Kin Tutmayan Yönetici

Sevgili dostum,

Geçen gün yaşadığım bir olay üzerine kin tutmanın ne kadar,  kin tutana da , kendisine kin beslenene de , yaşanılan yere de, topluma da ne kadar zarar veren bir huy olduğuna şahit oldum. Aslında bu konuda ben sana daha önceden yazacaktım ama  bu yaşadığım talihsiz olayda vesile oldu. Şimdi ancak zaman bulabildim. Nasip bugüne imiş ne yaparsın? Olayı sana anlatmayacağım ama bu olayın bana, topluma neler kaybettirdiğini ve senin bu konuda ne kadar dikkat etmen gerektiğini anlatacağım.Eğer dikkat edersen sen kazançlı çıkarsın.

Canım dostum yönetici,

Sen yöneticilik yaparken, çevrende iyi niyetlilere çok rastlayacaksın ama, kötü niyetlilere bolca rastlayacaksın. Tabii ki, kimse sana gelirken  “Ben kötü niyetliyim” demez asla. Bunu sen basiretinle, insan tabiatını tanıma sanatını öğrenerek, yüz okumayı öğrenerek  bileceksin . Öyle bir yüz okuma sanatı öğrenmelisin ki,  insanların yüzüne bakarak onların sana zarar verip vermeyeceklerini , hatta  yalan söyleyip söylemediklerini anlayabilesin.

Canım dostum,

İşte çevremde olan insanların  hep iyi niyetli olduğunu düşünürsen,  herkesin doğru söylediğine inanırsan , çok doğru söyleyen, seni seven, senin gerçek manada  gelişmeni isteyen  insanları bilmeden senden uzak tutabilir, hatta onlara inanarak seni seven ve gelişmeni isteyen insanlara kin bile tutabilirsin. İşte burada yapacağın hata hem sana, hem mensup olduğun teşkilata , hem de topluma zarar verir. Bu yüzden çevreni çok iyi tanımalısın.

Can dostum,

Kin tutan insan,  kin tuttuğu adamı yolda görmek istemez. Ola ki yaptığı hatalardan dolayı gelip senden özür dileyecek ve ondan sonra seni severek senin gelişmene çaba harcayacak insanı senden uzaklaştırır. Sen  belki onun bu davranışını yüzsüzlük olarak algılayabilirsin ama belki de , bu davranış eski hataları telafi edecek ve geleceğe, güzel günlere, senin gelişimine  yelken açan bir buluşma , belki de milat olur. Sen anlayamazsan  bunu zararlı çıkan sen olursun. Çevrende bulunan yağcı takımı da sana faydalı olacak bir kişiyi bir kişiyi senden uzak tuttukları için  sevinir.

Sevgili yönetici Kardeşim,

İnsanlar zamanla değişebilir. Sana zamanında düşmanlık besleyen insanlar, zaman gelir bu düşmanlıklarından pişman olabilir. Belki sen  seneler sonra bile kızdığın , düşman olduğun insanlara kızabilirsin. Ama , başka insanların öfkesi çabuk geçer , düşmanlıkları da . Bu yüzden sen başkasına düşmanlığa devam edersen , sonradan sana karşı davranışlarını değiştirerek  sana karşı antipatisi sempatiye dönüşen insanları kazanmaya ve faydalanmaya bakarsan hayat sana kolay gelir.

Sevgili Kardeşim, Genç Yönetici dostum,

Her zaman söylerim. Hayat zor değildir. Hayatı zorlaştıran da , onu çekilmez hale getiren de bizlerin kötü huyları her zaman. Bu kötü huyların başında da  herkesin bizi af etmesini beklediğimiz ama bizim başkalarını hiç af etmediğimiz, gül ile gelen insanlara öfke ile karşılık verdiğimiz  kin duygumuz vardır.  Öyle ki kinimizi kusarak bizler rahatlar , “Ne güzel de adamı baştan savdım, ne güzel de tersledim, ne güzel de yüzsüzün dersini verdim” diye düşünürken  onun kalbini nasıl kırdığımızı , üzdüğümüzü , düşünemeyiz.  Olabilir ki , o güller , dostlukların yeni başlangıcı olacaktı. Bizler sorunlarımızı “Ona kızdım yanıma gelmesin. Buna kızdım, ben onun yanına gitmeyeyim” demek yerine, konuşarak , anlaşarak tatlılıkta  karşılamak insanın  yeni dostlar kazanmasına sebep olur.

Bunları anlatırken Yunus Emre’nin

“ Bir kez gönül yıktın ise,

O kıldığın namaz değil,

Yetmiş iki millet bile ,

Elin yüzün yumaz değil”  sözünü hatırladım. Hey Koca Yunus. Anlayan neler anlatmışsın sen.

Sevgili dostum , güzel kardeşim,

Gençsin, yakışıklısın, güzel bir makam araban var , yanında insanlar çalışmakta  . “ Güç sende”  ama bu güç ölene kadar mı sende kalacak ? Yoksa  o gücü belli süre mi sana verdiler. Düşün ki , senin gücünden daha büyük güce sahip olanlar , senin gücüne ile ulaşamıyorlar çok zaman . Bu yüzden seni zamanla güçsüz bile bırakacak hiçbir şeye güvenmemek lazım. Bizlere bizi hakiki manada seven, hatalarını anlayan ve hatalarından dönen dostlar lazım.  Bu dostlar ile bizler daha ileri daha ileri gideriz.  Kin tutmayarak , yeni dostluklara da yelken açarız.

Can dostum, sevgili yönetici Kardeşim,

Sana kin beslenmesini istememekteysen , sende başkasına kin besleme.  Eğer sana kin beslenmesinin sana zarar vermeyeceğini düşünüyorsan sende kin besle. Hayvan besleme ama kin besle . Ne masraf gerektirir, ne sevgi vermek, ne emek vermek gerekir. Besle besleyebildiğin kadar . Ne kesene zararı var ne bir şeyine  Ama  şunu unutma ki , kin besleye besleye, zaman gelir insanlara sevgi beslemeyi bile unutursun. Çevrende mevkiin ve makamından dolayı seni seviyor görünen “ sahte sevgili dostlar” da makamın elden gidince sana sırt dönüp giderler. O  zaman tek başına  iktidar (!) olursun . Şaka bir yana bunlarda gerçekler gizli anlayana .

Can dostum sevgili yönetici kardeşim,

Bizler ne kadar okusak , öğrensek, okuyanlara okullar açsak , binalar diksek de , okuduklarımızı uygulamaz ve okuyan öğrenen insanları sevmezsek, yaptıklarımızda samimi olduğumuzu içinden çıktığımız topluma inandıramayız. O yüzden kin tutmayan , halim selim, herkesi kucaklayan , hatta bize taş atana bile gül atarak giden, her söylenene inanmadan araştıran insanlar olmalıyız. Allah bile bir insanlardan birisi laf getirdiği zaman, onun iyi araştırmamızı ister. Ölmeden insanı yargılamaz.  Biz neden hemen ön yargılarla insanları yargılayarak mahkum edelim? Şunu sakın unutma ki sana ondan bundan laf getiren insanlar, gün gelir senden de başkalarına laf götürmekten asla kaçınmazlar. Bu tip insanlara dikkat etmeliyiz. Bunun yöneticilikle değil, insan olmamızla alakası daha çok  Yönetici olmak geçici ama insan olmak baki değil mi ama?

Canım kardeşim sevgili yönetici,

Bizler hep ilerde olmalıyız. Küçük topluluklara mensup olabiliriz . Mesela bir ilçe yönetirken , bir ilin yönetimine talip olabiliriz. İli yönetmekte kolay olabilir. Hatta yüzlerce insanı yönetmekte kolay olabilir . Ama iş bırakarak, severek, kin beslemeden , insanları severek , onların  içinde olarak bunu yaparsak  hayat bizlere daha güzel, kolay ve verimli olur.

Can dostum,

Hayatta kin besleyen insanları da izle. Kin beslemeyeni de izle. Ya bunlar nasıl mutlu oluyorlar ? Güler yüzlüler diye hayret ettiklerin insanlara da bakarsan, onlar affetmesini bilen, kin tutmayan, başkalarına sevgi ile yaklaşan ve sevilen insanlardır. Zaman gelecek bunu sen de anlayacaksın. İsterim ki , bunu zaman geçmeden anlayarak hayata geçir.

Can dostum sevgili yönetici,

Kin tutan  insanların zamanla yalnız kaldığını, çevresinde dost zannettiklerinin , güç elden gidince kaçtıklarını ve  kimselere bakmadıklarını , sen benden daha iyi bilmektesin. Aslında bunları hepimiz bilmekteyiz ama çevremizde dolaşan insan kılıklı şeytanlara,  bir türlü laf anlatamadığımız nefsimize  galip gelemiyoruz ve  hayatta da böyle kinlerle, nefretlerle , sevemeden , sevilemeden , geleceğimiz yerlere de kindarlığımızdan dolayı gelemeden gitmekteyiz. İçimizdeki kini bir çıkarıp atsak o kadar mutlu olacağız ki , hayat bizlere  mutlulukları armağan edecek ama …

Can dostum sevgili yönetici Kardeşim,

Yaşadığım olaylar, tanıdığım insanlar, zaman zaman bana böyle duygular yaşatmakta , bizi üzerken bir yandan da bizlere dersler vermekte . Ben de hemen kaleme sarılarak sana bunları anlatmaktayım. Yaşadığım her şeyi, duygularımı senin gibi genç yönetici dostumda bilsin istemekteyim.

Selamlarımla

Muhabbetle kucaklamaktayım.

 

Kinden nefretten uzak sevgi ve saygıdan yakın günler senin olsun…