Aşkpare’nin yazarı Tolga Akpınar:

Aşkpare’nin yazarı Tolga Akpınar:

“Halkımız sahtelikten ve sahtekarlıktan kaçınıyor.

Akılları ile süzülüp gönüllere nakşedebilecekleri sevgi cümlelerine ihtiyacı var”

           

SORU- Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız Tolga Bey? Hangi okullarda okudunuz bugüne kadar? Nerelerde çalıştınız?

TOLGA AKPINAR--30 yaşlarında bir edebiyat ve aşk yolcusuyum. Edebiyatla pek alakalı olmayan bir bölüm bitirdim. Ne zaman işime yarayacak bilmiyorum ama İşletme mezunuyum.

SORU- ilk kitabınız Aşkullahileyeni kitabınız Aşkpare arasındafark nedir?

TOLGA AKPINAR-  Aşkpare de Aşkullah gibi deneme ve şiir tarzında bir kitap. Aralarındaki tek fark Aşkpare'nin beşeri vurguları daha fazla...

SORU-  Halkımıztasavvuf ve Kişisel Gelişimkarışımı kitapları son zamanlarda sever oldu. Bunun sebebi nedir sizce?

TOLGA AKPINAR-  Aslında böyle bir genelleme yapmamak lazım. Halkımız derinliği olan her kitabı seviyor. Yeter ki onların gönlünü okşasın...

SORU- Aşkullah ve Aşkpare’nin farklı yayınevleri tarafından yayınlanmasının sebebi nedir?

TOLGA AKPINAR-  Nasip meselesi.Öyle nasipmiş. Yayınevleri değişebilir. Önemli olan dostlukların baki kalması.

SORU- Günümüzde Aşkullah ve Aşkpare gibi kitapların gençler tarafından sevilmesi ve bu ve benzeri kitapları yazanlarında genç olmasıgençleri etkiliyor mu sizce? Gençlerdeyazarların genç olduklarını görüncekitap çıkarmak istiyorlar. Birikim olmadan da güzel eserler yazmak mümkün mü?

TOLŞGA AKPINAR-  Birikim kime göre, neye göre birikim. Evet insanlar hissiyatlarına hitap eden kalemleri okumalılar, dolmalılar. Önce cümle kurmayı sonra cümle yazmayı öğrenmeliler. 

Yazmanın yaşla bir alakası yok, yaşanılan kısa ve ağır bir olay sizin dolup taşmanıza neden olabilir. Ben bazı genç kalemleri Edebiyat Derneklerini parselleyip kendini şair diye pazarlayanlardan çok üst noktalarda görüyorum. Ama bugünün gençleri zaten Cumhuriyet tarihinin en çok kitap okuyan gençleri... Gayet edebi birikime sahipler yani.

Ayrıca Ömer Seyfettin gibi bir örnek varken genç ve dolu dolu bir yazar olmak gayet mümkün. 

Şu da var; cümle kurmak kafiyeli saçmalamak olmamalı. Bunun da örneklerini görüyoruz. Ama okur kimin ne olduğunu zaten idrak edebiliyor. Bu yüzden bırakın herkes yazsın, bir şeyler söylesin. Okuyandan yazandan memlekete zarar gelmez.

SORU- Yaşamadan yazmak da mümkün mü Aşkpare’yi yazarken hangi kaynaklardan beslendiniz?

TOLGA AKPINAR- - Yaşamadan yazan bir yazarın kalıcı olması mümkün değil zaten. Bir yazar veya şair, kitaplarında dostlarıyla muhabbet ediyor gibi yazmalı bence.. Ben böyle yapıyorum ve duygularıma cümle giydirip okurun karşısına çıkartıyorum.

SORU- Kırşehirliler Ankara ve İstanbul dernekleri ile sizlere ve Aşkullah’a çok sahip çıktılar. Neler hissettiniz?

TOLGA AKPINAR- - Sağ olsun hemşehrilerim. Ama şu var ki, bu ülkenin her şehri kutsaldır ve her insanı mübarektir. Çok şükür hepsinden ilgi görüyorum. Umarım layık olurum...

SORU- Konusu Aşk ve Allah olan kitapların halk tarafından okunması sizce onların hangi psikolojik durumunu yansıtıyor?

TOLGA AKPINAR- - Halkımız sahtelikten, sahtekarlıktan kaçıyor. Halkımızın soytarıların yalanlarından ziyade, akılları ile süzüp gönüllerine nakşedebilecekleri sevgi cümlelerine ihtiyacı var. Ama Allah adına kitap yazmak da maalesef ticarete malzeme oldu. Bana neden ikinci kitabın tasavvufi değil diyenler bu riyaya bulaşmadığım için beni affetsinler...