Su içilmeli

Su gibi aziz olasın, sözü ne kadar doğru bir sözdür. Evrende su üç haliyle dolanır, durur. Sonsuzdur, yaşam verir, yaşam verir, yaşam verir, durur. Gök yüzünde gezen bulutlarda binlerce ton su damlacıkları vardır. Havanın ne kadar muhteşem, güçlü, kuvvetli bir cisim olduğunu biliyoruz. Gri bulutlardan yağan yağmurlar yer yüzündeki canlılara hayat verir. Ağaçlar, kuşlar, kurtlar, otlar ve tüm canlılar bu suyu içerek hayat bulurlar.

            Canlılar ve insanlar yaşadıkça su vazgeçilmez bir kaynak olacaktır. Çünkü vücudumuzun büyük bir oranı sudur. Suyu az içtiğimizde, mikroplu içtiğimizde başımıza neler geleceğini bilmeyen yoktur herhalde. Tüm yiyecekleri yiyiniz. Suyun dışında ayran, meyve suyu gibi içecekler içiniz. Bir hafta sonra da suyun tadına bakınız. Suyun ne kadar aziz ve kutsal olduğunu göreceksiniz. Suyun az bulunduğu veya hiç bulunmadığı yerler çöldür. Çölde yaşam sınırlıdır.

            Tokat Orta Karadeniz Bölgesi'nin gözde illerinden biridir. Havasıyla, suyuyla, iklimiyle, coğrafi yapısı ve insanıyla harika bir kara parçasıdır. Türkiye'nin her yeri susuz kalsa, en son susuz kalacak illerden birisidir Tokat. Çünkü bu ilin ormanları, akarsuları, nehirleri, dağları, ovalarının mükemmel bir yapısı vardır. Tokat ili ve çevresinde yaşayan insanların mineralli kaynak sularını içmek, kullanmak gibi bir hakları vardır. Bu suyla sağlıklı bir yaşam sürdürmeliler. Bir de ırmak kenarına vurulan pompalarla çıkartılan sular, değişik kaynaklardan toplanan sular depolarda birleştiriliyor. Kükürt ve dinlendirmeden sonra borularla kullanılacak yerlere, ev ve iş yerlerimize ulaşılmaktadır. Evlere gelen suların kireç oranının yüksek olduğunun kanıtı evlerdeki çaydanlıklardır. Kirecin insan sağlığına ne kadar sağlıklı olduğunu bilim adamları anlatmaktadırlar. Bir de depolardan evlerimize su taşıyan boruların haline bakarsak  o da ayrı bir dert olsa gerek. Paslanmış,oksitlenmiş borular, yer yer kireç tutmuş borular. Kireçli, paslanmış miadı dolmuş borular ne kadar sağlıklıysa bizler de evlerde o kadar sağlıklı sular içmekteyiz.

            Sağlıklı su içmek için neler yapmalıyız? Önce sağlıklı kaynaklar bulmalıyız. Sonra bu suları iyice analiz ederek dinlendirmeliyiz. Evlere ulaşacak iletişim boruların sağlam ve sağlıklı olmasını sağlamalıyız. Yeni yerleşim yerleri başta olmak üzere her mahallenin sırasıyla alt yapısını değiştirilmeli. Kayserili bir arkadaşla konuşurken "Bizim Kayseri'de su depolarının çıkışında su arıtmaları vardır, su arıtılır, evlere servis yapılır." Bence de her su deposunun çıkışına birer arıtma konulsa ne kireç olur ne de mikrop. Suyu aktaran borularda değişti mi, sağlıklı su  evlere akar. Neden yaşadığımız ilde de bu tür çalışmalar olmasın?

            Su doğadan çıkan bir maddedir. Doğadan alınan Su emek, hizmet karşılığında vatandaşlara ulaştırılmaktadır. Bunun karşılığında hizmet alan vatandaştan para alınmaktadır. Para veren vatandaş da sağlıklı bir su içme hakkına sahiptir. Çeşmeden su içmeyen insanlar, ambalajlı suyu plastik su bidonlarından alarak içmek zorundalar. Peki bu sular ne kadar sağlıklı ve güvenilir? Belediyenin görevleri arasında, beldede yaşayan insanların sağlıklı yaşaması için gerekli önlemleri almasıdır. Sağlıklı bir yaşam sunulması halinde, insanların hastalıkları da azalacaktır. Hastalıklar azaldıkça mutluluk ve yaşama sevinci artacaktır. Vücut ağırlığımızın üçte ikisinin su olduğunu düşünürsek, suyun önemi kat be kat artmaktadır.

            Önemli olan bir konu da sorumluların su konusunda hassasiyetle durmalıdırlar. Dünyaya bir kez geliyoruz, insanca yaşamak her bireyin hakkıdır. Sağlıklı yaşam her bireye eşit olarak ulaştırılmalıdır. Bu eşitliği evlerden tereddütsüzce bir bardak suyu içerek paylaşmalıyız. Her birey suyuna sahip çıkmalı. Su kaynaklarının milli bir değer olduğunu bilmeli. Suyu kaçak kullananlara karşı tek bir yürekten "su kul hakkıdır, çalınamaz." diyerek haykırmalıyız. Suyu gereği gibi kullanalım ama asla israf etmeyelim. Susuz şehir ve ülkeleri düşününce suyun nasıl bir nimet olduğunu bilelim.

            Su içilmeli. Suyu bizlere sağlıklı ulaştıran emekçi insanlara selam ve saygılar olsun.

 

 

Süleyman Erkan