Cumhuriyet Üniversitesi Gazetecilik Bölümü Öğrencisi ve Cumhuriyet Üniversitesi Göktürk Okçuluk Topluluğu Başkanı Süheyla Tan: “Gazetecilik çok güzel bir meslek bir yazıyla insanları birleştirme imkanı var”

Cumhuriyet Üniversitesi Gazetecilik Bölümü Öğrencisi ve

 Cumhuriyet Üniversitesi Göktürk Okçuluk Topluluğu Başkanı Süheyla Tan:

“Gazetecilik çok güzel bir meslek bir yazıyla insanları birleştirme imkanı var”

                                                                                                                        

SORU- Bize kısaca kendinizi  tanıtır  mısınız  hangi okullarda okudunuz  bugüne kadar? 

SÜHEYLA  TAN- Merhabalar, ben Süheyla Tan. 19 yaşındayım, üç kız kardeşiz. Ben en küçüğüm. İlk okulumu  ve ortaokulumu evimizin yakınında bulunan mahalle okulunda okudum. Orta okul dönemim, başarısızlıklarla dolu bir dönemdi. İkinci sınıfta karnemde 2 vardı ve ablamla birlikte daksille silmiştim. Annem, benim için sürekli sınıf öğretmenimle görüşüyordu, öğretmenim neredeyse benim seviyemden şüphelenmişti. Bu yüzden annem beni psikoloğa götürmüştü ve seviyemle ilgili bir problem çıkmamıştı. Sanırım sınıfımı sevmiyordum. Sevmediğim için ders çalışmak da istemiyordum.  Öyle böyle derken ortaokul son sınıf öğrencisi oldum. Herkes geleceğinden şüphe duyuyor ve lise için çok çalışıyorlardı. Ama ben de ders çalışmamak alışkanlık olmuştu. Liseye bile hazırlanmıyordum. Ve sınava girdim, kazandığım lise çok başarılı bir lise değildi ama 2. olarak girmiş olmak ailemi mutlu etmeye yetmişti. Anadolu İletişim Lisesini Gazetecilik bölümünü kazanmıştım. Nasıl gazeteci olacağımı bilmiyordum çünkü gazetenin yüzüne bile bakmazdım. Sadece su doku çözmek için açardım o da çözdüm demek için çözerdim. Lise 2. sınıfta mesleği öğrenmek için yerel bir televizyonda staj yaptım. Bu dönemde benim tek yapabileceğim mesleğin gazetecilik olduğuna karar verdim. Mesleğim için ders çalışmaya başladım. Lise döneminde takdir, onur belgesi ve üstün başarı belgesi aldım. Benim en parlak dönemim olarak da adlandırabiliriz. Aynı zaman da bu lise hayatımda yapabildiğim farklı başarılarımı da keşfettim. Fotoğraf çekmek gibi, makine benim için kısa sürede vazgeçilmez oldu. Her an her şeyin fotoğrafını çekmek istedim. Lise 4. Sınıfta katıldığım fotoğrafçılık yarışmasında dereceye girdim ve annemle birlikte Bursa’ya gittim. Her şey çok güzel gidiyordu ama bir sıkıntı vardı bu dönemden sonra ne yapacağım? Üniversiteye mi gideceğim yoksa alaylı olarak gazeteciliğe mi devam edeceğim? Lise 4. Sınıfta hem okulumuz hem stajımız hem de benim dershanem vardı. Üçünü bir arada yürütmek benim için çok ağır gelse de ben tercihimi yapmıştım.  Üniversiteyi  okuyacaktım sonradan bu işi yapmaya devam edecektim. Tabi her şey herkesin istediği gibi olmuyor. Üniversite sınavının ilk oturumuna bir gün kala en yakın arkadaşım sobadan zehirlenerek yoğun bakıma alındı. Sınava giremedi. Her ne kadar dikkatimi toplamış olsam da arkadaşımın ölmesinden çok korktum ve bunu aklımdan çıkaramadım. Neyse ki arkadaşım iyileşti. Sınavın ikinci oturumunu da kazasız belasız atlattıktan sonra sınav sonuçlarını bekledik. Hiç güzel bir sonuç değildi! Sivas iletişim Fakültesi de gelmiyordu. Tercih yapmak için lisedeki rehber hocamızın yanına gittik, ailecek. Hocamız tercihlerime baktı, 20 tercih yapmıştım 20 sine iletişim fakültesi gazetecilik bölümüydü. 1. Tercihim, Sivas iletişim Fakültesi Gazetecilik bölümüydü, ikincisi ise bu bölümün ikinci öğretimiydi. “en sona da istersen iki yıllık radyo tv ekleyelim” dedi. Ancak ben bunu istemedim. Benim baştaki hedefim fakülteyi kazanmaktı iki yıllığı hiç düşünmemiştim. En sona da yazmak istemedim! Ve yazmadım. Hayırlısı buymuş ki ilk seneden üniversiteyi kazandım. Sonuçlar açıkladığında çok mutluydum istediğim yeri kazanmıştım. O zaman insanın hedefinin ne kadar önemli olduğunu anladım. Bir insanın hedefi varsa ne olursa olsun o hedefine kavuşur derler bu sözü ben o gün benimsedim. Her ne yaparsam yapayım bir hedef belirledim. 

SORU- Neden Gazetecilik? Neden  Sivas? Bu okulu tercih  etmeden önce ve şu an duygularınız  arasında ne fark var?  

SÜHEYLA  TAN - Okuduğum liseden dolayı gazetecilik bölümünü seçtim. Ama gazetecilik bölümünü benimsemem yaptığım stajlardan kaynaklanıyor. Gazeteci her şeyi göze alarak doğruları savunması beni çok etkilemişti. Bu mesleği anneme benzetiyorum ilkokulda benim için sonucu ne olursa olsun beni savunuyordu. Sonun da ağlasa da benim için bir şeyleri savunuyordu. Bu meslek de öyle, inandığımız ve kanıtladığımız bir şey varsa o konuyu sonuna kadar savunuruz. Sonucu ne olursa olsun! Her haber yazdığımda mutlu oluyorum. Anlıyorum ki ben doğru meslekteyim. Okula giderken gülümsüyorum, dersleri dinlerken gülümsüyorum çünkü orada olmak benim için çok güzel bir duygu. İyi ki buradayım diyorum.

SORU- Bize ailenizden bahseder misiniz? Anne ve babanız ne iş yapar? Kardeşleriniz nerede okur ve onların sizin bu çabalarınıza bakış açısı nedir?

SÜHEYLA  TAN- Annem, evlenmeden önce öğretmenmiş ama sonradan bırakmak zorunda kalmış. Babam, devlet demir yollarından emekli. İki ablam var ikisi de şuanda Tıp Fakültesinde okuyor. Büyük ablam Merve Feride Tıp fakültesi 5. Sınıf öğrencisi, Sümeyye ablam da 3. Sınıf öğrencisi. İki ablam da okudukları bölümden anlaşılacağı gibi çok çalışkan ve çok zekiler. Hayatım da hep onları örnek aldım. Onların ders çalışma azmi takdir edilmeyecek gibi değil. Ailem de bana her zaman güvendi, “mutlaka senin de yapabileceğin güzel işler olacak” dediler. Ben ne zaman umutsuzluğa kapılsam beni hep motive ederler. Şu anda da her yaptığım faaliyet de arkam da oluyorlar.

SORU- Kulüple tanışma hikayenizi anlatır mısınız?

SÜHEYLA TAN -Geçen sene Sivas Göktürk Okçuluk topluluğuna üye oldum ve ok atmayı öğrendim. Biz gaza niyetine ok atıyoruz. Ve herkesin evinde bir ok ve bir yay olmasını istiyoruz. Bununla ilgili projeler başlattık. Ben de üniversitemiz de böyle bir topluluk olmadığını gördüm. Bu açığı kapatmak için topluluğu kurduk.

SORU- Kulüp olarak neler yaptınız?

SÜHEYLA TAN- İlk dönemde sadece teorik eğitimler yaptık. İlk tanışma toplantısı yaptık ve bu eğitimde okçuluğun temel bilgilerini öğrendik. İlk toplantımızda saat çok erken olmasına rağmen katılım çok iyi oldu. Daha sonra çok değerli hocalarımız bizim için Sivas’a geldiler ve güzel bir panel yaptık.

SORU- Bundan  sonra kulüp olarak neler yapacaksınız?

SÜHEYLA  TAN - Bundan sonra, pratik eğitimler yapmak istiyoruz. Bu eğitimlerin sonunda iyi bir kadro oluşturabilirsek bu kadroyla Türkiye’de olacak çeşitli müsabakalara gitmeyi planlıyoruz.

SORU- Bu meslekte  nereye gelmek istiyorsunuz?

SÜHEYLA  TAN- Öncelikle başarılı bir gazeteci olmak istiyorum. Şuanda çalışmak istediğim kesin bir gazete yok ama haber ajanslarında çalışmak istiyorum. Savaş muhabirliği ya da foto muhabirliği düşünüyorum. İnanın bu isteğime ne kadar yakın olduğumu bilmiyorum. Sanırım çok uzaktayım. Çünkü, oralarda olan kişiler çok çalışkanlar, her konuda başarılılar. Benim her konuda başarılı olduğumu söyleyemem.

SORU- İyi bir gazeteci sizce nasıl olmalıdır?

SÜHEYLA  TAN -Bir gazeteci bence iletişime açık olmalı, girişken olmalıdır. Biraz öncede söylediğim gibi iyi yerlerde olanlar her konuda kendilerini geliştirmiş ama bir konunda uzmanlaşan kişilerdir. Tabi ki bir konuda uzmanlaşmak çok önemlidir ama bir gazetecinin bir konuyu bilmiyorum demesini de pek doğru bulmuyorum. Bize bir şeyler katacak her şeyi açık olmalıyız. Çekinme konusunda bilemiyorum, açıkçası çok hata yaptığım için yeni bir hata yapmaktan çekinmiyorum ben bu yüzden, çekinme konusunda bir şey söyleyemeyeceğim.

SORU-Gazeteciliğin geleceğini nasıl buluyorsunuz?

SÜHEYLA  TAN- Ben bu konu hakkında da bir şey söyleyemeyeceğim, ben de bilmiyorum. Çünkü bende sıradan öğrenciyim.

SORU- Gazetecilik  tercih etmek isteyenlere  neler önereceksiniz? 

SÜHEYLA  TAN - Gazetecilik isteyen arkadaşlar varsa lütfen bu isteklerinden vazgeçmesinler.  Ben gazeteci olacağım dediğimde duyanlar bana “şu zaman da bütün gazeteciler satılmış sen ne yapacaksın? Bu bölümde para yok neden bu bölümü seçtin? Tarafsız gazeteci yok senin tarafın ne?” gibi birçok soruyla karşılaştım. Ama yine de bu mesleği yapmak istiyorum. Bu meslek çok güzel bir meslek. Bir kalemiyle herkesi birleştirebilen, herkesi bölebilecek kadar gücü olan bir meslek.  Bu mesleği en güzel şekilde icra edebiliriz bu bizim elimizde, her şeyde olduğu gibi. En iyi gazeteci, kamu yararı olan bir olayı en objektif şekilde yazan kişi olduğunu düşünüyorum. Umarım bu mesleği yapmak isteyen herkeste bunu yapar.

Böyle güzel bir söyleşi yapa fırsatı sunduğunuz için çok teşekkür ederi. Sizinle tanıştığıma çok memnun oldum.  Sizi tanımamı sağlayan Melike’ye de çok teşekkür ederim buradan.