Herkesi Motive Eden Yönetici

Sevgili dostum,

Bir yöneticide bulunması gereken ana vasıflardan birisi de motive eden, daha doğrusu insanlara durmadan moral veren, onların insan olduklarının farkına varmasını, kendini değerli hissetmesini sağlayan meziyet olmalı. Bir insana değer verdiğimiz zaman insanlığa değer verdiğimizin şuuruna vararak insan olduğumuzun da farkına varırız. Sen de insana değer veren yöneticilerden olmaya her zaman dikkat edersin umarım.

Sevgili dostum, genç yönetici.

Dünyanın en prestijli Üniversitesinden mezun olarak, ülkemizin en geri kalmış iline, kendi isteği ile Üniversite rektörü olan bir insanla yapılan röportajı okumuş ve adama hayran olmuştum. Adam diyordu ki, “canım sıkıldığı zaman lojmanın arkasındaki dağa çıkar, orada çoban Salih ile sohbet ederim.” Bir yanda profesör, koskoca rektör, öbür yanda çoban. Ama ikisi de insan. İkisi de sevmesini bilmekte, birisi oraya gelirken hocalığını bırakarak insan olarak gelmekte, öteki de çobanlığını bırakarak oraya insan olarak gelmekte, iki insan saf temiz duygularla bir araya gelince mutlu olmazlar mı? Birbirlerini sevmezler mi? İnsan olmak vasfında birleşerek sohbet etmezler mi? İşte ülkemizde olmasını istediğim tablo bu. İnsanı sadece insan olduğu için sevmek ne ulvi duygu.

Can dostum sevgili Yönetici Kardeşim,

Bu rektörün davranışının benzerleri Recep Yazıcıoğlu, Adnan Kahveci gibi insanlar tarafından da yaşanmaktaydı. Recep Beyi yakından tanıdığımdan egosundan tamamen sıyrılmış insan olarak insanları sevdiği için insanlar da onu sevdiler. Sadece insan olduklarından sevdiler. Böylece millet, devlet bütünleşerek bir ilin kalkınmasına sebep oldu. Aradan 25 yıla yakın zaman geçmesine rağmen Onu unutamadıysam sevgisinden dolayıdır.

Can dostum sevgili yönetici Kardeşim,

Ben de belki yönetici değilim ama senin gibi yöneticilerin beni okuduğunu, dinlediğini hissettiğim zaman, insanlara faydalı olmanın mutluluğunu da yaşamaktayım. Üniversite tamamladığımı bilen bir arkadaş bana sıkça gelerek “Üniversite tamamladın da neden müdür olamadın?” derdi.  Ben ona derdim ki “Ben Üniversiteyi Müdür olmak için okumadım ki. İnsanlara faydalı olmak, onlara sevgi göstermek, bilgimi onlarla paylaşmak için Üniversite okudum. Yönetici olmak, büyük insan olmak anlamına gelmez” dediğim zaman bizi anlamasalar da ben doğruluğuna inandığım şeyleri söylemenin mutluluğunu yaşadım. Yönetici olmak kolay, ama çevresine adil olan, yönettiği insanlar arasında adil olan, insanları motive eden, onların insan olduğunun farkına varmasına sebep olan insanı az gördüm. Sen de o azınlıktasın. Azınlık olmak başka şeyler çağrıştırmakta ama dürüst insanlarımız da bu dünyada azınlıkta kalmakta ne yazık ki. Ama o insanlar dürüstlükte o kadar çoğunluklar ki, az sayıda dürüst, adil yöneticiler çok sayıda adil olmayan yöneticilerden daha değerli hale geliyorlar sevgileri ile dünyayı kapladıkları için.

Sevgili Kardeşim,

İnsanların mevki makam hırsının ve mevki makam sahibi insanlara, mevkii makam sahibi olmayanlardan daha çok sevgi göstermesini anlayamam. Çok zaman o insanlara değil de mevkilere sevgi gösterildiğini düşünürüm. Çünkü mevki ve makam sahibi olmak bir gücü ifade etmekte, insanlar manevi yönden güçlenmek yerine, güçlü insanlara gereğinden fazla saygı göstermek ile ne kazanırlar anlamam. Halbuki “insan olmak” insanları sevmek için yeterli.

Sevgili Kardeşim,

Sen de insanları motive eden insan ol ki, onları kucakla ki, zaman gelince onlar da seni kucaklasınlar. Ama bunu yaparken sadece gösteriş olsun diye değil, içinden geldiği gibi motivasyonun önemini anladığın için yap. İnanarak yapılan bir şey, inanmayarak yapılan 10 şeyden daha güzel, daha verimli ve daha da isabetli olur. Bunu yaşayarak öğrendiğimden sana da candan tavsiye etmekteyim. İçtenlik, samimiyet ve iyi niyet, başarılı ve sevilen insan olmak için vazgeçilmezlerdir.

Canım dostum, sevgili yönetici Kardeşim,

Ben işe önce kendimi motive ederek başladım. Yani engelleri aşarak. Sonrasında eşimi motive etmeye, onu güzelliklere yönlendirmeye ve hakiki manada sevmeye yöneldim. Bu mutluluk, hem zeki, hem akıllı hem de deli dolu ama sevgi dolu çocuklarımıza da yansıdı. Sonrasında onlar da bizleri motive edecek seviyeye geldi. Sen çocuklarını, sonrasında eşini, sonrasında da iş arkadaşını motive edersen gün gelir onlar da seni motive eder. Belki etmeyen de olur ama motive ederler çoğu. Çünkü halkımız kendisini seveni mutlaka sever. Eğer hakiki manada sevmişsen hiç ummadığın zamanda o motive ettiklerin gelip seni bularak motive ederler. Buna candan inanmaktayım.

Sevgili Kardeşim, genç yönetici dostum,

Bazı yöneticiler vardır. Aniden büyük görevlere gelirler. Halktan kopuk olurlar. Görevler zaten baki olmadığından “ben güçlüyüm” havası ile insanları küçümserler. İnsanlar onun gücünden korktuğundan saygılı davranırlar. Güç elden gidince arada sevgi de olmadığından bu sefer o insanı ciddiye almazlar. Gücü aniden giden, kendini büyük adam sanan o insanın halini düşün. Bir anda yalnız kalan insan olmak istememekteysen beni dinle. Seni ne kadar sevdiğimi anla. Halbuki arada sevgi olan bir ilişkide mevkiler giderse bile sevgiler kalır. “Kendini Güçlü Sanan İnsan” halkın sevgisi ile güçlü olan, halkı motive ettiği için itibar elde eden, insanı kıskanır ve onun sevilmesi onu rahatsız eder.  Halbuki kıskanmak sorunları çözmediği gibi, onların aleyhine olur. “Kendini güçlü sanan insan” bunu göremez. “Güç sarhoşu” olduğundan dolayı da, gerçekleri göremez. Gördüğü zaman da çevresinde insan göremez. Çevresinde insan yerine onu küçümseyen kuru kalabalıklarla karşılaşır. Sen karşılaşmak istemesen, muhatap olduğun insanların beynine ve kalbine unutulmaz izler bırak.

Can dostum sevgili Kardeşim,

Beni dinlemeyen insan da çok. Biraz konuştuğum zaman “sen sus cahiller konuşsun” diyen de var. Benim yanıma geldiği zaman moral bulduğunu söyleyen, benimle sohbet ettiği zaman zamanı unuttuğunu söyleyen de. Benim motive etmemden hoşlanan da var, benim motive etmemi boşboğazlık olarak algılayan ve susturan da. Demek ki kimi insanlar kendilerini akıllı sanarak başkalarını güzel konuşsa da dinlememekteler. Sen ise güzel konuşmaları fark ederek dinlemeye bak. Hatta güzel konuşan sana moral vereni dağ başında çoban bile olsa bularak onun yanına git. Dünyanın en güzel Üniversitesinden mezun olsan da çobanlardan da sana faydalı olan varsa, seni motive eden varsa onların yanına gidersin. Belki de çobanın motivasyonu, yalaka bir insanın motivasyonundan daha güzel gelir. Birinde sevgi vardır, ötekinde korku vardır.  Çevrene sevgi aşılarsan sevgi, korku aşılarsan belki korku sana gelmez ama, korku ortadan kalkınca, kimse de yanında kalmaz. Yalnız kalmamak için sevecek insanlar bulmak lazım.

Canım dostum, Sevgili Kardeşim,

Hayat nasıl su gibi akıp geçerse, sana bu mektupları yazdığım zamanda, güzel bir iş yapmanın bilinci ve sevinci ile zamanın nasıl geçtiğini unutmaktayım. Sen de çevreni motive edersen hakiki manada güzellikle hayatın devam eder ve güzellikle hatırlanırsın her zaman.

Canım dostum sevgili Kardeşim,

Başarı sadece diplomalarda not değil. Diplomada notun yüksek de olsa, o öğrendiklerini hayatta uygulamıyorsan sen bir hiçsin aslında. Dünya okuduklarını uygulamadığı için hemen unutan, iletişim Fakültesi, Psikolojik Danışmanlık mezunu olan ama senle konuşurken yere bakan insanlarla dolu. Onlar da bilmekte ki güçlü iletişimin, etkili konuşmanın ana unsuru muhatabının yüzüne bakmak, gözlerinle kontak kurabilmektir. Bu kadar basit kuralı okuması yazması dahi olmayan uygularsa acaba hangisi hayatta olur? O yüzden kimseyi küçümsemeden insanları motive ederken onların gözüne bakmak lazım. 1 yaşındaki çocukla muhatap olurken bile dizlerini kurarak onun seviyesine inmen seni küçültmez de, o yaşı küçük ama ilerde belki de senden büyük olacak, o çocuğu ve kendini yüceltmektir. Bazen sürünenler,  sevgiden diz çökerek onların gözüne bakarak motive edenler uçanlardan daha sağlamdır. Sürünler, uçanlardan daha güvencededir. Bunu da insanları motive ederken düşün.

Canım dostum, sevgili Kardeşim,

Senin aileni, iş arkadaşlarını motive etmen, gerçek manada motive etmen aslında dünyayı motive etmektir.  Sevgiler dalga dalga yayılır. Bunu düşün her insan senin gibi motive eden insan olsa, her insan da değil, çok insan motive eden yönetici olsa hayat onlara ne güzel gelecek.

Canım dostum,

Sana yazmak bana büyük motivasyon vermekte. Saatlerce, günlerce sana yazmak isterim ama az yazarak çok anlatmak, anlayanın da az şeyden çok dersler çıkarmak görevi olmalı. Ben sana bunları anlattıkça, yazdıkça okuduktan sonra senin bunlar üzerinde saatlerce düşündüğünü bilmekteyim. Sana sonsuz güzellikleri düşünmen için mektubumu noktalayayım.

 

Seni muhabbetle kucaklamaktayım.