SAMSUN KARDEŞ ŞİİRLER GECESİ

Şehirler başarılı yönetimler ve yeterli kaynaklarla imar edilirler, alt ve üst yapılarını tamamlarlar.  Belediye başkanları, mühendisler, mimarlar şekilsel olarak muazzam bir düzeye ulaştırabilirler kentlerini.  Ancak bütün bu gelişmişlikleri yok etmek maalesef tahmin edilenden daha kısa sürede gerçekleşebilmekte, insanlık maddi birikimlerini hızla kaybedebilmektedir.

Yakın zamana kadar Suriye’de kadınlar üniversitelere gidebiliyor,  eşleriyle birlikte parklarda oturabiliyor, sokaklarda özgürce gezebiliyordu. Suriyeliler  kaloriferli, çok katlı sitelerde modern bir yaşam sürebiliyordu. İki yıl içerisinde şaşırtıcı sonuçlar doğdu. O çok katlı siteler bombalandı, ürkütücü harabelere döndü; kadınlar pazarlarda satılır hale geldi, Suriye iki yılda iki bin yıl geriye gitti.  Demek ki insanoğlunun birikimlerini kaybetmesi bu çağda bile mümkün ve tahminimizden daha çabuk olmaktadır.

            Yüzlerce mühendisin, binlerce işçinin büyük emekleriyle inşa edilen yapılar, fabrikalar, tesisler, barajlar  cahil ve vahşi bir ruhun bir iki bombasıyla yok edilebilmektedir.  Dev yatırımlar yapmak, yapılar inşa etmek tek başına yetmemektedir. Bu gelişmişliği koruyacak iradeye, kültürel derinliğe, insani değerlere, dini olgunluğa da ihtiyaç duyulmaktadır. Bu noktada insan yetiştirmek, insana insani değerler aşılamak çok daha önemlidir. Neden Türkiye Afganistan, Suriye, Irak olmaz? Çünkü bu toplumda ecdadımızdan gelen bir kültürel derinlik, medeni birikim,  hâlâ varlığını sürdüren temel insani, milli, dini değerler vardır.

            Görülüyor ki şehirlerin ve ülkelerin kalkınma hamlelerini tamamlamaları ve kalıcı hale getirmeleri için muhakkak manevi kalkınmaya, ruhsal doyuma ulaşmaya ihtiyaç duyulmaktadır.  Bunu tek başlarına belediye başkanları, valiler, mühendisler, beden işçileri başaramazlar. Şehirlerin bunların dışında sevdalılarına ihtiyaç vardır. O sevdalılar genellikle ücret mukabilinde değil gönüllü olarak çalışırlar. Sadece işlerine destek olunmasını isterler, hatta bazen engel olunmamasını rica ederler. Gecelerini gündüzlerine katarlar. Ailelerini ihmal ederler. Büyük bir tutkuyla ve ibadet aşkıyla sarılırlar hizmete. Onlar şehrin sevdalılarıdır.  Onlar ruh işçileridir. Manevi mühendislerdir. Vicdanları mamur eden gönül halifeleridir. Yaptıkları gözle görülmez, belki bu yüzden kıymetleri bilinmez. Onları sadece basiret sahibi idareciler anlar.

            Samsun’da Atakum Belediye Başkanı   İshak Taşçı ve Kent Konseyi Başkanı Bekir Şişman basiret sahibi insan olduklarından Şehrin Sevdalısı Kenan Yavuzarslan ve Mustafa Bilir’e destek olmuşlar. El ele vererek nitelikli  bir program hazırlamışlar: Kardeş Şiirler ve Türküler Programı…

           

Azerbaycan’ın, Kerkük’ün, Selanik’in; Urfa’nın, Diyarbakır’ın, Trabzon’un, Denizli’nin, Amasya’nın, Tokat’ın temsil edildiği programa Kosova’nın Ankara Büyükelçisi Avni Sipahi,  Samsun Milletvekili Tülay Bakır ve Samsun ilçe belediye başkanları katıldılar. TRT kameralarının çektiği etkinlik türkülerle ve şiirlerle son derece renkli ve ilgi çekici geçti. Hüznün ve tebessümün; şiirin ve müziğin büyülü atmosferinde Tokat’ı de bendeniz temsil ettim. “Değmen Benim Gamlı Yaslı Gönlüme” türkümüzün seslendirildiği esnada ben de bu türkünün hikâyesini anlattım ve Tokat’a yazdığım bir şiiri seslendirdim.

Orijinal bir formatla ve büyük bir emekle hazırlanan program için özel orkestra hazırlanmış, her yöreye ait bir eser kaliteli ezgilerle ve muhteşem solistlerle  desteklenmişti.  Azerbaycan adına  Dilber Gökçay, Kerkük adına Mustafa Bilir, Selanik adına Gülden Avcı, Diyarbakır adına Kenan Baran, Trabzon adına Mehmet Ziya Dinç,  Urfa adına Mustafa Sade,  Amasya adına Mustafa Ayvalı, Samsun adına Kenan Yavuzarslan, Denizli adına Mustafa Tuğrul Çolak sahne aldılar.

 Hıca hınç dolu olan salonda Tokatlı ailelerin heyecanları, coşkuları, destekleri görülmeye değerdi.  Bize gösterilen ilgi ve verilen manevi destekle gurur duyduk.

            Yanımdan ayrılmayan ve daima bana destek olan değerli dostum, Tokat sevdalısı Hasan Akar; Samsun’da görev yapan eski öğrencim İzzet Yaman yine Samsun’da yaşayan Tokat sevdalısı Özkan Güneyoğlu Hanımefendi; Samsun’da yaşayan hemşerimiz şair Kemal Oğuz’un varlığı bambaşka güç verdi bizlere.

            Kültürler arası iletişim ve kardeşlik ortamının gelişmesi için çok anlamlı bir program geride kaldı, unutulmaz hatıralar bırakarak.