Gazeteciler Günü

Her meslekte olduğu gibi,gazetecilik mesleği de zor ve meşakkatli bir iştir.Öyle  bir görev ki gazetecilik,herkesten önce her şeyiaraştıracaksın,duyacak,göreceksin.Çok okuyacaksın,bilgili olacaksın.Fazla çalışacak, zaman kavramını bir kenara atacaksın.Tatilin,bayramın,önemli günlerin''haber''olacak.Doğruları kaynağından alacaksın,kılı kırk yaracak, tarafsız ve adil olacaksın. Haklının yanında, haksızın karşısında,kanunlarla yan yana olacaksın.O zaman gazeteci olabilirsiniz.Gazeteci barışta ve savaşta her zaman halkının yanındadır.Yeri geldiğinde  Vatanı için Hasan Tahsinve diğer gazeteciler gibi canını verebileceksin.

Gazeteyi okuyanlar bilirler,nerede, kim, nasıl yazıları yazdıklarını.Kimlerin doğru kimlerin yanlış yazdıklarını da bilir,eleştirirler. Gerçek gazeteciler; yanlışlık yapanların,yalan söyleyenlerin,hırsızlık ve yolsuzluk yapanların korkulu rüyalarıdır.Gazeteciler her zaman kendilerini halkın ve toplumun rehberi olarak görür. Mümkün olduğunca haksızlık ve yanlışlık yapmazlar.Haksızlık karşısında eğilmez,bükülmez,susmaz, dimdik ayakta dururlar.Bildiklerini belgeler doğrultusunda yazarlar.

212 sayılı yasanın  10 Ocak 1961’deki kabulüyle ''Çalışan Gazeteciler Günü''nün elli dördüncü yılını  kutluyoruz. Gazetecilik bir meslektir.Kimse mesleğinin onuru, şerefi ve haysiyetiyle oynamaz,oynatmaz.Oynayanlara karşıçelik gibi karşısında dururlar.Tıpkı doğruları söyledikleri, yazdıkları için hayatlarını kaybeden gazeteciler gibi.(Hasan Tahsin,Uğur Mumcu,Çetin Emeç,Prof. Muammer Aksoy,Bahriye Üçok v.b.gazeteciler gibi.)Demokrasilerde insanların,gazeteciler fikir ve düşüncelerini özgürce ifade edebilmek için yazılı ve görsel basına ihtiyaçları vardır.Özgür basının da rahat çalışabilmesi için demokratik bir yönetim ve topluma ihtiyaç vardır.Demokrat toplumlar her zaman gelişmeye ve kalkınmaya acık toplumlardır.

Neden Gazeteciler Günü: 1961 yılında gazetecilerin çalışma haklarında önemli iyileşmeler getiren 212 sayılı yasanın yürürlüğe girmesi üzerine dokuz gazete sahibi,yasayı protesto etmek için üç gün boyunca gazeteleri yayınlamama kararı  aldılar.Bu gelişme karşısında gazeteciler 10-Ocak-1961 günühaklarına ve basın özgürlüğüne sahip çıkmak amacıylasendika binası önünde toplanarak Vilayete kadar yürüyüş yaptılar.Gazeteciler üç gün gazetelerini yayınlamadılar.O tarihten sonra 10 Ocak ''Çalışan Gazeteciler Bayramı'' olarak kutlandı. 1971 yılındaki 12 Mart müdahalesindensonra,çalışanların hakları ve basınözgürlüğüne getirilen kısıtlamalara tepki olarak 10 Ocak ''bayram'' olmaktan çıkarıldı.O tarihten sonra ''Çalışan Gazeteciler” günü olarak kutlanmaya başlandı.

Basının doğru, tarafsız,ilkeli haber verme misyonunu yerine getirebilmesi,kamuoyunu hiç bir baskı altında kalmayacak şekilde bilgilendirilmesi,kendi hür iradesiyledoğru kaynak ve bilgiler ışığında karar verip,özgürce yazması gerekmektedir. O zaman halk doğru bir haber alabilir,kendini geliştirebilir.Türk basınının özgürlüğü her ne kadar kanunlar çerçevesinde garanti altına alınsa da,çeşitli yol ve yöntemlerle ifade ve basın özgürlüğü engellenmektedir.Menfaat ve egemen anlayışın çıkarlarına hizmet eder hale getirilmeye çalışılıyor.Bu pastadan siyasette kendi nema ve çıkarını almaktadır.Ne yazık ki bazı basın güçleri paranın ve siyasetin egemenliğine girip çalışıyorlar.Basın tekelleştirilmekte,siyasi ve ekonomik gücü elinde bulunduranlaryanlış propagandalar yaparak çıkar ve menfaat sağlamaktalar.Bu tür gazete ve yayın organlarına tarafsız, özgür basın demek oldukça zordur.

 

Türkiye’de oldukça farklı görüş ve kültürlerin olduğunu düşünürsek,herkes bildiklerini demokratik görüş ve kanunlar çerçevesindeaçıkça konuşup doğrulara evet,yanlışlara hayır diyebilecek erdemliliğine kavuşmalıyız.Yanlışlarla yaşamaktansa,doğrular karşısında özür dilemek mutluluktur.Her bireyin doğruları öğrenme hakkına sahip olduğunubilmeli.Tüm emekçi gazetecilerin gününüyürekten kutlarım.Bizlere doğruları anlatan,emek veren değerli gazetecileri bir gün değil her günsevgi ve minnetlerimisunarım.