Yerli Malı Haftası

“Yerli malı, yurdun malı her Türk onu kullanmalı”

 

12 Aralık'ta yerli mallarını tanıtırdık. Ülkenin tüm ilkokullarında örgencilere anlatılır, etkinlik yapılırdı. O günleri çoğu insan anı olarak hafızasında canlandırırlar.

            Her öğrencinin evinden getirdiği pastalar, fındık, ceviz, armut, elma, fıstık, kuruyemişlerin tüm çeşitleri, annelerin el yapımı meyve şurupları masalara dizilirdi. Şarkılar, türküler, konuşmalar etkinlikleriyle anlatılırdı. O gün sınıfta bir coşku, eğlence yapılırdı. Ne de güzel olurdu. Öğretmenimiz yerli mallarını anlatırken Atatürk’ün yaptığı devrimlerden bahsederdi. Bizlerden de ülkemizin zenginliklerine sahip çıkmamız istenirdi. Yeraltı ve yer üstü zenginlik kaynaklarını geliştirip, dünya ülkesine satılması istenirdi. Dövizin içeride tutulması, paramızın içeriye dönmesi istenirdi.

            Şimdilerde o günler sadece bir anı olarak belleğimize kaldı. Yabancılar en iyi araç ve gereci yapar. Teknolojiyi iyi kullanır, diyerek önce ürünleri sonra servisleri ülkemizin köylerine kadar girdi. Bizim topraktan elde ettiğimiz ürünlerin onlarca fazlasını makinalarla elimizden geri aldılar. Bizden aldığı madenlerimizi tonlarca alırlar üç kuruşa, işlerler bize satarlar bin kuruşa. Bağımlılık kötü bir olay olsa gerek ki bizler üretmeden tüketici bir toplum olduk.

            Büyük AVM’ler, taksitli alışverişler, eskisini at yenisini al fikrini hep benimsettiler. "Biz senin yerine üretiriz? Sen rahatına eğlencene bak!" dediler. Var olan fabrikalar teknolojiye yenik düştükçe kapanıyor. Üretenler ya emekli oluyor veya işsiz kalıyor. Okullarını bitiren gençlere ne demeli?

            Ülkemizde ürettiğimiz ne var diye bir baktığımızda çok az ve küçük şeyler görürüz. Aslında millet olarak dünyaya hükmedecek ürünleri üretmemiz gerekliydi.

            SAMSUNG Güney Kore markalı bir üründür. 1946lı yıllarda asker gönderdiğimiz, şehit ve gazi verdiğimiz bir ülke. Bu ülke bu gün bize cep telefonundan televizyona soğutucusundan ev aletlerine kadar pazarlamaktadır.

            Yer altı kaynaklarımızla da zenginiz. Bor madeninin dünyada bulunan miktarlarının en yüksek oranı bizde. Sadece boru işlesek, dünyaya satsak söz sahibi olabiliriz. Türkiye’yi karadan taşıtlarla, denizden gemilerle, havadan uçaklarla biz üretsek ne güzel olur. Tarımımıza, sanayimize, üniversitedeki bilim adamlarımızla üretsek ne hoş olur. Bireyler zenginleştikçe bilinçlenir. Birlik dirlik artar. Boş işler ve olaylarla uğraşacak zamanımız kalmaz. Yerli mallar tüm dünyada bayrak olur. Ekonomik olarak zenginleştikçe dilimiz de kültürümüz de zenginleşir.

            Yerli malından uzaklaştıkça huzursuzluğa yaklaştığımızı bilmemiz gerekir. Aslında yerli malı bir ülkenin tutkalıdır. Yerli malına ne kadar sahip çıkarsak, ülkemize sahip çıkmış oluruz. Yerli malı yurdun malı, tüm dünya onu kullanmalı, demeliyiz. Üreten biz, gelişen biz yeni buluşlara imza atan biz olmalıyız.

            Yerli Malı Haftası hepimize kutlu olsun. Bu hafta bir yılın elli iki haftasına yayılsın. Yerli malı üretmenin, yerli malı tüketmenin tam da zamanı. Her şahsın yerli malı tüketmek gibi bir milli görevi olsa gerek…     

  

 

                           Süleyman Erkan