Bir Baba Kızına Neden Mektup Yazar?

Bir Baba Kızına Neden Mektup Yazar?

 

Sevgili Kızım,

İlk defa kız babası olduğum zaman heyecanım, erkek babası olduğum zamanki heyecanımdan daha fazlaydı. Çünkü biliyordum ki, kız babası olmanın sorumluluğu, erkek babası olmanın sorumluluğundan kat be kat daha fazlaydı. O yüzden sen dünyaya geldiğin zaman sanki sorumluluklarımın daha da arttığının, seni kucağıma aldığım zaman büyük bir yükü kucakladığımı hissetmiştim.

Canım kızım,

Bizim inançlarımızda ve milli geleneklerimizde kız demek aynı zamanda ilerde anne olmak demektir.  Cenneti annelerin ayakları altına seren bir inanca sahibiz.  “Yuvayı dişi kuş yapar” atasözümüz ise bizim milli inançlarımızı anlatmaktadır. Ben bu yüzden seni bizlerin bir çocuğu olmaktan çok ilerde bir anne, vatanına bir meslek sahibi, sorumluluk duyguları ile dolu bir kız olarak yetiştirmek istemekteyim. Bir kız yetiştiren aslında bir ulus, bir millet ve devletler yönetecek insanları yetiştirecek bir anne yetiştirecek demektir.

Sevgili kızım,

Okuduğumuz yazarlardan, bilimsel makalelerden anladığım kadarı ile kızlar babalarını, oğlanlar da annelerini örnek almakta ve onların kişiliklerinden çok etkilenmekteymişler. Ben de bu yüzden seni, sağlam karakterli bir Türk Müslüman kızı olarak yetiştirme düşüncesindeyim. Ben nasıl ki okumayı seviyorsam senin de sevmeni, senin de, Doğrucu Davut gibi doğru olmana çaba harcamanı istemekteyim.

Canım kızım,

İnsanlar genelde yazmayı sevmediklerinden, çocuklarına hep sözlü konuşmalarda bulunurlar. Bu konuşmalar da zamanla unutulur gider. Bu yüzden medeniyetin gelişmesi, yazının gelişmesi, ileriki devrelerde yazının matbaada basılması ve günümüzde internetin yaygınlaşması ile hız kazanmış. Bu yüzden büyüklerimiz “Söz uçar, yazı kalır” diyerek yazının önemine vurgu yapmışlar.

Ben de istedim ki, kızıma mektuplar yazayım, 40 veya 50 yılda hayattan, okullarda okuduklarımdan, evimdeki kütüphanemden okuduklarımdan, iş yerimdeki kütüphaneden okuduklarımdan, duyarak öğrendiklerimden, dini inançlarımızdan milli sevgilerimizden ve şahsiyetlerimizden öğrendiklerimizi günümüz şartlarına uyarlayarak ve kendi sevgi ve bilgimi de ekleyerek sana anlatmak istedim. “Gelinim sana söylemekteyim ama kızım sen anla” misali okuyan herkes bunlardan faydalansın istedim. Bizler ömrümüzü tamamlayıp ayrılsak bile bu yazdıklarımız sizlere faydalı olmaya devam etsin istedim.

Canım kızım,

Babalar işte bu yüzden kızlarına oğullarına mektuplar yazmalı ve onlara bırakılacak en büyük miras da bu olmalı bence. İnsan çocuklarına servetler bırakacağına sevgi ve bilginin yoğun olduğu bilinç ve farkındalığı yüksek evlatlar bıraksalar hem kendileri öldükten sonra güzel anılır hem de sadece onların çocukları değil, yazdıklarımızı ciddiye alan tüm insanlar faydalanmış olurlar. Amaç insanlara faydalı olmaksa o zaman insanın değeri zaman gelir anlaşılır. Yaşadıkları çağda anlaşılamasalar bile. Zaten aydın insanlar yaşadıkları çağlardan çok sonraki çağlarda anlaşılmışlardır.

Canım kızım,

Okumak en güzel öğrenmektir. Dersini derste dinleyen insan ne kadar okulda başarılı olursa da, yazılmış kitaplardan okulda öğrendiklerine ek olarak güzel yazılmış, güzel Türkçemizle kaleme alınmış kitapları da okuması nasıl ki sadece diploma alanlar sadece işini yapıp çevre edinemiyorsa, okuyan öğrenen ve iletişimi güçlü, cesareti olan insanların başarısı bunu yapmayanlara nazaran daha fazla olur.

Canım kızım,

Konuşmaktan çok yazmayı ve okumayı seven insanlar, yalnız kaldıklarında asla sıkılmazlar. Kendisi ile barışık olan, kendisini seven insan her zaman yalnız kaldığında önce kendini, sonra çevresini, sonra ülkesine nasıl faydalı olacağı konusunda kafa yorar. İnsanlarla gerektiği zaman, gerektiği ölçüde ve kendisine saygı dolu oldukları müddetçe ilişkide bulunur. Sana saygısı olmayan insanla olmaktansa kitap okumak veya başka faydalı olan işlerle meşgul olmak insana zevk vermeli.

Canım kızım,

İnsan kişilikleri, ürettikleri ve sahip olduğu manevi şeylerle var olmalı. İnsan mal ve evlatla var olduğunu sanır ama ülkemize faydalı olan bir insan faydalı olmayan sürekli olan tüketen insandan daha faydalıdır. İnsan, başka insanlara bilgi, sevgi ve nasıl üretken olacağı konusunda yol göstermekte bulunursa faydalı olur. Yoksa sürekli başkalarından bir şey bekleyen, tüketen ve çok konuşarak insanları bıktıran, insanlar her zaman yalnız kalırlar. Çalışarak üretmeye yettiği halde başkalarından anne ve babasından bir şeyler bekleyen insanlar unutulmaya mahkum olurlar. Sen her zaman üretken ol, sorumluluklarının bilincinde ol ki o zaman insanlara yol gösteren, sevilen bir insan olmasın zevkini yaşa. 

Canım kızım,

“Bir baba neden kızına mektup yazar?”  diye sormuşum. İşte buna açıklık getirmeye çalıştım. Senin de çalışan, üreten ve insanlara faydalı olan bir insan konumuna gelmen için çaba harcamaktayım. Bu yüzden sana mektuplar yazarak babalık görevimi konuşarak anlatmak yerine yazarak yapmak istedim. Olur ki babası yazmak yeteneğinden mahrum olan insanlar da okuyarak faydalanırlar. Çünkü, ben de benim yazdıklarımı okumak nezaketinde bulunanların manevi babası sayılırım. Değil mi ama?

Canım kızım,

Herkes olmasa da eli kalem tutan, zamanında mürekkep yalamış babaların çocuklarına mektuplar yazarak bırakmalarını her zaman savunmuşumdur. Türk Edebiyatında mektupların özel bir yeri vardır. Eskiden aydınlarımız sık sık hapishanelere girdiklerinden oralardan çocuklarına, eşlerine duygu yüklü mektuplar yazarak hem çocuklarına ve eşlerine moral vermişler, hem zamanlarını boşa değil de kendilerine hasret olarak yaşayan yakınlarına moral vererek güzel değerlendirmişler ve seneler sonra bunları kitap yaparak uğruna hapishanelerde çileler çektikleri Türk Milletine armağan etmişlerdir. Artık okuyanlar o kitaplardan faydalanmıştır, okumayana ise kimse bir şey yapamaz.

Sevgili kızım,

Gerçi biz bunları zaman geçsin diye yazmıyoruz. Hapishanelerden, hastanelerden de yazmıyoruz. Bizler bu mektupları birlikte sevgi ile doldurduğumuz evimizden, ocağımızdan sizlerin can evlerine kalbini, beynini ısıtsın diye yazmaktayız. Umarım sizler de kalbinizi beyninizi ısıtırsınız yazdıklarımızla…

Canım kızım,

Edebiyatımızda Babalar ve Kızları, Babalar ve oğulları ile ilişkileri her zaman olmuştur. Ben babalar ve oğullarından çok babalar ve kızlarına ağırlık vermek istemekteyim. Çünkü toplumda kadının yerinin çok önemli olduğuna inanmaktayım. Bu yüzden yazdıklarımın senin ve toplumun gelişmesini isteyen kızlar tarafından severek okunacağına inanmaktayım. Umarım yazdıklarım sizlere ve sizlerin önereceği insanlara çok faydalı mektuplar olur.

Canım kızım,

 

Son olarak söylemek isterim ki, Bir baba kızına sevdiği, onun saydığı, ona değer verdiği ve bilgi ile dolması, sevgi ile dolmasını istediği için, vatana ve milletine, ailesine, insanlığa faydalı olmasını istediği için mektup yazar ve yazmalı. Ben de işte bu yüzden sana ve ağabeyine her zaman Şükürler olsun ki eli kalem tutan bir insanım.