YARDIMLAŞILAN DOSTLUK

Sevgili Dostum,

Bizim dostluğumuzun sağlam olmasının bir nedeni de yardımlaşmamız. Bu yardımlaşma da lafta olmayan, yani sadece akıl vermekle kalınmayan, yardım edecek gücümüz olduğu zaman birbirimize yardım ettiğimiz ve yardım edemediğimiz ama yardım edecek insanlar tanıdığımız zaman hemen onlarla birbirimiz  tanıştırdığımız  ve sorunumuzun çözülmesi için elimizden geleni yaptığımız güzel bir dostluk bizim dostluğumuz.

Sevgili dostum,

Ben çok dost görünen ama lafta kalan dostlar gördüm. Sorunlarımızı çözecek güçleri olduğu halde  sorunumuzu çözmemek, adeta sorunu sorun yumağına dönüştürmek için çabalayan, ama  fırsat olduğu zaman da “biz akrabayız”, “biz çok iyi dostuz”, “ biz onu çok severiz” diyerek  üzerimizden pirim yapanlara da rastladık çok zaman. Tabii ki bunları da unutmadan sahte dostluklarını da bir kenara yazarak saklamaktayız. Gün olur, “ sakla samanı, gelir zamanı” diye zamanı gelince bizlerde dostluklarımızı gösteririz.

Canım dostum,

 Ama biz dostluğumuzda samimi olduğumuzdan , hiçbir zaman birbirimizi üzmeyiz. Biliriz ki, çözülecek sorunlarımız için her zaman gücümüzün son noktasına kadar çaba harcarız ve birbirimizin  sorunlarını çözdüğümüz zaman da  mutlu oluruz. Bu mutluluk lafta da kalmaz ve  gözlerimize, tavırlarımıza yansır, yani görünür.  Birbirimizi baştan savıp da  sonrada “biz seni seviyoruz” demeyiz.

Sevgili dostum,

Çok insan yardımlaşmayı, parası çok olanın az olana vermesi olarak algılar. Ya da “sen sık yaşamında sıkıntıya katlan,  bana ver ben yiyeyim”  diyen insanlardır. Bunu söyleyen insan engelli değildir,  gücü kuvveti yerindedir. İş beğenmez. Mesela tarlası vardır ekmez, kiraya verir. Dükkanı vardır işletmez. Kiraya verir. Aldığı kira yetmez , senden yardım bekler. Bunun adı yardımlaşma olur. Halbuki insan elindeki şeyleri en verimli kullansa  belki de başkasından yardım bekleyecek değil, yardım edecek konumda olur. Ama  almaya alışan insana  ne gerçekler, ne de sözler, ne de   başka şey fayda etmez.

Canım dostum,

Biz yardım deyince biliyorsun ki para ile alakalı, maddiyatla alakalı şeyleri asla düşünmez. Mesela ben sana yemek ısmarlamışsam, senden yemek ısmarlamanı beklemem , ya da  başka arkadaşına ısmarlamışsan  “ Bu adam ona  ısmarlamışta , bana neye ısmarlamamış” demem. Gene  sende aynı duyguları bana karşı taşırsın. Sen de bilirsin ki , be de sen de ne kadar ikram etsek de çevremize, gene de  kendimizi yeterli görmeyiz de daha çok yardım etmek isteriz. 

Can dostum,

Yardımlaşmak güzel şeydir. Ama bazen yardımlaşmalar vardır ki  insan “bu kadarı da  fazla” der. Mesela adamın evi, arabası , hatta  kirada evi vardır. Çocuğunu özel okullarda okutur da kirada oturan , eşi çalışmayan, arabası  olmayan arkadaşının kendisine her gün bir şey ısmarlamasını  bekler, beklentisi gerçekleşmeyince küser, ya da  sıkışınca “ ben şaka yaptım , sen anlamadın “ser. Bu kadar şaka da insana yakışır mı? Biz dünyaya şakalaşmaya mı geldik, eğlenmeye mi , yoksa güzel dostluklar kurarak, insanca bu dostlukları çıkarlar beklemeden daha yükseklere ve yüceliklere götürmek için mi geldik? Düşünsene.

Canım dostum,

Sen de ben de bilmekteyiz ki, başkalarından her  zaman beklenti içinde olanlar ve  kendini geliştiremeyenler, kendisi karşısındaki insana değer vermezken, karşılarındaki insandan hep bir şey bekleyenler, mutlu olamazlar.

Can dostum,

 Bazen bakarız , evi  olmayan insan, “evim olsa  başka şey istemem”  der, sonra Allah ev sahibi yapar, “ Ben ev sahibi oldum, şu oğlanın da ev sahibi olduğunu görsem” der . Sonra  ona sahip olur , bu sefer kızını düşünür. Halbuki  insan “ ben çocuklarımı yetiştireyim, onların  sadece meslek sahibi olmalarına değil, aynı zamanda  kişilik sahibi olmaları için,  sosyal insan olmaları için, başkalarıyla güzel yardımlaşmalarına yardım edeyim “ diye düşünemez. Bunu sadece erdemli insanlar düşünür ve  başkalarına gerçek manada yardım eden, bunu da  sık sık gündeme getirmeyenler gerçekten de alkışlanacak insanlardır. “ Başkaları ile yardımlaşan dostluklar kuran  evlatlar yetiştirmek” bence gerçek bir servettir. Sen de , ben de  bunları yapmaya çalışırken, dostluğumuzu da sağlam temellere  oturtmanın mutluluğunu  yaşamaktayız ve bu sağlam temellere oturtulan dostluklar  da kolay kolay yıkılmaz ve nesiller boyu devam eder .

Canım dostum,

Bir dostun olarak, seni de baştan savan, beni de baştan savan , aslında sorunlarımızı çözecek halde iken sadece bize  sıkıntı çektirmek için,  laf yetiştirmeye çalışanlar akrabamız olsalar bile uzak kalmalıyız. Ne de olsa  baştan savma  bir hastalıktır  olabilir ki bizi baştan savan insanların yanında çok kalırsak, bizlerinde  “baştan savan “ insan olma ihtimalimiz artar.  Bu yüzden biz başkalarına kulak asmadan birbirimize hakiki manada yardım etmeye, çocuklarımıza da bu güzel hasletleri aşılamaya çok önem vererek hayatımıza devam edelim.

Sevgili dostum,

Yardımlaşma sadece para ile olmaz. Bilenin bilmeyene öğretmesi, parası olanın olmayana yardım etmesi,  sağlamın engelli muhtaca yardım etmesi beklenir. Ama bizde bazen tersi de olur. Mesela  sağlam olanlar tembellik ederken , çalışan engellilerden yardım beklenir. Kimse “ engelli olduğu halde kimseye muhtaç değil” demez.  Onun başkalarına yardım etmesini bekler.  Olacak ki yardım edeceksin. Olmayandan yardım beklemek, olmayacak duaya amin denek gibi bir şey. Bazı insanlarda her  memurun, işçinin zengin olduğunu sanır.

Sevgili dostum,

Bizde yardım etmek, yardımlaşmak, hayatımızın, geleneklerimizin, dinimizin en güzel  hasletidir. Ama  bazen de  gücü olan yardım etmek istemez. Mesela , bir insan çalışmak isterse , o da çalışkansa ,çalıştığı yerden daha aktif bir yerde çalışmak isterse, yardım istediği insanlarda o manada  çalışkan değillerse yardım  edecek yerde  çok zaman duyarsız kalmayı, ya da  daha aktif olmasını engellemeye çalışırlar. Bunun  adı hasettir ama  , duyguları dışa vururken  “ gücüm yetmedi” , “uğraştım olmadı”, derler. Halbuki ne uğraşmıştır, ne de gücünü o problemi çözmek için kullanmıştır.

Sevgili dostum,

Biz bu gibi  saçmalıklara  taviz vermeden , gücümüz oranında birbirimize kardeş gibi yardım etmeye , yardım edemediğimiz zamanlarda da yardım edecek olanları  birbirimize tavsiye etmeye , yardım edecek olan ile yardıma ihtiyacını tanıyorsak, bunları tanıştırmaya  devam edeceğiz. Bunu da severek yapacağız. Bu bizim hayat felsefemiz, dostluğumuzun temel taşı çünkü.

Can dostum,

Yalanı ne kadar gizlese de insanlar, yalanlar gün gibi ortaya çıkar ve beden duruşu insanın yalan söyleyip söylemediğini hemen söyler insana. Bu yüzden bizler her zaman içten olursak, bu da  vücut  dili ile bize  söylenecek mutlaka.

Sevgili dostum,

Yardımlaşılan ve samimi olan olunan bir dostlukta dostluğun bitmesi, sekteye uğraması diye bir şey olmaz. Bunun bilincinde olarak, başkaları ne derse desin bizler dostluğumuzu geliştirmek ve kuvvetlendirmek için var gücümüzle çaba harcamaya devam edelim. Varsın başkaları dostluğumuza nazar etmek için ne yaparsa yapsınlar bize zarar vermez.

Güzellikleri el ele yaşamaya devam etmek dileği ile.