DÜNYAYA GÜLÜMSEMEK…

DÜNYAYA GÜLÜMSEMEK…

 

Osman BAŞ

 

            Hemen hemen her hafta sonu düğün, nişan ve sünnet merasimleri için davetiyeler alıyorum. Perşembe akşamları elimize ulaşan davetiyeleri gözden geçirip hafta sonu programı yapıyoruz.

            Elbette, davet aldığımız düğün ve nişan merasimlerinin tamamına uğramamız mümkün olmuyor.

            Son olarak, ailece görüştüğümüz bir dost oğlunu evlendiriyor.

            Düğün salonu zemin kattadır. Müzik vericilerinin ses ayarları son noktasına kadar açılmış. Müzik müthiş. Yıllardır dinlediğimiz parçalar, yarım metre yanımızdaki cihazdan kulaklarımızı ve duvarları parçalar gibi çıkıyor.     

            Başladığı andan salonun boşalma dakikalarına kadar devam eden oyunlar. Oyun becerisi olanları ve eğitimini alanları izlemek hoşuma da gidiyor. Damat ve gelin hanımın arkadaşları daracık alanda kendilerini müziğin ritmine teslim edip oynuyorlar.

            Damat ve gelin hanımın salona giriş esnasında ışıklar sönüyor, fon müziği ve aydınlanma değişiyor, alkış ve ıslık sesi ve özel parça eşliğinde dans başlıyor. Kısa süre alanda yalnız dans eden çifte yakınları da eşlik etmeye başlıyor.

            İşte benim rahatladığım, düğünde mutlu olduğum dakikalar. Hiç kimseye takılmıyor, görmüyor, duymuyorum. O an ajandam ve kalemim elimdedir. Duygu anımın zirvesindeyim, yazıyorsam ucu açık demektir. Akşamın onca derinliğinde beni şafağa ulaştıracak meleğim yanı başımda demektir. Elimde, beynimde, kalemimde, müzikte, sadece benimle zamana yürüyor, bir şairin dizelerinde öylesine kendini buluyor ki, unutulmaz dörtlükler olup dillere akacağından habersiz kelimelerle dans ediyor.

            Düğünün her anı kameraya çekiliyor, resimleniyor.

            Düğün sahibi adına hoş geldiniz konuşması aileye en yakınlardan, mikrofonu seven biri tarafından yapılıyor.

            Bendeniz yazmaya devam ediyorum. Notlar alıyor, haftalık yazımın özetini salonda şekillendiriyorum.

            Değerli misafirler; 

            İlimizin seçkin ( … ) ve ( …)  ailelerinin düğün merasimine hoş geldiniz. Katıldığınız için düğün sahipleri adına hepinize hoç geldiniz diyor, saygılar sunuyorum.

            Anne, baba ve çocuklardan meydana gelen en küçük topluluğa aile diyoruz.

            Ailelerin birleşmesinden millet meydana gelir. Bir millet için ailenin önemi çok büyüktür. Çünkü milletin temeli ailedir. Aileler mutlu ve huzurlu olursa millet de güçlü ve kuvvetli olur.

            Değerli gençler; siz şuan bir aile kuruyorsunuz. Bizlerde bu mutlu ana tanık oluyor, yanınızda olmakla mutluluğu paylaşıyoruz. Aranızda karşılıklı sevgi hiç eksik olmasın. Birbirinizi incitmeyiniz. Helal kazanın ve tüketin.

            Aileleri tebrik ediyorum. Yavrularını evlendiriyorlar. Evlenmek paylaşmaktır.

            Sağlıklı olmanızı, sadakatlı olmanızı, sabırlı olmanızı, saygılı, samimi, sevgili olmanız için gayret göstereceğinizi biliyorum.

            Sizleri tebrik ediyor, ömür boyu mutluluklar diliyorum.

            İfadeleriyle konuşma tamamlanıyor.

            Masadaki tanıdıklarla düğün sonuna kadar sohbet ediyoruz. Çok iyi de geliyor. Biraz köyden, dünyadan ayrılan büyüklerimizden, çocuklardan ve hayatın değişmeyen klasik problemlerinden bahsediyoruz.

            Mutlu olun gençler.

            Ellerinizi bırakmayın, dünyaya gülümseyin…

                                                                                                          04.01.2014 /Ankara