“Beyaz Sayfa Açan” Yönetici

 

 

Sevgili dostum,

Bir zamanlar, yönetimde “Beyaz sayfa açmak” diye bir deyim yaygınlaşmıştı. Zamanın Başbakanı “Biz beyaz sayfa açtık” diyerek iktidarlarının ne kadar yeniliğe önem verdiğini anlatmak istemişti.

Sevgili dostum,

Mizahı seven bir millet olarak bu son derece mantıklı ve güzel, biraz da esprili deyimi sulandırarak, söyleyenle alay etme, onu küçümsemeye dönüştürmüştü basınımız ve o zamanki muhalefet.

Can dostum,

Bugün o zamanı düşünüyorum da basınımızın milletimizin ne kadar dar görüşlü olduğunu anlamaktayım. Bence her yönetici sadece bir kere değil, akşam yatarken o gün yaptığı hataları bir daha yapmayacağına söz vererek, ertesi gün yöneticilik anlayışında, insanlara bakış açısında “beyaz bir sayfa açmalı” Nasıl ki, hayatta başarılı olmak isteyen bir öğrenci yeni bir konuyu yazmaya, yeni bir şiiri yazmaya başlayınca yeni bir beyaz sayfa açarsa bizler de beyaz sayfalar açarak eski hatalarımızdan arınmaya baksak güzel olmaz mı?

Sevgili yönetici Kardeşim,

Sorunun ya da sorunların farkına varmak iş değil, onları çözebilmek ve yeni sayfalarda o sorunla karşılaştığımız zaman eski hatalardan ders alarak o sorunu eskisinden daha kolay ve kısa sürede çözebilmişsek o zaman yönetimde mesafe kart etmiş ve gelişmişiz demektir. Aynı sorunları eskisine nazaran geç çözmekteysek veya çözemiyorsak o zaman yönetimde ilerleme olmamışız demektir.

Canım dostum,

Hayatta çok yönetici ile tanışmaktayım. İnanır mısın bazı yöneticilere rastlamaktayım ki, havaları, şık elbiseler içinde gezinmeleri, yöneticilikteki başarılarının önünde. Halk güzel giyinen ve güzel gezen yöneticiden çok kendilerine empati ile bakan, kendileri gibi yaşayan, halkı seven yöneticileri sever. Yani beyaz sayfa açan, bu sayfaları lekelemeyen, halkın beklentilerine değer veren yönetici başarılı olmaya daha yakınlaşmış demektir.

Sevgili yönetici dostum,

“Beyaz sayfa açmak” deyimini yönetim literatürümüze sokan yönetici insan aslında yeniliğin, gelişmenin önemini anlatmak istemekte, kendisi de ilk’lerden olmanın bilincini yaşamaktaydı. Ancak bizim geleneklerimiz de yenilikler, farklılıklar ve mantıklı da olsa gelişmişlikler, gelişmeye yönelik söylemler ilk ortaya çıktığında anlaşılamadığından ne yazık ki o “beyaz sayfa açan” yöneticiyi de anlamadılar insanlarımız.

Can dostum sevgili yönetici kardeşim,

“Beyaz sayfa açmak” insanın sorumluluklarını titiz yapmak anlamına gelmektedir aslında. Yani eski sayfalar nasıl ki hatalarımızın izleri ile doluysa, beyaz sayfalarda hata olmadığından yanı eski hatalarımızdan iz kalmayacağından beyaz sayfalar yeniliği değil ilk yenilikleri ilk defa denenen sevgiye dayalı ilklerin temsilcisidir. Anlayan bu beyaz sayfa deyimini anlar.

Canım dostum,

Sen de genç bir insan olarak beyaz sayfa açmak deyimi üzerine biraz derin düşünürsen, geçmiş hatalarını iyi analiz edersen, açacağın beyaz sayfada, eski sayfalarda yaptığın hataları çok az yaptığını hatta hiç yapmadığını görerek, gelişimine sen bile hayret edecek ve zamanında ağabeyimiz bizleri ne güzel beyaz sayfalar açmaya teşvik etmiş diyerek bu günleri anacaksın.

Canım dostum,

Bu beyaz sayfaları açarken, istersen seninle biraz nostalji yaparak geçmişe gidelim. İlkokula yeni başladığın zamanı hatırla. Kelimeleri yazmadığın, bembeyaz sayfaları yazıp silerek kirlettiğin zamanı. Sonraları daha az hata yaparak, defterinde daha temiz sayfalar bıraktığın zamanları hatırla.  İlköğretimde, nasıl hocasını can kulağıyla dinleyenlerin beyaz sayfalarının çok olduğunu, buna rağmen hocasını dinlemeyen, mızıkçı arkadaşlarının sayfaları kirletmelerinin, ilerleyen zamanlarda şahsiyet kirlenmesine dönüştüğünü düşün. Defterini temiz tutanlar hayatta da şahsiyetlerini temiz tuttular değil mi? Bu simgesel beyaz sayfalar işte bu yüzden bence önemli.

Can dostum sevgili yönetici arkadaşım,

Defterini temiz tutan arkadaşlarının, ilerde kişiliklerini,  şahsiyetlerini de nasıl temiz tuttuklarını sen anla. Bunun için de temiz, beyaz sayfalarla dolu bir yönetim kariyeri bırakmak istemekteysen, senden tecrübeli olanları dinleyerek ama hakiki manada dinleyerek, anlayarak, onları severek yönetim yolculuğunda her gün iyiye gitmeye bak. Bunu yaparsan yıllar sonra bile yöneticilik yaptığın yerde seni hayırla anarlar.

Can dostum sevgili Kardeşim,

Beyazlık saflığın, güzelliğin simgesidir. Beyazı saf temiz, güzel duyguları olan insanlar sever. Bu temizlikten giyime kadar hayatın her alanına yansır. Sen de beyazı seven bir insansın. Giyimine dikkat etmek sadece insanın saf temiz olduğunu göstermez. İnsanlara davranışlarımızla da kalbimizin saflığını, beynimizin iyi işlediğini davranışlarımız, mantıklı sözlerimiz, isabetli görüşlerimizle göstermeliyiz. Burada “beyaz sayfa açmak” deyimini o açıdan da değerlendirmek lazım.

Can dostum sevgili yönetici Kardeşim,

Bence tecrübeli yöneticilerimizin, ağzından çıkan ve yılların tecrübesi ile söyledikleri kelimeleri iyi dinlemek, komik bile olsa neden söylediğini anlarsak o zaman o insanların fikirlerinden faydalanmış oluruz. O konuşmaları anlamayan insanlar gibi gülüp geçmeden üzerinde uzun uzun düşünmek lazım. O zamanlar bunu söyleyeni anlamak yerine toplum olarak alay etmiştik ama şimdi mantıklı düşündükçe durumun önemi daha iyi anlaşılmakta.

Can dostum sevgili Kardeşim,

Beyazlık temizlik sembolü ise, bunun güzelliğini, temizliğin sadece elbise, barınılan yerle olmadığını, beyaz sayfa açmanın önemini, sadece sen yaşamakla kalmamalı, bunun çevrene de anlatmak, onlara da beyazlıkların güzelliklerini söylemek, yönetimin altındaki insanları da güzelliklerle tanıştırmak senin görevin olmalı. Huzursuzluğun olduğu yerlerde bil ki yönetim halk kopukluğu vardır ve beyaz sayfaların önemi tam anlaşılamamıştır. Bunun önemi ne kadar kişiye anlatırsan sorumluluğun altındaki insanların mutluluğu o kadar artar işte.

Canım dostum, sevgili yönetici Kardeşim,

Yönetimin altındaki beldede, yönettiğin yerde her yerin beyaz ve temiz olduğunu düşün. Ne kadar için huzur dolar değil mi? Bu beyazlıklar içinde mutlu olursun. İşte bu beyazlığın yönetimin altındaki insanların kalbine ve beynine de yansıdığını düşün, beyaz sayfaların beyaz kalpler, beyaz beyinler, yani sevgi ile atan kalpler, hep sevgiyi düşünen beyinler, evler beyaz, sayfalar beyaz. Yazılar güzel ne kadar mutlu olursun değil mi? Bu ortamda ben de mutlu olurum işte. Sen de yönetimin altındaki yerleri böyle yapmaya azmedersen, başarılı da olursun. Bu anlattıklarımı önemsersin umarım.

Canım dostum,

Beyaz sayfalardan bak beyaz insanlara, beyaz kente, beyaz dünyaya gittik. Bir el bir tuğlayı, bir tuğla bir duvarı, bir tuğla bir evi… İşte böyle değiştirebilir, güzelleştirebilir. Unutma sen de tuğla yapan bir elsin. Bu el ne kadar beyaz olursa, o ev de, o evdeki kitaplar da, beyinlerde beyaz olacak.

 

Bembeyaz dünyada bembeyaz mutluluklar dilerim sana.