

Dostlukta mesafelerin önemi yok .Yeter ki sevgide, hakiki manada sevgide , dostun için can verecek kadar içtenlikte aramızda mesafe olmasın. Biz öyle dostluğa devam edelim ki dostlarımızın yüz akı, düşmanlarımızın   kıskananı olalım.

Bizler birbirimizi sevdikten sonra sevgi ile başkası ister kıskansın, ister gıpta etsin umurumuzda mı değil mi ama ?

Muhabbetle kucaklamaktayım seni.