Hangi Özgürlük?

İnsanlık katillerinin fiillerini kimsenin tasvip etmesi mümkün değil. Fakat aynı katillerin masum yüzlü şeytana dönüşüp boy göstermelerine tahammülümüz yok.  Reyhanlı’da, Başbağlar’da, Madımak’ta kıllarını bile kıpırdatmayan batılı katillerin Paris’te yan yana gelip boy göstermelerine tepkiliyiz.

Son on yılda kadın, çoluk çocuk demeden katledilen milyonlarca Müslüman’a kimsenin ses çıkarmayışına tahammül edemiyoruz.  Filipinlerden, Doğu Türkistan’a, Suriye’ye; Cezayir’den Mozambik’e ve Sudan’a varıncaya kadar hamile kadınları bile acımadan ölürden katillere ses çıkaramayanlara tahammülümüz yok…

Kaç on yıldır Filistin’de acımasız şekilde kardeşlerimizi boğazlayan, şehirleri yağmalayıp yakıp yıkan; kadınlara, çocuklara olmadık tacizlerde bulunan, Müslümanları aşağılayan Netenyahu gibi alçak katillerin boy göstermelerine tahammül edemiyoruz…

Hürriyet! Hürriyet! Diyerek Müslümanlığın kutsallarına hakaret etmekten geri kalmayan, Müslüman mahallesinde (Cumhuriyet Gazetesi gibi) salyangoz satan ikiyüzlü düşüncelere tahammül edemiyoruz…  

Fransa’da 12 kişinin öldürülmesine kimse sevinemez.  Fakat bu hassasiyet nedendir, niçindir? 12 Fransız öldü diye, bütün dünya neden ayağa kalktı? Almanya’da yıllardır öldürülen, hatta kundaklanarak ateşte yakılan kardeşlerimiz,  Fransızlar kadar insan değil miydi?

Onların da Fransızlar kadar yaşama hakları yok muydu?

Evet, teröristler tarafından Reyhanlı’da hunharca katledilen 52 vatandaşımız, insan değil miydi?

Yoksa bu şehitlerimiz “hâşâ” köpek eniği miydi? Yok, yok öyle değil, dört tane batılı ölünce dünya ayağa kalkacak, onlarca Müslüman katledilince herkes susacak...

Bundan daha büyük iki yüzlülük, bundan daha büyük alçaklık olabilir mi?

Ben ve benim düşünenlerin hepsi, her türlü öldürmeye karşıdır. Biz, bir insanı öldürmenin bütün insanlığı öldürmekle eşdeğer olduğunu, biliyoruz. Böyle bir inancın temsilciyiz.

Biz, bizi öldürmeye gelenlerin bizde dirilmesini isteyen bir zihniyetin mensubuyuz. Yoksa ölmekle, öldürmekle, öldürülenlerin arkasından elimize kına yakmakla mutlu olacak birileri değiliz ve asla olmayız.  Ve de Netenyahu gibi bir katille birlikte yürüyeceklerden değiliz…  

Devlet temsilcisi yürür, ona sözümüz yok!...

Fakat bu ülkede kendi gazetesine rant sağlamak için gazetesine suikast yapanların; kamu kurumlarına terör saldırısı yaptırarak, “Bunları İslâmcı teröristler yaptı.” yalanını uyduranların maskelerinin çoktan düşüğünü herkesin bilmesini isteriz…

Bu kafalar, cumhuriyetin kuruluşunda ”Kâbe Arap’ın olsun, bize Çankaya yeter!” diyen beyinsizlerin temsilcileridir.

Bu millet, nasıl onları tasfiye etmişse; gazetesinin baskısında “Gamalı Haçı” çarşaf çarşaf gösterenlere, malum Fransız dergisinin ekini bu ülkede dağıtmak isteyenlere ve onlarla birlikte Türk milletinin tarihine, dinine, imanına, birlik ve beraberliğine tuzak kurmak isteyen her türlü ihanet odaklarına da gereken cevabı vermiştir. Bundan sonra da vermeye devam edecektir.

Gerçek hürriyet; başkasının hürriyetinin başladığı yerde, senin hürriyetinin bittiğini anlamaktan geçer…

 

                                                                   MEHMET EMİN ULU